Çok değil 2022’de Domenico Tedesco RB Leipzig’de bir „taktik teknisyeni“ olarak ilk büyük kupasını kazanmıştı. Cumartesi günü Galatasaray’ı devirerek Süper Kupa’yı Fenerbahçe müzesine taşıyan Alman teknik adam bu kez bambaşka bir kimlikle ortaya çıktı. Taraftarla bütünleşen, derbi kazanan ve kulübün genetiğine uygun „hücumcu“ kimliği oturtan bir „proje mimarı“ olarak Fenerbahçelilerin sevgilisi haline geldi.
Domenico Tedesco’nun 2022 yılında RB Leipzig ile kazandığı Almanya Kupası (DFB-Pokal) ile Cumartesi akşamı Fenerbahçe ile kazandığı Süper Kupa, kariyerinin iki farklı dönemini ve taktiksel evrimini anlattı. „Genç Dahi“den „Deneyimli Lider“e evrilen Tedesco’nun iki şampiyon kadrosu ve teknik adamlık değişiminin sırları oldukça dikkat çekici.
SİSTEM TAMAMEN DEĞİŞTİ
Domenico Tedesco, Leipzig’de „sistem“ odaklı ve üçlü savunma felsefesiyle devrim yaparken; Fenerbahçe’de daha esnek, yıldız odaklı ve dörtlü savunmaya dayalı bir yapıya geçti.
Kadro ve Formasyon Karşılaştırması:
Leipzig (2022) Fenerbahçe (2026)
Ana Diziliş 3-4-2-1 4-2-3-1
Savunma Lideri Orban (Sert ve klasik) Skriniar (Modern)
Dinamo Laimer (Pres makinesi) İsmail Yüksek (Çapa ve kesici)
Yaratıcı Güç Nkunku (Hız ve skor) Asensio (Teknik ve vizyon)
Bitirici André Silva (Pivot) Jhon Duran (Atletizm ve güç)
2022’DEN 2026’YA DEĞİŞİM
Leipzig döneminde Tedesco, Jesse Marsch sonrası takımı ayağa kaldırmak için 3-4-2-1 sistemine devam etti. Kanat beklerinin hücuma genişlik kattığı bu sistemde savunma güvenliği ön plandaydı.
2026 Fenerbahçe’sinde ise daha „Avrupai“ bir 4-2-3-1 tercih ediyor. Bekleri daha kontrollü kullanırken, hücum gücünü yaratıcı üçlüsüne devretti.
Leipzig’de Kampl ve Laimer ile merkezi kapatıp hızlı Nkunku faktörü ile sonuç alan bir Tedesco vardı.
Fenerbahçe’de ise Guendouzi ve Asensio ile topa hükmetmeyi tercih ediyor. Ederson’la kaleciyi de oyunun içine dahil ediyor. Geriden oyun kurmayı en üst seviyeye taşıdı.
ARTIK BİR LİDER FİGÜRÜ
2022’de Tedesco, sistemin oyuncuları parlattığı bir yapı kurmuştu. Nkunku kariyerinin zirvesini yaşadı.
2026’da ise Mourinho sonrası devraldığı „yıldızlar topluluğu“ Fenerbahçe kadrosunda, egoları yöneten ve Matteo Guendouzi gibi zor karakterlerden maksimum verim alan bir „lider“ figürüne dönüştü.
Süper Kupa finali sonrası yaptığı „Bu kupa oyuncularımın karakterine ait“ açıklaması değişimin kanıtı.

