2018’de Ali Koç, efsane Başkan Aziz Yıldırım’ı devirerek Fenerbahçe camiasının umudu oldu ve değişim için geldi. 7 sezonu tek bir kupa ve bolca kavga ile tamamlayıp gitti. Sadettin Saran „hiç şansı yok“ denilen kongrede Ali Koç’u devirdi. 4 ayda Fenerbahçe’nin çehresini değiştirdi. Taraftarı arkasına aldı. Süper Kupa şampiyonluğu ile camiaya umut verdi.
Fenerbahçe tribünlerinin yıllardır beklediği „değişim“ rüzgarı Süper Kupa’nın kazanılmasından sonra kasırgaya dönüştü. „Sana muhtacız“ diyenlerin desteğine rağmen Ali Koç dönemi kapandı. Şans verilmeyen, kendisinin bile „Ali Koç olursa aday değilim“ dediği Sadettin Saran, başkanlık koltuğuna oturdu. O günden beri işler iyiye gidiyor. Fenerbahçe’yi ayağa kaldıran bu değişim, Ali Koç dönemi ile Sadettin Saran döneminin dikkat çeken detaylarını akıllara getirdi.
SEVGİ DİLİNDEN SÜREKLİ KAVGAYA
Ali Koç, 2018’de „sevgi dili“ ve „barış“ vaatleriyle geldi. Ancak görev süresi boyunca Türk futbolundaki hemen herkesle gerginlik yaşadı. Türk futbolunu düzeltme iddiasıyla yola çıkan Koç’un aksine, Saran’ın tek kaygısı, Fenerbahçe oldu. Saran, kimseyle polemiğe girmeden saha içine ve kupalara odaklandı. Camiaya özlenen huzuru getirdi.
İKİ DÖNEM ARASINDAKİ BARİZ FARKLAR
Konu Ali Koç Dönemi Sadettin Saran Dönemi
Hoca Seçimi Aylarca teknik direktörsüz kalındı Mevcut hocaya güvenildi, sistem korunur.
Transfer Hızı 1.5 sezon boyunca „8 numara“ arandı Transferin ilk haftasında 8 numara sahaya indi
Yetki Paylaşımı “Son sözü ben söylerim“ anlayışı Görev dağılımı yapıldı, herkes işini yapıyor.
Kriz Yönetimi İstifa çağrılarına kulak tıkadı Sorun çıktığında anında kongre kararı aldı.
7 YILDA 1 KUPA 4 AYDA 1 KUPA
İstatistikler de değişimin ne kadar keskin olduğunu kanıtlar nitelikte… Ali Koç döneminde 7 yıllık koca bir süreçte futbolda müzeye sadece 1 Türkiye Kupası girdi. Sadettin Saran döneminde henüz 4’üncü ay dolmadan kazanılan Süper Kupa keyifleri yerine getirdi!
Fenerbahçe’nin en büyük yarası „istikrarsızlık“, Saran ile son buldu. Ali Koç geldiğinde Aykut Kocaman’ı gönderip Comolli’yi getirerek takımın dengesini bozdu. Saran ise kendi getirmediği Tedesco ve sportif direktör Devin Özek’e güvenerek profesyonelliğin gereğini yaptı.
LOBİ DEĞİL DİK DURUŞ KURTARDI
Ali Koç’un taraftarla kuramadığı organik bağı, tribün kültüründen gelen Sadettin Saran bir çırpıda kurdu. Koç, danışmanlarının yanlış yönlendirmeleriyle taraftardan uzaklaşırken; Saran, sporun içinden gelmenin verdiği tecrübe ve içgüdüleriyle tribünlerle anında kaynaştı.
Ali Koç’un Kulüpler Birliği Başkanlığı ve TFF başkanlarıyla (özellikle Hacıosmanoğlu) kurduğu „kanka“ seviyesindeki yakın ilişkiler, saha içine yansımadı. Sadettin Saran’ın ise TFF başkanıyla tek bir karesi bile yok. Gücünü lobilerden değil Fenerbahçe’nin sahadaki dik duruşundan almayı tercih etti.

