Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), basın kartı sahibi gazetecilerin hususi (yeşil) pasaport alabilmesini sağlayacak yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi için çağrı yaptı.
TGC, gazeteciliğin “yalnızca bir meslek değil, kamusal bir görev” olduğunu belirterek, gazetecilerin uluslararası toplantıları, krizleri, savaşları, göç hareketlerini, iklim felaketlerini ve diplomatik gelişmeleri yerinde izlemek zorunda kaldığını kaydetti.
Cemiyet, vize süreçlerindeki gecikme ve belirsizliklerin haberin zamanında yapılmasını engellediğini, bunun da kamuoyunun bilgiye erişim hakkını zedelediğini ifade etti.
Açıklamada, birçok demokratik ülkede basın mensuplarına kamu yararı gerekçesiyle seyahat kolaylığı sağlandığı hatırlatılarak, Türkiye’de de aktif gazetecilik yapan ve belirli mesleki kıdeme sahip basın kartı sahiplerinin yeşil pasaport kapsamına alınmasının “kişisel ayrıcalık” değil, basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını güçlendirecek bir adım olacağı söyledi.
TGC, ilgili pasaport mevzuatında değişiklik yapılarak gazetecilere yeşil pasaport verilmesini öngören bir yasa teklifinin hazırlanmasını istedi ve talebin daha önce TBMM’deki partilere ve İletişim Başkanlığı’na iletildiğini de hatırlattı. Şöyle dedi:
“Talebimizin olumlu sonuçlanmasının Türkiye’de gazeteciliğin uluslararası alandaki etkinliğini artıracağına ve ülkemizin dünyaya açılan yüzüne katkı sunacağına inanıyoruz. Basın özgürlüğü, demokratik hukuk devletinin temel taşlarından biridir. Bu yönde atılacak her adım, toplumun tamamının yararınadır.”
Yeşil pasaport gündemi ve Avrupa vizesinde “randevu” düğümü
Gazetecilere yeşil pasaport talebi yeni değil. TBMM’ye farklı dönemlerde gazetecilerin yeşil pasaport alabilmesine dönük tekliflerin sunulduğu biliniyor; örneğin CHP’li Gülizar Biçer Karaca’nın 2025’te Meclis’e sunduğu teklif, belirli koşulları sağlayan basın kartı sahiplerinin hususi pasaport alabilmesini öngörüyordu.
Öte yandan “yeşil pasaport” tartışması yalnızca gazetecilerle sınırlı değil. Son olarak avukatlar, mühendis ve mimarlar için de benzer bir talebi TBMM gündemine taşınmıştı.
Bu tartışmanın arka planında, Türkiye’den Avrupa’ya kısa süreli seyahatlerde yaşanan vize baskısı var. Avrupa Komisyonu’nun 2024 verilerine göre Türkiye, Schengen kısa süreli vize başvurusunda Çin’in ardından ikinci sırada yer aldı. 2024’te Türkiye’den 1 milyon 170 binden fazla başvuru yapıldı; ret oranı yüzde 14,5 olarak kayda geçti. 2023’te bu oran yüzde 16,1’di.
Ret oranı bir yana, sahadaki en büyük sorunlardan biri vize merkezlerindeki randevuya erişim. Schengen vizesi almak isteyenler aylara varan bekleme süreleriyle karşı karşıya.
AB Türkiye Delegasyonu da Türkiye’nin hâlâ Schengen’e vizesiz seyahat imkânından yararlanamayan tek aday ülke olduğunu hatırlatıyor. Vize serbestisi diyaloğunun yeniden başlatılmasına ilişkin çerçeve ise “kalan kriterler” üzerinden tarif ediliyor.
(HA)
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), basın kartı sahibi gazetecilerin hususi (yeşil) pasaport alabilmesini sağlayacak yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi için çağrı...

