Suriye’nin ikinci büyük kenti Halep’in kuzeyinde yer alan Kürt mahallelerindeki çatışmalar beşinci gününde sürüyor.
Londra merkezli muhalif Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) verilerine göre, 6 Ocak’tan bu yana düzenlenen saldırılarda altısı çocuk olmak üzere 37 sivil hayatını kaybetti, en az 64 kişi yaralandı ve on binlerce insan zorla yerinden edildi.
Geçici hükümete bağlı güçler, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerini ele geçirmelerinin ardından dün (9 Ocak) gece saatlerinden itibaren Şeyh Maksud Mahallesi’ne yönelik geniş çaplı bombardıman ve kara saldırıları başlattı.
Geçici hükümete bağlı güçler ile Kürt güçleri arasındaki meskûn mahal çatışmaları sabah saatlerine kadar devam etti; ancak Suriye resmî haber ajansı SANA’nın ordu yetkililerine dayandırdığı habere göre, “tüm askerî operasyonlar bugün saat 15.00 itibarıyla durduruldu.”
Şeyh Maksud İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) ise Şam’ın açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını ve çatışmaların sürdüğünü açıkladı.
“Hastanede güçlerimize ait herhangi bir unsur bulunmamaktadır”
Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre, mahalledeki Halid Fecr Hastanesi’nde mahsur kalan başta çocuklar ve kadınlar olmak üzere sivillerin güvenliğine dikkat çekilen açıklamada şöyle dendi:
“Şam yönetimine bağlı yetkililer, Şêx Meqsûd’da ateşkes ilan edildiğini iddia etmekte ve Xalid el-Fecr Hastanesi’nde silahlı güçlerimizin bulunduğunu öne sürmektedir. Bu iki iddia da gerçeği yansıtmamakta ve tamamen asılsızdır. Sahada, güçlerimiz ile silahlı çeteler arasındaki çatışmalar devam etmektedir. Çeteler, tüm güçleriyle ve Bayraktar tipi insansız hava araçlarının desteğiyle saldırılarını sürdürürken, güçlerimiz de mahallelerini fedakârca savunmaya devam etmektedir.
“Daha önce yayımladığımız açıklamada da açıkça ifade ettiğimiz gibi, hastanede güçlerimize ait herhangi bir unsur bulunmamaktadır. Hastanede bulunanların tamamı sivillerden, yaralılardan, kadınlardan ve çocuklardan oluşmaktadır. Tarafsız insan hakları kurumlarını bir kez daha hastaneye giderek yerinde inceleme yapmaya ve gerçeği bizzat belgelemeye çağırıyoruz. Çetelerin bu yöndeki açıklamaları, hastanede gerçekleştirilmek istenen olası bir katliamı meşrulaştırma amacını taşımaktadır.”
مشاهد توثق حجم الـ ـضـ ـرر الذي أصاب مشفى „#خالد_فجر“ في حي #الشيخ_مقصود المكتظ بالمدنيين الناجم عن القصف المدفعي الـ ـعـ ـنـ ـيـ ـف واسـ ـتـ ـهـ ـدافـ ـه المستمر بالطائرات المسيرة من قبل القوات التابعة #للحكومة_الانتقالية. pic.twitter.com/z9o648NYEN
— المرصد السوري لحقوق الإنسان (@syriahr) January 10, 2026
TTB’den açıklama
Halid Fecr Hastanesi ile açıklama yapan Türk Tabipleri Birliği (TTB) de Aralık 2024’ten itibaren yönetimi devralan Heyet-i Tahrir’uş Şam (HTŞ) ve ona bağlı grupların, çatışmaları durdurmak yerine ülkedeki şiddeti artırdığını belirtti.
“Türk Tabipleri Birliği olarak bir kez daha vurguluyoruz: Savaş bir halk sağlığı sorunudur,” diyen TTB’nin açıklaması kısaca şöyle:
“Suriye’de yaşanan gelişmeler, halihazırda kırılgan olan sağlık sistemlerini daha da işlevsiz hale getirmekte; hastaneler, sağlık çalışanları ve ambulans hizmetleri ciddi risk altına girmektedir. Sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi, uluslararası insancıl hukukun açık ihlalidir.
Türk Tabipleri Birliği olarak;
Sivillerin, sağlık kuruluşlarının ve sağlık emekçilerinin derhal ve koşulsuz korunmasını,
Sağlık hizmetlerinin tarafsız, kesintisiz ve güvenli biçimde sunulmasının güvence altına alınmasını,
Tüm tarafların uluslararası insancıl hukuka ve Cenevre Sözleşmeleri’ne uymasını,
Çatışmaların derinleşmesine yol açacak askeri adımların durdurulmasını,
Diplomatik ve barışçıl çözüm yollarının ivedilikle devreye sokulmasını ve başta Türkiye olmak üzere, Birleşmiş Milletler ve uluslararası kamuoyu ve tüm ülkelerin bu çözüm yollarına olumlu katkıda bulunmasını talep ediyoruz.
Hekimler olarak bizler, nerede yaşarsa yaşasın, her insanın yaşam hakkını savunmayı mesleki ve etik bir sorumluluk olarak görüyoruz. Sınırlar ötesinde yaşanan acılar karşısında sessiz kalmayacağız. Bir kez daha ifade ediyoruz: Savaş değil barış, ölüm değil yaşam, yıkım değil sağlık istiyoruz. Türk Tabipleri Birliği, yaşamdan ve barıştan yana tutumunu kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir.” (TY)

