İşçiye, zamandan bağımsız üretilen birim veya gerçekleştirilen eylem başına sabit bir ücret ödenen parça başı sistemi, PTT işçileri için kargo başı ücret anlamına geliyor. Yani kamuoyunda bilinen ismiyle esnaf kuryelik.
Bu sistemde PTT taşeron işçisi ‘işçilik’ statüsünü, sendikalı olma hakkını, sosyal güvenliğini kaybedecek.
PTT-Sen Genel Başkanı Süleyman Şen, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile PTT yönetiminin uygulamaya geçirmeyi planladığı parça başı çalışma sistemine dair bianet’e konuştu.
Şen, sistemin sadece PTT işçilerini değil tüm yurttaşlara etki edeceğini söyledi. “Özelleştirme” nitelemesi yaptı:
“Parça başı sistem halihazırda taşeronlaşmış kargo kısmının tamamen özelleştirilmesi anlamına geliyor. İşçi ve işveren ilişkisi de kaldırılarak tamamen esnaf-kurye modeli ile devlette yürütülen kargolar da dahil olmak üzere özel şirketlere devrediliyor. Özelleştirmenin posta dağıtıcılarına da yansıyacağını ve en sonunda kurumun tamamen özelleştirileceğini düşünüyoruz.”
“Urfa ve Adana’da hayata geçirildi”
Öncelikle Urfa sonrasında Adana’da hayata geçirilen sistemde sonrasında 51 PTT işçisinin işine son verildi, tazminat ödemesi yapılmadı. Şen bu konu hakkında şöyle konuştu:
“Sistem ilk olarak Urfa’da başladı. 23-24 kargo ve posta işçisi bu sisteme geçirildi. İşten çıkartma olmadı. Ancak dışarıdan alım oldu ve böylelikle parça başı sisteme başlandı.
Adana’da da 1 Ağustos’ta başlandı. 51 kargocu arkadaşın hiçbir sorgu sual olmadan işbitimi yapıldı. Kabul eden hiçbir işçi yok. Dışarıdan gelenlerle devam ediyorlar.”
İşçilerin bu geçiş hakkındaki duruşu sorulduğunda “Taşeronlar buna tepki gösterecektir, gösteriyor da. Adana’da kimsenin geçmiş olmaması bir örnektir. Biz de daha bütüncül bir ses için sendika olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” diyen Şen, işçilerin durumun yeterince farkında olmadığının altını çizdi.
“İşçiler hala bu sistemin gelmeyeceği ve uygulanmayacağı fikrine kapılmakta. Çünkü bu sistem daha önce iki kere denendi ve altından kalkılamadı.”
“Sessiz sedasız bir geçişin peşindeler”
Yetkililerden bu sistem değişikliğine dair herhangi bir açıklama yapılmamasına karşı da Şen, “Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ya da PTT tarafından ne çalışanlara ne de kamuoyuna çalışmaya dair herhangi bir paylaşım söz konusu değil. Soru önergelerine cevap da verilmiyor. Sessiz sedasız bir geçişin peşindeler.” dedi.
Sorunun sadece yeni gelecek sistem değil hâlihazırda olan taşeron işçiliğin de olduğunu söyleyen Şen, “Sadece parça başı gelmesin diye değil 2018’in sonlarında verilen ‘kamuda taşeron kalmayacak’ sözlerine binaen PTT’deki taşeron sistemini de söküp atılmalı” diye konuştu.
Son olarak PTT’nin bir kamu kuruluşu olduğunu hatırlatan Şen “Muhalefetin, mecliste koltuğu bulunan her bir vekilin ayrı ayrı buraya emek etmesi, buradaki durumu gün yüzüne çıkartması mecburidir.” çağrısında bulundu.
PTT-Sen’in 3 Ağustos tarihli açıklamasında parça başı sistemin öngörülen sonuçları şöyle:
Taşeron işçilerin “işçi” statüsü, sendikal hakları, iş güvenceleri ve sosyal güvenlik hakları ortadan kalkacak.
İşçiler işçiden çıkarılıp PTT’ye hizmet satan bireylere dönüştürülecek, böylece sınıf dayanışmasından ve sendikalardan koparılacak.
Mesai, hafta tatili, yıllık izin gibi dinlenme hakları tamamen ortadan kalkacak.
Sözleşmelerin yenilenip yenilenmemesi PTT yönetiminin keyfine bırakılacak; işten atılan işçiler tazminat alamayacak.
SGK ödemeleri, vergi, muhasebe giderleri, araç kirası, akaryakıt gibi tüm masraflar işçinin cebinden çıkacak.
İşçiler her ay yaklaşık 12 bin TL sabit giderle işe başlayacak.
Mevcut maaş düzeyini koruyabilmek için günlük en az 140 kargo dağıtılması gerekecek.
Zamanında teslim edilmeyen kargolar için işçiler PTT’ye ayrıca ceza ödemek zorunda kalacak.
İş kazaları ve yaralanmalarda PTT sorumluluk almayacak, işçiler sosyal güvence bakımından tamamen korunmasız kalacak.
“Kendi işinin patronu” olarak gösterilen işçiler dava açma hakkından dahi mahrum bırakılacak.
(BK/HA)