Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) döneminde Van Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olarak açılan Perperok Mala Zarokan’ın (Kelebek Kreş ve Bakım Evi) Kürtçe tabelası belediyeye atanan kayyım tarafından 3’üncü kez kaldırıldı.
2015 yılında BDP döneminde açılan ve „kelebek“ anlamına gelen „perperok“ isimli kreşin tabelasındaki isim ve tüm Kürtçe bilgilendirmeler kayyım yönetimindeki belediye tarafından silinerek Türkçe „Kreş ve Gündüz Bakım Evi“ tabelası asıldı.
Meclis Başkanı Kurtulmuş Kürtçe konuştu: Bi hev re bibin (Birlik olalım)
17 Ekim 2025
MA’nın aktardığına göre, kayyım yönetiminin daha önce de kentte Kürtçe eğitim veren ilk kreş olan Perperok’tan çocukları çıkarması gündem olmuştu.
„Sürecin ruhuna aykırı“
Yerlerine atanan kayyımın „Perperok Mala Zarokan“ anaokulunun Kürtçe tabelasının kaldırılmasına tepki gösteren Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan, çok dilli yaşamın hedef alınmasının sürecin ruhuna aykırı olduğunu söyledi.
Şedal ve Zeydan, konuya ilişkin yaptıkları ortak yazılı açıklamada kayyımın eylemlerinin çok dilli ve çok kültürlü yaşamı hedef alan sistematik bir saldırı olduğuna dikkat çekti:
„Perperok Anaokulu ve Çocuk Kreşi adının ‘Van Büyükşehir Belediyesi Anaokulu’ olarak değiştirilmesi, kayyımın Kürt kültürü ve diline karşıtlığının açık bir işaretidir. Bu müdahale sadece bir isim değişikliği değil; Kürtçeyi kamusal alandan silmeyi, çok dilli yaşamı ortadan kaldırmayı ve toplumun kolektif hafızasını yok etmeyi amaçlayan bilinçli bir müdahaledir.“
„Merkeziyetçi bir anlayışın ürünü“
Açıklamada Kürtçe tabelaların kaldırılması ve anaokulunun işletilmesiyle ilgili alınan önlemler, kayyımın halkın kültürel değerlerini görmezden gelen inkarcı politikasını ortaya koyduğu vurgulandı:
„Çocukların ana dillerinde eğitim alma hakkı ellerinden alınmış, kamu hizmeti işlevsiz hale getirilmiş, bu da doğrudan sosyal yaşamı hedef almıştır. Bu yaklaşım, halkın gerçek ihtiyaçlarından uzak, tek tip ve merkeziyetçi bir anlayışın ürünüdür. Kürt; halkı, dili, kültürü ve kimliğiyle bu coğrafyanın ayrılmaz ve kurucu bir parçasıdır. Hiçbir baskıcı karar ve politika bu gerçeği silemez. Toplumsal barış; inkâr, yasaklar ve dışlayıcı uygulamalarla değil, insanların diline, kimliğine ve yaşam biçimine saygı duyarak inşa edilebilir.“
Yürütülen sürece işaret eden Eş Başkanlar, son olarak şu çağrıyı yaptı:
„Bugün barış ve demokratik çözümlerin tartışıldığı bir süreçte, Kürtçe konuşan annelerin susturulması, Kürtçe anaokullarının kapatılması ve çok dilli yaşamın hedef alınması, bu sürecin ruhuna açıkça aykırıdır. Gerçek barış ancak halkların kimliklerinin tanınması ve birlikte yaşama iradesinin güçlendirilmesiyle sağlanabilir.“
(AB)

