İstanbul’daki IDEF 2025 Savunma Sanayi Fuarı’nda İsrail’e silah sağlayan şirketlerin yer almasını protesto ettikleri gerekçesiyle “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılanan 12 kişinin davasında savcı mütalaasını açıkladı.
Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasında savcı, Filistin Eylem Komitesi’nden dört sanık hakkında beraat, sekiz sanık hakkında ise hapis cezası talep etti.
Savcı, Engin Poyraz Erdem, Selinay Uzuntel, Rıza Mutlu ve Berfin Ezgi Tatlı hakkında üzerlerine atılı ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçunun işlendiğine dair “her türlü kuşkudan uzak, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı” gerekçesiyle beraat istedi.
İsmail Çelik, Cemre Nayir, Göktan Derya Gürgensuyu, Uğur Akbay, Selma Geyik, Barış Onur Deniz, İhsan Kaan Terman ve Pınar Erol’un ise “Katil İsrail, işbirlikçi Erdoğan” sloganın Cumhurbaşkanının “şeref, onur ve saygınlığını rencide ettiğini” belirterek hapis cezası ile cezalandırılmalarını talep etti.
Adli kontrol talepleri reddedildi
Savcı ayrıca, sanıkların savunmalarının alınmış olması gerekçesiyle yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti. Ancak mahkeme, yargılamanın henüz devam ediyor olması nedeniyle bu talebi reddetti ve mevcut adli kontrol tedbirlerinin sürmesine karar verdi.
Sanıklar ve müdafileri duruşmada mütalaaya katılmadıklarını belirterek, atılan sloganların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Avukatlar, “işbirlikçi” ifadesinin yerleşik Yargıtay ve AİHM içtihatlarına göre hakaret sayılamayacağını, sloganın Cumhurbaşkanının şahsına değil hükümet politikalarına yönelik siyasi eleştiri niteliği taşıdığını ifade etti.
Duruşmada Erdoğan’ın avukatı avukat Hacer Korkmaz Sarıyaşar da katılma talebinde bulundu.
Mahkeme, sanıklar ve avukatlarına esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamaları için süre verdi. Bir sonraki duruşma 29 Nisan 2026 günü saat 09.45’e bırakıldı.
„Kastedilen Erdoğan’ın Filistin’in üstüne bomba atması değildir“
Duruşmada yargılanan isimler iddianameye karşı savunma yaptı. Pınar Erol savunmasında “İsrail’in iki yıldır süren soy kırımına tepki göstermek amacıyla” protestoya katıldığını söyledi.
Sonrasında da “Burada Cumhurbaşkanı, şu anki sistemimizde hükümetin başı konumundadır. Bu nedenle siyasi eleştirilere de açık ve hoşgörülü olmalıdır. Mevcut TCK’de yer alan Cumhurbaşkanına hakaret suçu, o zamanki mevcut yönetim sistemine göre bağımsız ve tarafsız olan Cumhurbaşkanına yönelik suçlar için geçerlidir. Şu anki sistemde Cumhurbaşkanı aynı zamanda hükümetin başı olması nedeniyle daha fazla eleştiriye katlanması ve hoşgörülü olması gerektiğinden atılan sloganların suç oluşturduğunu düşünmemekteyim.” diye konuştu.
Cemre Nayir sözlerine “Sözde ateşkesten bu yana geçen üç ayda 70’i çocuk 400’e yakın Filistinli, Siyonist işgalcilerce katledildi” diyerek başladı. Dava konusu fuarın yapıldığı temmuz ayı boyunca her 12 dakikada bir Filistinlinin öldürüldüğünü söyledi. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kararlarını hatırlatan Nayir şunları ekledi:
“Uluslararası Adalet Divanı, İsrail’in Gazze’deki eylemlerini soykırım olarak tanımlıyor. İsrail ile işbirliği yapan, ticaret yapan, alan açan her taraf işbirlikçidir. İşbirlikçi demek ortaklık kurmak, iş yapmak demektir. BOTAŞ, Limak, Zorlu gibi şirketler hem işgal topraklarında iş tutmuş, siyonist şirketlerle ortaklık yapmış, hem de bu fuara gelen soykırım tüccarlarıyla ortaklıklar kurup anlaşmalar yapmıştır. Bunu söylemek, yani gerçek bir şeyi söylemek hakaret değildir. Atılan slogan oldukça meşru bir siyasi eleştiridir çünkü doğru ve gerçektir. Gerçek failler yerine bizler yargılanıyoruz.”
Berfin Ezgi Tatlı “Amacım Filistin’de insanların katledilmesine tepki göstermek ve İsrail’i bu anlamda destekleyen şirketleri protesto etmekti. İddianamede geçen sözlerin de suç oluşturmadığı kanaatindeyim. Suçlamayı kabul etmiyorum” diye konuştu.
Uğur Akbay “‘Katil İsrail, işbirlikçi sermaye’ şeklinde sloganlar atmıştı. Burada amaç kesinlikle Cumhurbaşkanına hakaret değildi. Filistin’i desteklediğimden ötürü İsrail’e karşı atmış olduğum sloganlardı. Suçlamayı kabul etmiyorum.” ifadelerini kullandı.
Selma Geyik de “Amacım fuar düzenleyenlere vicdanınız rahat mı şeklinde sormaktı” dedi.
İhsan Kaan Terman ise “Burada suç oluşturan herhangi bir fiil ve olgu mevut değildir. Anayasal hakkımızı kullanmak için oradaydık. Zaten polisin siyasi olduğunu düşündüğüm müdahalesi üzerine o slogan atılmamıştır. Suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.
Söz alan avukat Kerim Bütün ‘işbirlikçi’ ifadesinin suç teşkil etmediğini belirerek “Burada kastedilen Cumhurbaşkanın gidip Filistin’e bomba atıp insanları öldürmesi değildir. Burada kastedilen İsrail Devletine destek vermesine istinaden söylenmiş bir sözdür. Derhal beraat kararı verilebilecek bir hal mevcuttur. Hiçbir Yargıtay kararında da işbirlikçi kelimesinin hakaret olarak yorumlanabileceğine dair bir ibare mevcut değildir.” diye devam etti.
Avukat Furkan Karaca da benzer şekilde “‘Katil İsrail, işbirlikçi Erdoğan’ sloganında hakaret içerin bir yön bulunmamaktadır” dedi. Karaca “AİHM kararında ve iç hukukumuzda da bu ve benzer sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna dair pek çok karar mevcuttur. Kaldı ki; kararlarda siyasilerin daha fazla eleştiriye açık olması gerektiği vurgulanmaktadır. Biz iddianamede geçen sözlerin suç oluşturmadığı kanaatindeyiz.” diye savunma yaptı.
Ne olmuştu?
Filistin Eylem Komitesi, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen IDEF 2025 Savunma Sanayi Fuarı’nda İsrail’e silah, mühimmat ve askeri teknoloji sağlayan şirketlerin yer almasını protesto etmişti. Atatürk Havalimanı ve çevresindeki ulaşımın valilik kararıyla kapatılması üzerine eylem Yenibosna Metro İstasyonu önünde gerçekleştirilmiş, eylem sonrası aralarında ev baskınlarıyla gözaltına alınanların da bulunduğu toplam 16 kişi hakkında işlem yapılmıştı.
Soruşturma kapsamında 12 kişi hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla iddianame düzenlenmiş, sanıklar hakkında 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.
“Katil İsrail, işbirlikçi Erdoğan” sloganına 16 gözaltı
23 Temmuz 2025
(HA)

