Close Menu
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
Facebook X (Twitter) Instagram
Facebook X (Twitter) Instagram
Haber.bgHaber.bg
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
Haber.bgHaber.bg
Начало » Dayanışma yaşatır: Rojava

Dayanışma yaşatır: Rojava

януари 28, 2026 Права и общество
Share
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email
BG Прочети на български TR Прочети на турски
Rojava’da devam eden kuşatmanın ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. Son büyük saldırıların neden 5-6 Ocak 2026’da Paris’te kurulan masa ile başladığını biliyoruz....

Rojava’da devam eden kuşatmanın ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. Son büyük saldırıların neden 5-6 Ocak 2026’da Paris’te kurulan masa ile başladığını biliyoruz. Masada bir araya gelen uluslararası güçler, Kürtlerin varlığını bir kez daha ivedilikle halledilmesi gereken teknik bir soruna indirgeyerek bu halkın özgür yaşam hakkını yok saydılar. Suriye’de 15 Mart 2011 tarihinde Dera kentinde barışçıl protestolar ile başlayan süreç, uluslararası devletlerin organizasyonu ile cihadist grupların aktörlüğünde bir iç savaşa dönüştürüldüğünde bu insanlık suçuna karışmadan, yaşadığı bölgedeki halklar ve inançlar ile birlikte ortak bir yaşam alanı Kürtlerin öncülüğünde Rojava’da hayat buldu.
Ortadoğu’da asırlardır, etnik ve inançsal farklılıklar üzerinden üretilen nefret, şiddet ve savaş politikalarını dönüştürmeye aday alternatif yaşam alanı ortadan kaldırılmak isteniyor diplomatik salonların sessizliğinde. Dünyanın dikkati başka krizlere yönelmişken, bir halkın kaderinin “istikrar” adı altında neredeyse idari bir sıradanlıkla mühürlenebildiğine tanık olduk. Bu an, uluslararası hukukun bir arka plana itildiği, gücün ise artık açıkça ve pervasızca konuştuğu yeni bir döneme girildiğini gösteriyor.
Paris’te yaşananların tesadüf olmadığını biliyoruz. Bu sahne, güçlülerin kendilerini meşrulaştırma ihtiyacı bile duymadığı, keyfiliğin bir yönetim biçimine dönüştüğü hukuk-sonrası dünyanın tipik bir örneği. ABD, İsrail, yeni Suriye yönetimi ve Türkiye temsilcileri oradaydı; bölgesel mimari yeniden şekillendirilirken en çarpıcı olan, Kürtlerin masada yer almamasıydı. Bu yokluğun bir ihmal değil, bilinçli bir tercih olduğunu da biliyoruz. Kürtler orada müzakerenin öznesi değil; bastırılması, dağıtılması ya da “teknik” bir sorun olarak çözülmesi gereken bir değişken olarak ele alındı. Tartışılan adalet ya da barış değil, herkesin kendi çıkarına göre tanımladığı muğlak bir “istikrar” da Kürtlerin yok sayılmasıdır. Zira birlikte inşa edecekleri yeni bir Suriye’de her biri payına düşeni aldı.
Aslında Kürt halkının bu tabloya yabancı olmadığını biliyoruz. Sevr’den bugüne, imparatorlukların dostluğunun her zaman koşullu olduğunu, fedakârlıkların yeni stratejik öncelikler karşısında hızla unutulduğunu defalarca yaşadılar. Bugün çözülen şey yalnızca askeri ya da idari bir yapı değil; hukukun ve evrensel hakların, ne kadar ihlal edilirse edilsin, bir sınır oluşturabileceğine dair inancın kendisidir. Yine de bu tablo bizi umutsuzluğa değil, bir kez daha açıklığa götürüyor. Paris’te alınan kararlar dünyanın ne kadar acımasızlaştığını gösterirken, Kürtlerin tüm parçalarda birleşerek direnişi büyütmesi bunun karşısındaki en güçlü cevaptır. 2014’te Kobanî’de doğan umut, bugün Rojava’daki direnişle yalnızca Kürtler için değil, tüm dünya halkları için yeniden anlam kazanıyor.
Bu gerçekliği gören Kürtler ve de dostları günlerdir dünyanın dört bir tarafında sokakları, meydanları terk etmediler. Buradaki bu pratik ‘uzak’ olan bir yer ile ya da bir coğrafya parçası ile dayanışmanın çok ötesinde bir anlam içermektedir. Bu dayanışma, egemen/militer, ırkçı sistemler içinde sesleri solukları kesilmek istenenlerin Rojava üzerinden ‘başka bir hayat mümkün’dür idealine, insanlık vicdanına inatla sarılmamızdır. Bu dayanışmanın çok değerli pratiklerini izliyoruz. Devletlerin sahip oldukları şiddet, lojistik, nefret tekeli ile kurdukları Kürt karşıtı dezenformasyona karşı doğru bilgi sahibi olmanın, bu bilgiyi yaymanın ne kadar değerli ve önemli olduğunu kendi pratiklerimiz ile biliyoruz.
Pratiğin kartopu etkisi
Burada sanatçısından yazarına, gazetecisinden bilim insanlarına, siyasetçisinden aktivistine doğru kurulan her bir cümlenin, pratiğin kartopu gibi nasıl bir etki yaptığını yakından izliyoruz. Rojava için atan insanlık vicdanı tarihe kendi notunu düşüyor, düşmeye devam ediyor. Bunlardan bir kaçını paylaşmak istiyorum. Kendilerine ‘Barış Delegasyonu’ diyen bir grup Kobanî için acil çağrı yaptı.1 Avrupa’dan, Türkiye’den ve Kürdistan coğrafyasından 100’ü aşkın sanatçı, gazeteci, hukukçu ve kolektifin imzasını taşıyan ortak açıklamada, Kobanî’de süren elektrik ve su kesintilerinin uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğu vurgulandı. Açıklamada, Türkiye’nin sınır ötesi politikaları ile Heyet-i Tahrir’uş Şam’ın (HTŞ) saldırıları ve fiilî işgali arasındaki bağlantıya dikkat çekildi. Bu çalışmanın odağında Kürt sanatçı Hogir Ar’ı gördüm.
Rojava ile dayanışma için uluslararası kampanya ve çağrılar devam ederken yeni biri de Fransa’da geldi.2 Fransız Libération gazetesinde yayımlanan çağrıda, Rojava’da Kürt kadınlara yönelik sistematik saldırıların kadın devrimini hedef aldığı vurgulanarak, uluslararası kamuoyunun sessizliğinin suça ortaklık anlamına geldiği belirtildi. ‘Kürt kadınlarının katledilmesine sessiz kalmayın!’ denilen bu çalışmanın merkezinde feminist, bilim insanı, aktivist Pınar Selek’i görüyorum. “Bu halkı, bu kadınları, bu umudu feda etmeyelim” başlığıyla yayımlanan çağrıda, Rojava’da kadınların öncülüğünde inşa edilen özgürlükçü ve demokratik yaşam modelinin, cihatçı grupların saldırılarıyla hedef alındığı vurgulandı. Metinde, kadın cinayetlerinin, kaçırmaların, işkencenin ve cinsel şiddetin sistematik hale geldiği ifade edildi.
Bu çağrılardan ikisi daha bugün haber portallarına yansıdı. Birisi yine Fransa’da, Fransız Le Monde gazetesinde 400’ü aşkın tanınmış kişi, Rojava’yı savunmaya çağıran ortak bir makale yayınladı.3 “Suriye’de Rojava’yı Savunma Çağrısı” başlıklı makalenin altındaki imzalara baktığımızda; Fransa üniversitelerinden bilim insanlarından siyasetçilere, hukukçulardan yazarlara yüzlerce isim görüyoruz. Bunlardan hemen aklımda kalanlar, Hamit Bozarslan, Engin Sustam, Gilbert Mitterrand, Zerrin Bataray.
Son paylaşacağım dayanışma açıklaması ise İngiltere’den geldi.  Aralarında Nobel ödüllü yazar J. M. Coetzee, dünyaca ünlü oyuncu Stephen Fry ve PEN International Başkanı Burhan Sönmez’in de bulunduğu çok sayıda aydın, yazar, sanatçı ve akademisyen, Suriye’de yaşanan çatışmaların sona erdirilmesi, Rojava’daki Kürtlerin haklarının tanınması ve sorunların barışçıl yollarla çözülmesi için uluslararası kamuoyuna çağrıda bulundu.4 “Rojava için Çağrı” başlığıyla yayımlanan ortak açıklamada, Suriye’de yıllardır süren savaşın büyük insani acılara yol açtığı vurgulanırken, yeni dönemde umut edilen demokratikleşme sürecinin, iktidara gelen yönetimin azınlıklara yönelik tek taraflı ve otoriter politikaları nedeniyle sekteye uğradığı belirtiliyor. Burada ise yazar Burhan Sönmez’in ismini not düşmek istiyorum.
Tam yazıyı bitirmek üzereyken, benzer bir destek çağrısı daha yayımlandı: Aralarında emekli, öğrenci, öğretmen, çiftçi, hemşire, işsiz, kütüphaneci, doktora öğrencisi, mühendis bulunan yüzü aşkın kişi; “Acil! Rojava’daki devrim ve onun özgürleştirici toplumsal projesi ölümcül bir tehlike altındadır! Sendikacılar olarak harekete geçmek zorundayız,” başlığında bir bildiriyi Fransız L’Humanite gazetesinde yayımladılar. 5 “26 Ocak’ta, 2015 yılında Kürt güçleri tarafından DAİŞ’e karşı Kobanî’nin özgürleştirilmesinin yıl dönümünde, kent ve Rojava’da geliştirilen özgürleştirici toplum projesi bir kez daha tehdit altındadır. Buna karşılık, sendikal hareket içinde bir inisiyatif ortaya çıkmıştır,” açıklaması ile yüzü aşkın sendikacının imzasını taşıyan bir çağrıyla, dayanışma mobilizasyonlarının güçlendirilmesi ve sendikal örgütlerin tüm düzeylerde sorumluluk alarak bu mobilizasyonların örgütleyicisi ve öncüsü olmaya çağrılıyor.

Aydın ve sanatçılardan uluslararası Rojava çağrısı
27 Ocak 2026

Bilgi diplomasisi
Böylesi çağrı ve kampanyalar devlet erkleri tarafından yayılan nefret, şiddet, çatışmaya dayalı dezenformasyon akışı karşısına değerli dayanışma örnekleri çıkarmaktadır. Burada doğru bilgiyi kurma ve onu bilgi diplomasisi bağlamında dolaşıma sokmak, kadın, sanatçı, akademi dayanışmalarını geliştirmek, bunların çoğalmasına, büyümesine önayak olmak Rojava ile dayanışmada değerli bir yerde durmaktadır. Zira Rojava’nın yaşadığı kuşatma sadece askerî ve silahlı değil, aynı zamanda bir bilgi savaşı, psikolojik kirli bir savaştır. Bu durumda insandan yana taraf olmak, bunun söz ve eylemini kurmak çok değerli bir yerde durmaktadır.
Tam da bu nedenle bugün Rojava ile dayanışma, bir “sempati” ya da uzaktan izlenen bir trajediye duyulan vicdani tepki olmanın çok ötesindedir. Bu dayanışma, hukukun askıya alındığı, hakların pazarlık konusu yapıldığı, halkların kaderinin kapalı kapılar ardında mühürlendiği bu dünyada nerede durduğumuzu ilan etmektir. Rojava’ya sahip çıkmak; kadın özgürlüğünü, halkların eşitliğini, birlikte yaşamı, demokratik ve çoğulcu bir geleceği savunmaktır. Bugün Rojava’da hedef alınan şey yalnızca Kürtler değildir; başka bir hayat ihtimalidir, başka bir siyaset fikridir, başka bir dünya umududur.
Bu nedenle çağrımız nettir: Rojava yalnız değildir ve yalnız bırakılmamalıdır. Sokaklarda, meydanlarda, üniversitelerde, sendikalarda, kültür ve sanat alanlarında, medyada ve dijital mecralarda bu kuşatmayı görünür kılmak, devletlerin ürettiği sessizlik duvarını yıkmak zorundayız. Her açıklama, her imza, her etkinlik, her yazı ve her eylem, duvarlardaki her bir grafiti; diplomatik salonların karanlığında alınan kararların karşısına halkların açık iradesini koymaktadır. Bugün yapılması gereken, dağınık görünen bu dayanışma pratiklerini çoğaltmak, birbirine bağlamak ve süreklileştirmektir.
Rojava için ses çıkarmak, yalnızca bir halkı savunmak değil; geleceği savunmaktır. Kadınların öncülüğünde kurulan özgür yaşamı, halkların yan yana durma iradesini, zorbalığa karşı kolektif cesareti savunmaktır. Bu yüzden herkesin bulunduğu yerden yapabileceği bir şey vardır: Doğru bilgiyi yaymak, yalanı teşhir etmek, dayanışmayı örgütlemek, baskıya karşı sözü ve eylemi büyütmek. Çünkü Rojava’nın direnişi, bizim de insan kalma direnişimizdir.
Bugün bir kez daha yüksek sesle söylüyoruz: Rojava düşerse, insanlık kaybeder. Rojava yaşarsa, umut yaşar.
Bu yüzden Rojava ile dayanışmayı büyütelim, çoğaltalım ve süreklileştirelim. Tarih bir kez daha yazılırken, sessiz kalanlar değil, direnenler hatırlanacak.

Dipnotlar:
[1] https://bianet.org/haber/cok-sayida-sanatci-hukukcu-aktivist-ve-kolektiften-baris-delegasyonu-cagrisi-315981[2] https://www.liberation.fr/societe/droits-des-femmes/letat-francais-a-prouve-quil-ne-protegeait-pas-les-femmes-un-rassemblement-de-noustoutes-rend-femmage-aux-victimes-de-feminicides-[3] https://www.lemonde.fr/idees/article/2026/01/26/la-communaute-internationale-doit-defendre-les-kurdes-de-syrie[4] https://www.tr724.com/uluslararasi-yazar-ve-sanatcilardan-baris-cagrisi/#google_vignette[5] https://www.humanite.fr/en-debat/kurdistan-syrien/urgence-la-revolution-au-rojava-et-son-projet-emancipateur-sont-en-danger-de-mort-en-tant-que-syndicalistes-nous-devons-agir

(EJA/TY)

Вижте още

Firari düşler veya “Mutluluk nereden gelir?”

Права и общество януари 28, 20266 Mins Read

Trieste’de ödüller dağıtıldı

Права и общество януари 28, 20263 Mins Read

IKBY’de Al-Jazeera, Al-Arabiya ve Al-Hadath’a sansür

Права и общество януари 28, 20261 Min Read

Tuğrul Eryılmaz nihayet 80, dahasına!

Права и общество януари 28, 20261 Min Read

Birleşmiş Milletler yerine neden Barış Kurulu?

Права и общество януари 28, 20266 Mins Read

Tuğrul Eryılmaz nihayet 80, dahasına!

Права и общество януари 27, 20261 Min Read

Trump’ın „aklını başına toplaması“ için 2026 Dünya Kupasını boykot eğilimi güçleniyor

Права и общество януари 27, 20265 Mins Read

Nusaybin’de işkencede ağır yaralanan Diyar Koç, uçakla Ankara’ya götürüldü

Права и общество януари 27, 20262 Mins Read

Mazlum Abdi ve İlham Ahmed Şam’da

Права и общество януари 27, 20262 Mins Read

Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu: Mürşitpınar Sınır Kapısı derhal açılmalı

Права и общество януари 27, 20262 Mins Read
Още новини
Спорт

Selçuk İnan: Herkes bu maçı bekliyor

януари 28, 2026
Спорт

Tedesco mumlarını söndürdü! İşte Fenerbahçe’nin yeni sol beki

януари 28, 2026
Спорт

Fenerbahçe ve Beşiktaş kapıştı! Çok tanıdık bir golcü

януари 28, 2026
Спорт

40 nereden çıktı 55 oldu! Guaye çılgınlığı

януари 28, 2026
Спорт

Enis Destan’a yine yok göründü

януари 28, 2026
Политика

Putin ve Colani Moskova’da görüştü

януари 28, 2026
Политика

Erbakan’dan, AKP’ye geçen Konyalı belediye başkanlarına: „Omurgalı bir duruş sergileyemediler“

януари 28, 2026
Политика

Konya’da müezzin aile hekimine saldırmıştı: Ankara Tabip Odası’ndan tepki

януари 28, 2026
Лайфстайл

İran’dan Trump’a jet yanıt: ABD saldırırsa sert karşılık veririz

януари 28, 2026
Финанси

‘Kesik baş’ cinayetinde taksi şoförü konuştu

януари 28, 2026
1 2 3 … 3 512 Next
Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
© 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.