Video-kurgu: Murat Bay
2025, gazeteciler açısından iktidarın hedefinde geçen bir yıl oldu. Ancak Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi ve BİA Medya Gözlem Raportörü Erol Önderoğlu’na göre, baskının ekseni yalnızca “gazetecilik faaliyeti”yle sınırlı kalmadı; gazeteciler bu kez iktidarın elini zayıflattıkları gerekçesiyle de gözaltına alındı, adli kontrol uygulamalarıyla sınırlandırıldı.
Önderoğlu, 2025’i önceki yıllardan ayıran belirgin özelliklerden birinin, gazetecinin popülaritesinin dahi “devlete ve iktidar çevrelerine zarar verici bir unsur” gibi görülerek hedef alınması olduğunu vurguluyor. Bu yaklaşımın, yalnızca mesleki üretimi değil, gazetecinin görünürlüğünü, kamusal etkisini ve kamuoyuna erişimini de baskı unsuru haline getirdiğini söylüyor.
2025’te de “Cumhurbaşkanına hakaret” başta olmak üzere, gazetecilere yönelik yargı süreçlerinin sürdüğünü belirten Önderoğlu, 20’den fazla gazeteci ve karikatüristin hapse girdiğini, yıl boyunca adli kontrol pratiklerinin yaygınlaştığını belirtiyor.
Basın özgürlüğü gerilerken ekonomik kırılganlık belirginleşti
RSF’nin Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye’nin bir sıra daha gerilemesi, Önderoğlu’na göre hukuk devletini aşındıran ve gazetecileri hedef alan parametrelerle bağlantılı. Ancak 2025’te bu tabloyu “daha görünür” kılan bir başka başlık öne çıktı: Medya sektörünün ekonomik kırılganlığı.
Bağımsız, eleştirel ve alternatif gazeteciliği ayakta tutacak kalıcı mekanizmaların yokluğu, yalnız gazetecileri değil, bağımsız medya kurumlarını da ağır bir belirsizliğin içine itti.
Dayanışma
Önderoğlu, 2025’in bir diğer dersinin dayanışmanın önemini daha da görünür kılması olduğunu ifade ediyor: Dayanışma yalnızca baskıya göğüs germek için değil; dijital haklar, yapay zekâ ve mesleğin dönüşümüyle gelen yeni zorlukları aşmak için de kritik.
2026’ya ilişkin beklentisini ise şöyle özetliyor: Gazetecilerin haklarının yasal zeminde güçlendirildiği, medya alanında ekonomik hakların geliştirildiği ve bağımsız gazeteciliği yaşatacak koşulların somut biçimde iyileştirildiği bir yıl.
Medya Gözlem Raporları
12 Aralık 2024
(VC)
Bu video, Oslo Metropolitan Üniversitesi Gazetecilik ve Uluslararası Medya Merkezi (OsloMet-JMIC) finansal desteği ile üretilmiştir. Videonun içeriğinden yalnızca IPS İletişim Vakfı/bianet sorumludur ve hiçbir şekilde OsloMet-JMIC’in görüşlerini yansıtmamaktadır.

