Close Menu
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
Facebook X (Twitter) Instagram
Facebook X (Twitter) Instagram
Haber.bgHaber.bg
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
Haber.bgHaber.bg
Начало » 10 Mart’tan 18 Ocak’a: SDG-Şam anlaşmaları bize ne söylüyor?

10 Mart’tan 18 Ocak’a: SDG-Şam anlaşmaları bize ne söylüyor?

януари 21, 2026 Права и общество
Share
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email
BG Прочети на български TR Прочети на турски
Uluslararası ve bölgesel güçlerin eliyle kurulan “yeni düzen”in Suriye ayağında, 8 Aralık 2024’te başlayan dönüşüm, 18 Ocak’ta Suriyeli Kürtlere fiilen hızlı bir...

Uluslararası ve bölgesel güçlerin eliyle kurulan “yeni düzen”in Suriye ayağında, 8 Aralık 2024’te başlayan dönüşüm, 18 Ocak’ta Suriyeli Kürtlere fiilen hızlı bir teslimiyet dayatan anlaşmayla yeni bir eşiğe girdi.
Bu eşik, yalnız Şam-Kamışlı hattında değil; Paris’te ABD arabuluculuğunda İsrail-Suriye temasları ve Türkiye’nin kuzeydeki ağırlığıyla birlikte okunduğunda, Suriye’nin egemenliğinin “merkezileşme” adı altında dış güvenlik mimarileriyle yeniden çerçevelendiği bir tabloyu da açığa çıkarıyor.
Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi arasında 10 Mart 2025’te imzalanan sekiz maddelik metinle 18 Ocak 2026’da ilan edilen 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon metni, aynı hedefi (merkezî devlet çatısı altında bütünleşme) işaret etse de siyasal mantıkları ve sahadaki karşılıkları farklı iki belge gibi okunabilir: Biri mutabakat (çerçeve) dilini, diğeri anlaşma (icra) dilini taşıyor. Bu ayrım, yalnızca hukuki teknik bir nüans değil; güç dengesi, güvenlik riski ve hak güvenceleri açısından da belirleyici.

*Kuzeydoğu Suriye’deki son durumu gösteren harita: Sarı renkle gösterilen alanlar SDG’nin, yeşil renkle gösterilen alanlar ise Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı güçlerin kontrolünde bulunuyor. (Kaynak: @ALMARAR/Telegram)

 Anlaşmalar sahada sınandı
10 Mart 2025 tarihli metin, SDG’nin Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunu ve ülke toprak bütünlüğünü vurgulayan sekiz maddelik bir çerçeve olarak kurgulanmıştı. Metnin omurgası “temsil/katılım”, “ayrımcılık yapmama”, “ülke çapında ateşkes”, “kuzeydoğudaki sivil-askerî yapıların devlete entegrasyonu” ve “yerinden edilenlerin geri dönüşü” gibi başlıklardı.
Ancak uygulamada zayıf kalan bu metin, 2025 sonuna endekslenen hedeflere ulaşamadı ve sahada kolayca askıda kaldı.

Suriye Demokratik Güçleri ve Şam yönetimi arasında anlaşmaya varıldı
10 Mart 2025

18 Ocak 2026 tarihli anlaşma ise başlığından itibaren “ateşkes ve tam entegrasyon” olarak açıklandı ve 14 madde halinde daha “sahaya inen” hükümler taşıdı: Tüm cephelerde derhal ateşkes; SDG’nin Rakka ve Deyrizor’dan çekilmesi; SDG’lilerin orduya bireysel entegrasyonu; sınır kapıları ile petrol-gaz sahalarının Şam’a devri; Kobanî ile Haseke’ye “özel statü” düzenlemeleri…
Özel statü meselesine ayrıca bir parantez açmak gerek: Anlaşmanın ikinci maddesi Deyrizor ve Rakka vilayetlerinin idari ve askerî devrini tarif ederken; üçüncü maddesi Haseke’nin sivil kurumlarının devletle entegrasyonunu, yedinci maddesi ise bu bölgeye SDG’nin önereceği bir valinin atanmasını öngörüyor. Sekizinci madde ise Kobanî’deki ağır askerî unsurların çıkarılmasını, buna karşılık güvenliğin Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı bir “yerel polis gücü” tarafından sağlanmasını düzenliyor.

SDG ile Şam arasında ‘ateşkes ve entegrasyon’ anlaşması
18 Ocak 2026

Yeniden merkezileşme
18 Ocak sonrası çok kısa süre içinde Kuzey ve Doğu Suriye’de çatışmaların yeniden tırmandığı, SDG’nin IŞİD’li tutukluların bulunduğu bazı hapishane/kamp hatlarından çekildiği ve Kürt çoğunluklu bölgelerin (Kobanî ve çevresi / Haseke ve çevresi) bir “özsavunma” hattına yöneldiği bir noktaya gelindi.
İki metnin arasındaki farkı büyüten asıl bağlam, masadaki asimetrik güç dengesi oldu: 10 Mart 2025’te imzalanan metin, Şam’ın ülkeyi konsolide etme arzusuyla SDG’nin kazanımlarını koruma ihtiyacı arasında görece “müzakereye açık” bir dil taşıyordu. 18 Ocak 2026 metni ise sahadaki gelişmelerin etkisiyle “devlet otoritesinin geri alınması” söylemine daha çok yaslandı.

IŞİD cezaevlerinden firarlar ve çatışmalar kuzeydoğu Suriye’de paniğe yol açıyor
Bugün 03:11

Bu süreç; bir yandan ABD’nin “yeşil ışığı”, diğer yandan SDG’nin bölgedeki Arap ortaklarının saf değiştirmesi ve SDG liderliğinin olası Kürt-Arap çatışması riski karşısında Rakka-Deyrizor hattından geri çekilmesiyle şekillendi. Sonuçta Şam’ın kuzeydoğuda kontrolü genişlettiği ve anlaşmanın SDG’nin alan hâkimiyetini ciddi ölçüde daralttığı bir çerçeve ortaya çıktı: Taraflar arasında bir uzlaşıdan ziyade, hızlı entegrasyon ve merkezileşme hedefleyen bir “devir-teslim” dayatması öne çıktı.
19 Ocak’ta Şam’da Eş-Şara ve Abdi arasındaki görüşmenin sonuçsuz kalması, yalnız müzakerelerin sertliğinden değil; Şam tarafının süreci “fetih ve zafer” söylemine oturtarak anlaşmayı sahada sınamaya devam edeceği sinyaliyle de bağlantılıydı. Geçici hükümete bağlı güçler ve beraberindeki düzensiz silahlı grupların Kürt çoğunluklu bölgelere yönelmesiyle süreç, SDG açısından “varlık-yokluk” düzlemine taşındı. Kuzey ve Doğu Suriye’deki “seferberlik” halinin Kürtlerin yaşadığı diğer coğrafyalara da yayıldığı görülünce, “ABD arabuluculuğu” yeniden devreye girdi.

Sınırın iki yanı ayakta: „Rojava’da ‘seferberlik’ ilan edildi, halk inisiyatif aldı“
20 Ocak 2026

Bu aşamada Şam bir kez daha kâğıt üzerinde ateşkes ilan etti; ayrıca SDG’ye dört günlük istişare süresi tanındı. Buna göre Suriye güçlerinin Haseke ve Kamışlı kent merkezlerine girmeyeceği, bu kentlerin çevresinde konuşlanacağı; Abdi’nin SDG’den Savunma Bakan Yardımcılığı için bir aday önereceği; ayrıca Haseke Valiliği için bir aday, Halk Meclisi’nde temsil edilecek isimler ve Suriye devlet kurumlarında istihdam edilmek üzere bir isim listesi sunacağı belirtildi.
Buna rağmen hem Kobanî ve çevresinde hem de Haseke ve çevresinde düşük yoğunluklu çatışmalar ve insani kriz sürüyor.
Ek olarak; ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın çizdiği çerçeveye de bir parantez açmak gerek. Barrack’ın söyleminde entegrasyon “fırsat”, SDG’nin rolü ise “misyonunu tamamlamış” bir güvenlik ortağı olarak kodlanıyor. Federalizme karşı “ulusal birlik” söylemini öne çıkarırken, Şam’ın “uluslararası alanda tanınan merkezi rolüne” atıfla bu yönelimi destekliyor.

Suriye: Şam yönetimi, SDG ile çatışmalarda dört gün ateşkes ilan etti
20 Ocak 2026

“Paris hattı” ve nüfuz paylaşımı
Tam da bu noktada, 18 Ocak’taki SDG-Şam anlaşmasının zamanlaması, Paris’teki İsrail-Suriye-ABD görüşmeleriyle birlikte düşünülmeli. ABD gözetiminde Paris’te 5-6 Ocak’ta yapılan temaslarda İsrail ve Suriye taraflarının, istihbarat paylaşımı ve askerî gerilimi düşürmeye yönelik “ortak iletişim/koordinasyon mekanizması” kurmayı kabul ettiği açıklandı. Bu gelişmeyi takiben sahada beliren tablo şu soruyu büyütüyor: Suriye’nin güneyi İsrail’in, kuzeyi Türkiye’nin nüfuz mantıklarıyla mı çerçeveleniyor? SDG-Şam anlaşması da bu resmin içine oturuyor: Şam, “egemenlik devri”ni kuzeydoğuda hızlandırırken; ülkenin diğer uçlarında egemenlik, dış güvenlik pazarlıkları ve fiilî nüfuz dengeleri tarafından sınırlandırılıyor.
Burada Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Direktörü Rami Abdurrahman’ın iddialarına da yer açmak gerekiyor. Abdurrahman, Eş-Şara’nın İran’la bir savaş yaşanması hâlinde Lübnan’daki Hizbullah ve Irak’taki Haşdi Şabi’ye karşı mücadele edeceği yönünde bir vaatte bulunduğunu ileri sürdü. İran eksenli son gelişmeler, bu iddiaların kısa-orta vadede sınanacağını düşündürse de şimdilik odağımızı yeniden Suriye’ye çevirelim ve şu kritik soruyu soralım: Paris’te güney sınırına dair kurulan güvenlik mimarisi, kuzeyde Türkiye’nin fiilî ağırlığı ve kuzeydoğuda hızlandırılan entegrasyon aynı anda ilerlerken, “ulusal birlik” söylemi gerçekten Suriye halklarının ortak geleceğini kurabilecek mi?
Önümüzdeki dönemde sürecin barışa mı, yeni bir şiddet döngüsüne mi evrileceğini şüphesiz Şam’ın tutumu belirleyecek. Ancak gerek Sahil Katliamı gerekse Süveyda krizi ve Dürzilere yönelik saldırılarda da görülen tablo ortada: İhlaller sürüyor. Üstelik bunları düzenli biçimde kayıt altına alacak, taraflardan bağımsız çalışacak ve kamuoyuna şeffaf raporlayacak bir izleme/raporlama mekanizması yok. Bu boşluk, hem cezasızlığı besliyor hem de ateşkesin “kâğıt üzerinde” kalma riskini büyütüyor.

SDG’yle gerilimin gölgesinde Eş-Şara’dan ‘Kürt’ açılımı
17 Ocak 2026

Şimdi ne olacak?
Geldiğimiz noktada bu soruya net bir yanıt vermek zor: 18 Ocak Anlaşması sahada sınanmaya devam ediyor. Ateşkes ihlalleri, zorunlu göçe yol açan saldırılar, Kürt ve Arap halkları arasında düşmanlığı besleyen zehirli dil, anlaşmayı daha başlangıçta kırılganlaştırdı.
Sonuç olarak tablo şunu söylüyor: Suriye’de “entegrasyon” yalnız idari ve askerî bir mesele değil; hakların güvenceye alınması, toplumsal güvenin tesisi, adaletin sağlanması, yerel temsiliyet ve cezasızlıkla mücadele meselesidir. Barışın sürdürülebilirliği metinlerin “adı”ndan çok sivillerin hayatında ölçülecek: Saldırılar duracak mı? Zorla yerinden etme duracak mı? Yerel temsil gerçek olacak mı? IŞİD dosyası yeni bir felakete dönüşmeden yönetilebilecek mi?
Bu soruların yanıtı, kâğıttaki maddelerden çok sahada kurulacak denetim, hesap verebilirlik ve hak güvencelerinde yatıyor.
(VC)

Вижте още

Rize’de Murat Çalık için eylem: Çocuğumuza zulüm yapılıyor

Права и общество януари 21, 20262 Mins Read

Acun Medya Genel Koordinatörü Esat Yontunç hakkında yakalama kararı

Права и общество януари 21, 20261 Min Read

Murat Çalık: Bir gün boyunca aç bırakıldım

Права и общество януари 21, 20264 Mins Read

Gostil Sağlamcılık Ödülleri finalistleri belirlendi

Права и общество януари 21, 20262 Mins Read

Suriye: Şam yönetimi, SDG ile çatışmalarda dört gün ateşkes ilan etti

Права и общество януари 20, 20263 Mins Read

Sınırın iki yanı ayakta: „Rojava’da ‘seferberlik’ ilan edildi, halk inisiyatif aldı“

Права и общество януари 20, 20263 Mins Read

Barış Terkoğlu’na “iftira” davasında hapis cezası

Права и общество януари 20, 20262 Mins Read

Haseke kırsalında şiddetli çatışmalar: „Yüzlerce sivil göç ediyor“

Права и общество януари 20, 20262 Mins Read

İlham Ahmed: Diyaloğun yeniden başlatılmasını istiyoruz

Права и общество януари 20, 20261 Min Read

PAJK: Gün ulusal birlik ve Rojava’yı savunma günüdür

Права и общество януари 20, 20262 Mins Read
Още новини
Общество

Trump Davos’ta konuşmaya başladı

януари 21, 2026
Общество

Trump Davos’ta konuşmaya başladı

януари 21, 2026
Общество

SON DAKİKA: Erdoğan ve Bahçeli’den sürpriz zirve!

януари 21, 2026
Общество

SON DAKİKA: Erdoğan ve Bahçeli’den sürpriz zirve!

януари 21, 2026
Общество

Iğdır ve Nusaybin’de gerginlik devam ediyor! Belediye başkanları da gözaltında

януари 21, 2026
Общество

Iğdır ve Nusaybin’de gerginlik devam ediyor! Belediye başkanları da gözaltında

януари 21, 2026
Общество

Ünlü sosyal medya fenomenini Tesla’sından indirip kaçırdılar

януари 21, 2026
Общество

Ünlü sosyal medya fenomenini Tesla’sından indirip kaçırdılar

януари 21, 2026
Общество

Balkondan düşerek hayatını kaybetti: Sanat camiası yasa boğuldu

януари 21, 2026
Общество

Balkondan düşerek hayatını kaybetti: Sanat camiası yasa boğuldu

януари 21, 2026
1 2 3 … 3 339 Next
Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
© 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.