Evrim Kepenek editörlüğünde hazırlanan haftanın MAG’ında sinemadan edebiyata, tiyatrodan mizaha uzanan yazılar, bugünün dünyasında sanatın ne söylediğini ve neye direndiğini sorguluyor. Haftanın yazı ve söyleşileri şöyle:
Yekta Armanc Hatipoğlu, müzisyen Sîmyager ile söyleşti: “Herkesin kurtulması gibi bir derdimiz var”
Vartan Halis Yıldırım, Cem Yılmaz’ın son gösterisi üzerinden Türkiye’deki mizah siyaset ilişkisine odaklandı.
Kıvılcım Akay, karanlık ve adaletsiz bir dünyada neşenin suçlulukla bastırılmasına karşı yazdı.
Feride Çetin, Moda Sahnesi’nin yeni oyunu “Gonzago’nun Öldürülüşü” üzerine yazdı: Sen Yanma Diye*
Şeyhmus Diken, Gaye Boralıoğlu’nun “He Şey Normalmiş Gibi” kitabı üzerine yazdı.
Burak Sarı, Cem Yılmaz’ın mizah anlayışını sağlamcılık teorisi ile yorumladı.
Rosalino Levantino, devlet şiddetinin ve otoriterliğin, hizmet sektörü ve göçmen emeği üzerinden nasıl meşrulaştırıldığını; otellerin, çalışanların ve “görünmez” emekçilerin bu şiddetin sessiz taşıyıcısına nasıl dönüştürüldüğünü anlatıyor.
Rafşan Yağmur Çelik, Dursaliye Şahan’ın “Beni Bul Anne” isimli kitabını yazdı.
Münevver Karabulut Türkmen, çocuk hakları üzerine yazdı: Çocuk olmak bir haktır!
Şadiye Dönümcü, Ayşegül Devecioğlu’nun “Gülün Hayaleti” kitabını yazdı.
Özgür Erbaş, yeni yıl rehavetinin verdiği gevşeklikle uykuya dalan anlatıcının gördüğü absürt bir rüya üzerinden ilerlerken, ABD’nin başka ülkelerin egemenliğine yönelik müdahalelerini, siyasetin şirketleşmesini ve yönetimin halk iradesinden koparılmasını eleştirdi.
Evrim Kepenek, Balerin Buse Babadağ’la söyleşti: “Özgür hissettiğimde en güçlü hâlimdeyim”
Deniz Mahabad, Turgay Ekici’nin şiirine odaklandı.
(EMK)
В MAG на седмицата, под редакцията на Еврим Кепенек, статии от кино до литература, от театър до хумор обсъждат какво казва изкуството в днешния свят и какво...

