Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 21 Aralık 2010’da aldığı 65/209 sayılı kararla 30 Ağustos’u “Uluslararası Zorla Kaybedilme Mağdurları Günü” ilan etti.
Bu gün, tüm dünyada zorla kaybedilme mağdurlarını anmak ve ailelerin kaybolan yakınlarının akıbetini öğrenme çağrılarını görünür kılmak için büyük önem taşıyor.
Zorla kaybedilme, doğrudan yaşam hakkını ihlal eden, insan hakları ihlallerinin en ağır biçimlerinden biri. Özellikle savaş ve çatışma ortamlarında sıkça karşılaşılan bu uygulama, yalnızca bireylerin değil, toplumların da geleceğini karartıyor. Kaybedilenlerin akıbetinin ortaya çıkarılması, hem adaletin tesisi hem de toplumsal barışın sağlanması için vazgeçilmez bir koşul olarak görülüyor.
Türkiye’de zorla kaybetmeler en çok 1990’lı yıllarda, Kürt meselesinin askeri ve güvenlikçi yöntemlerle ele alındığı dönemde yaşandı. Kürt halkının temel hak ve özgürlükleri için mücadele eden birçok kişi, devletin paramiliter güçleri tarafından hedef alındı ve faili meçhul cinayetler ya da zorla kaybedilme vakalarıyla karşı karşıya kaldı.
Bu ağır insan hakkı ihlallerine karşı Cumartesi Anneleri/İnsanları, 30 yılı aşkın süredir kayıpların bulunması ve faillerin yargılanması talebiyle meydanlarda seslerini duyurmaya çalışıyor.
Ancak resmi belgeler ve devlet görevlilerinin itiraflarıyla doğrulanan bu vakalar, hâlâ tam anlamıyla araştırılmıyor ve adalet önüne taşınmıyor.
Türkiye derhal Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın taleplerini yerine getirmeli.
Ne bekleniyor?
Zorla kaybetmeler, yalnızca kaybolan kişilerin değil, onların ailelerinin de hayatını derinden yaralıyor. Yakınlarının akıbetini bilmeyen aileler, yas tutamıyor ve adalet arayışlarını sürdürüyor. Bu durum, toplumsal hafızada silinmez izler bırakıyor ve barışı zedeliyor.
Uluslararası insan hakları normları çerçevesinde, Türkiye’den beklenenler şunlar:
Zorla kaybetmelerin resmi olarak tanınması ve geçmişle yüzleşilmesi,
Tüm kayıpların akıbetinin açığa çıkarılması,
Faillerin bağımsız ve adil yargı süreçlerinde hesap vermesi,
Mağdur ailelere hakikat, adalet ve onarım süreçlerinin sağlanması.
Tosun: İnsanlığa karşı suç
Kürt Sorunu’nun çözümüne dair Meclis’te kurulan Komisyon’da da görüşlerini paylaşan Cumartesi Anneleri/ İnsanlarından Besna Tosun X’teki paylaşımında, “30 Ağustos Dünya Zorla Kaybetmeler Günü vesilesiyle bir kez daha hatırlatıyoruz: Zorla kaybetmeler insanlığa karşı bir suçtur ve zaman aşımına uğratılamaz” diye seslendi.
Cumartesi Anneleri/İnsanları: Barış, hakikati konuşarak gelir
23 Ağustos 2025
Cumartesi Anneleri/İnsanları komisyona raporlarını sundu
20 Ağustos 2025
Cumartesi Anneleri: Gerçek bir yüzleşme ve demokratikleşme olsun
2 Ağustos 2025
TİHV, TİHEK’in Besna Tosun Kararı’na tepki gösterdi: İşkenceyi meşrulaştırıyor
17 Ocak 2025
(EMK)