Close Menu
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
Facebook X (Twitter) Instagram
Facebook X (Twitter) Instagram
Haber.bgHaber.bg
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
Haber.bgHaber.bg
Начало » Майката на Uğur Kaymaz: Ние се страхуваме да отгледаме децата си

Майката на Uğur Kaymaz: Ние се страхуваме да отгледаме децата си

ноември 21, 2025 Права и общество
Share
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email
BG Прочети на български TR Прочети на турски
Навършват се 21 години, откакто Ахмет Каймаз (31 г.) и синът му Угур Каймаз (12 г.) са убити от полицията в окръг Кизилтепе в Мардин. На 21 ноември 2004 г....

Mardin’in Kızıltepe ilçesinde yaşayan Ahmet Kaymaz (31) ve oğlu Uğur Kaymaz’ın (12) polislerin açtığı ateşle öldürülmelerinin üzerinden 21 yıl geçti.
21 Kasım 2004’te evinin önünde 13 kurşunla öldürülen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz ve kamyon şoförlüğü yapan babası Ahmet Kaymaz’ın faili olduğu belirtilen 4 polis yıllarca süren yargılamaların neticesinde hiçbir ceza almadı. Hukukçuların cezasızlık politikalarına örnek olarak gösterdiği bu dava süreci kağıt üzerinde tamamlanmış olsa da adaletin sağlanıp sağlanamadığı akıllarda bir soru işareti olarak kaldı.
Öldürülmesinin 21. yılında Uğur Kaymaz’ın nasıl bir çocuk olduğunu, hayallerini, vurulmadan önceki son gününü ve bu hikayede süren adalet talebini anne Makbule Kaymaz ile konuştuk.
“Uğur’a bir kazak almıştım temiz giysin diye onu yıkadım“
Kaymaz ailesi hayatlarını değişeren bu olay gerçekleşmeden önce akşam saatlerinde sofraya oturmak için hazırlanıyor. Anne Makbule Kaymaz, oğlu ve eşiyle geçirdiği son saatleri ve sonrasında olanları şöyle anlattı:

“Evde oldukları o son gün kuru fasulye , pilav ve salata yapmıştım. Kaynanam biraz hastaydı, yatıyordu. Ahmet dedi ki; „Kısmetse Uğur yarın okula gidecek”. Uğur okula giderken Ahmet’de aynı gün kamyon şöförü olduğu için çalışmaya Irak’a gidecekti. Uğur’a bir kazak almıştım, temiz giysin diye o kazağı yıkadım sonra dedim ki Ahmet’e gelin yemek yiyelim. Ahmet dedi ki; “Gidip eşyalarımı arabaya yerleştireyim, sonra gelir yeriz” çünkü sabah işe gidecekti. Uğur da babasıyla kamyona gitti ben de oruçluydum sofrayı kurdum ve beklemeye başladım. O sırada silah sesleri geldi. Kaynanama dedim; “Silah sesleri geliyor”. Kaynanam “ne oluyor” dedi. Ona dedim Ahmet ile Uğur’un dışarıda olduğunu söyledim. Sonra iki defa silah tarama sesi duydum. Diğer çocuklarım Habib ile Ali daha küçüktüler, onları komşuya bırakıp seslere doğru gittik.
O ara hemen polisler eve geldi ve her şeyi dağıttılar. Ahmet’in askerlik fotoğrafı duvardaydı onu söküp yere attılar ve ayaklarıyla ezdiler. Polisler bize “Evinizde silah var, terörist var” dediler, her şeyi darmadağın ettiler. Sonra savcı geldi o arada kaynanamı karakola götürdüler. Hala ne olduğunu bilmiyordum caddedeki polislere gidip Ahmet ile Uğur’u sordum. Sonra savcı bana “Başın sağolsun” dedi ama ben anlamadım, şok içindeydim. Sonra beni de karakola götürdüler  “Ahmet ne yapıyordu” diye sordular. Ben kamyon şöförü olduğunu, Irak’a gittiğini söyledim. Sonra Uğur’u sordular, onun için de “okula gidiyor” dedim. Evimize birilerinin gelip gelmediğini sordular bende “yok” dedim. Ahmet’in bazı arkadaşlarının bayram ziyaretine geldiklerini, bayramdan sonra gittiklerini söyledim. Sonra birinin bizi ihbar ettiğini söylediler. Gidip Ahmet’in çantasını getirdiler, şifresini açtılar. Sanıyorlardı ki içinde silah var. Bir baktılar içinde fotoğraf var, başka bir şey yok. “Kim bunlar” diye sordular, çocuklarım ve kocam olduğunu söyledim. Sabaha kadar karakolda kaldık. Sabah eve geldiğimde Ahmet ile Uğur’un öldürüldüğünü söylediler. “Nasıl öldürüldüler” diyorum, “vallahi öldürüldüler” diyorlar, “neredeler“ diyorum, en son “Diyarbakır’a otopsiye götürdüler“ dediler.
Sabah namazında da oğlumun ve kocamın cenazesini getirdiler, camide yıkadılar. Girip baktım, Uğur’un yüzü gözü açıktı, Ahmet’in kapalıydı ve gözünün kenarında bir damla gözyaşı vardı. Gözünün kenarında da yara izi vardı. Kaynanam zaten ikisinin yüzüne elini sürdü. Sonra bayılmışım hastaneye götürmüşler. Yıllardır sadece diyorum ki, “Siz benim ciğerimi yaktınız, Ahmet ile Uğur’u öldürdünüz, ciğeriniz yansın“. Sağ oldukça ne Ahmet’i ne de Uğur’u unutmayacağım.”

Makbule Kaymaz ve oğlu Uğur Kaymaz’ın resmi

“12 yaşındaki Uğuruma 13 mermi isabet etti”
Uğur Kaymaz öldürüldüğünde ilkokul öğrencisiydi. Vurulduktan sonra cansız bedeninin yanına kurgulanarak konulan silah ve bu görüntünün servis edilmesi yıllarca hafızalara kazındı. 21 yıl sonra o günü anlatan Makbule Kaymaz, maruz bırakıldıkları şiddete tepkisini dile getirirken Uğur’un çocukluğunu da anlatıyor:
“Uğur iyi bir insandı, oğlum çok güzel bir çocuktu. Ona bir el arabası almıştık bazen pazara gidip çalışıyordu bazen kardeşlerini, çocukları o arabaya bindirip gezdiriyordu. Birgün pazardan gelirken domates, salatalık falan getirmişti, bunları kendi kazandığı parayla aldığını söyledi, çok sevinmiştim. Uğur çok güzel bir çocuktu, herkes onu çok seviyordu. Kimse ondan rahatsızlık duymazdı. Hayali avukat olmaktı yaşasaydı şimdi olmuştu belki. Belki torunlarım olacaktı, belki oğlumu evlendirmiş olacaktım. 12 yaşındaki Uğuruma 13 mermi isabet etti. Terörist olduğunu söylediler ayağında terlik olan, bir çocuğu kapının eşiğinde katlettiler. 12 yaşındaki bir oğlan terörist olur mu?”

18 YIL ÖNCE BUGÜN ÖLDÜRÜLDÜ
„Uğur Kaymaz’ın katilleri yargılanmadan çocuklara yönelik suçlar engellenemez“
21 Kasım 2022

“Ciğerim yandı ama yine de barış istiyorum”
Makbule Kaymaz eşi ve oğlunun öldürülmesinden sonra ne yürütülen soruşturma sürecinde ne de yapılan yargılamada adaletin sağlanmadığı görüşünde.
“Adalet bu mu, böyle adalet olmaz olsun. Gelip bi suçları varsa ikisini de tutuklasalardı. Ama öyle olmadı gelip kapının eşiğinde öldürdüler. Adalet olsaydı, kanun olsaydı böyle mi olurdu. Çocuklarımızı büyütmeye korkuyoruz, büyüdüklerinde kapının eşiğinde öldürülüyorlar. Ben bu adalete inanmıyorum. Ciğerim yandı ama yine de diyorum ki barış istiyorum. Biz çocuklarımızın öldürülmesini istemiyoruz, biz barış istiyoruz.”

Ne olmuştu?
21 Kasım 2004’te “meçhul” biri tarafından polise Kızıltepe’de bir evde eyleme hazırlanan kişilerin bulunduğu ihbarı yapıldı. Polis savcılıktan evde arama yapılması için sözlü (!) izin aldı. Evin etrafını saran polisler, 31 yaşındaki kamyon şoförü Ahmet Kaymaz ve oğluna, ayaklarında terlikle dışarı çıkarken ateş açtı.
Mardin Valiliği resmi basın açıklamasında “İki terörist ölü olarak ele geçirildi.” dedi.
Polisin “yanlış ihbar ve istihbarat üzerine yargısız infaz yaptığı” iddiası yaygınlaşınca, M.K, Y.A, S.A.T ve S.A adlı 4 polis hakkında Mardin Ağır Ceza Mahkemesi’nde “meşru müdafaa sınırlarını aşarak faili belli olmayacak şekilde adam öldürmek”ten 12’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Dava, sanıklar duruşmaya gelmeyecek olmalarına rağmen -21 Şubat 2005’teki ilk duruşmada, sanık polislerin görev yaptıkları illerde ifade vermeleri kararlaştırıldı- güvenlik gerekçesiyle Eskişehir Ağır Ceza’ya gönderildi.
Yargılama sürecinde, oğlunu ve kocasını kaybeden Makbule Kaymaz hakkında örgüt üyeliği suçlaması yapıldı. Diyarbakır Başsavcılığı ise Makbule Kaymaz için takipsizlik kararı verdi.
Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi’ne alındı. Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi 2007’de “Meşru müdafaada bulundukları gerekçesiyle tüm polislerin beraatına karar verdi.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi Haziran 2009’da mahkemenin beraat kararını oybirliğiyle onadı. İç hukuk yollarının tükenmesinin ardından, Kaymaz ailesinin avukatları davayı AİHM’e taşıdı.
2014 yılının şubat ayında kararını veren AİHM, Uğur Kaymaz ve babasının öldürülmesine ilişkin “Yaşam haklarının ihlal edildiği” yönünde karar vererek Türkiye’yi toplam 70 bin Euro maddi, 70 bin Euro manevi tazminat ödemeye mahkum etti.
Bunun üzerine Kaymaz Ailesi’nin avukatları yargılamanın yenilenmesini talep etti. Ancak Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi bu talebi gerekçe sunmadan Mart 2015’te reddetti.
Uğur Kaymaz’ın annesi 15 Temmuz sonrası KHK ile işten çıkartılanlar arasında yer aldı.
Mardin Kızıltepe’ye atanan kayyum belediyesi ilçede yer alan Uğur Kaymaz heykelini Haziran 2017’de kaldırdı.

(NÖ)

Вижте още

Петролният план на САЩ за Венецуела може да задълбочи климатичната криза

Права и общество януари 14, 20263 Mins Read

Музеят Mauritshuis предоставя картината „Момичето с перлената обица“ на Япония

Права и общество януари 14, 20262 Mins Read

Работно посещение на датски журналисти в Bianet

Права и общество януари 14, 20261 Min Read

CISST: Заетостта на затворите надхвърля 131%

Права и общество януари 14, 20262 Mins Read

Дискриминационен документален филм от курса: Фашизмът на дъгата

Права и общество януари 14, 20262 Mins Read

Измир няма извинение: Къде са организациите, когато жените са солидарни?

Права и общество януари 13, 20266 Mins Read

Кубинският президент Бермудес: „Не преговаряме със Съединените щати“

Права и общество януари 13, 20263 Mins Read

Путин назначава попечители на руските дъщерни дружества на западни компании

Права и общество януари 13, 20261 Min Read

Република Корея: Смъртна присъда за задържания бивш президент Юн

Права и общество януари 13, 20263 Mins Read

Губернаторът Гюл започва мобилизация за бездомните животни в Истанбул

Права и общество януари 13, 20262 Mins Read
Още новини
Икономика

Изявление на Тръмп за Иран: Ще наблюдаваме и ще видим как ще се развие процесът

януари 14, 2026
Икономика

BIM 16 януари 2026 петък актуален продуктов каталог! Philips Water Heater идва в BIM!

януари 14, 2026
Спорт

Андерсън Талиска не се спря в купата!

януари 14, 2026
Икономика

Сърцето на текстилната индустрия тупти на Средиземноморския панаир на текстила

януари 14, 2026
Икономика

BTB/Gündüzalp: Турция е спечелила 6,7 милиарда долара за производителите от други страни

януари 14, 2026
Икономика

„Адана може да бъде регионален лидер със своя потенциал“

януари 14, 2026
Спорт

Канте звучи във Fenerbahce: Ръководството обявява, че „той идва“!

януари 14, 2026
Спорт

Ен-Несири и Н’Голо Канте отговарят от Доменико Тедеско: „Вчера си писахме!

януари 14, 2026
Спорт

Обявен е първият финалист в турнира за Купата на Африка!

януари 14, 2026
Жени

Реакцията на ООН на геноцидния Израел… „Това е пренебрежение към международното право“

януари 14, 2026
1 2 3 … 3 202 Next
Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
© 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.