Close Menu
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
Facebook X (Twitter) Instagram
Facebook X (Twitter) Instagram
Haber.bgHaber.bg
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
Haber.bgHaber.bg
Начало » Жени, подложени на насилие: Ако държавата прощава, защо аз да прощавам?

Жени, подложени на насилие: Ако държавата прощава, защо аз да прощавам?

януари 13, 2026 Права и общество
Share
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email
BG Прочети на български TR Прочети на турски
Между 1921 и 2024 г. Турция приема 52 закона за амнистия. Седем от тях (1922 г., 1923 г., 1933 г., 1960 г., 1963 г., 1966 г. и 1974 г.) са общи амнистии. Целта на повечето от тях е била...

Türkiye, 1921’den 2024’e kadar 52 kez af kanunu çıkardı. Bunlardan yedisi (1922, 1923, 1933, 1960, 1963, 1966 ve 1974) genel af niteliğindeydi. Büyük bölümünün amacı, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısını azaltmaktı. 2000’de çıkan şartlı salıverme yasası, bu sayıyı o zaman 70 binlerden 50 binlere indirmişti.
Pandemi ve cezaevlerindeki yoğunluk nedeniyle 15 Nisan 2020’de de ceza infaz yasasında değişiklik yapıldı ve ilk etapta 40 bin, sonra toplamda 110 bin kişi tahliye edildi.
Şimdi yine bir af düzenlemesi ile karşı karşıyayız. 3 Kasım 2025 itibariyle, Türkiye’deki toplam 304 bin 886 kapasiteli 402 hapishanede, 428 bin 267 mahpus bulunuyordu. Kamuoyunda “11. Yargı Paketi” olarak bilinen ve af niteliğindeki düzenlemeleri ile tartışılan torba yasa, 25 Aralık’ta yürürlüğe girdi. Böylece 31 Temmuz 2023 öncesinde işledikleri suçlardan hüküm giymişlere tahliye yolu açıldı. Serbest kalanlar arasında şiddet faili erkekler de var.
„Fail ceza almadı“
Ankara’da yaşayan Kadriye Aydemir’i kocası 2021’de silahla yaraladı. Aydemir, Felçli kaldı. Bir sonraki infaz düzenlemesinin ayrıntılarını korku içinde bekliyor:
“Beni vuran failin hiçbir şekilde dışarı çıkmamasını istiyorum. Bu paketle  çıkarılsaydı, şimdi ben hayatta değildim. Ama 12. Yargı Paketi konuşuluyor. Cezası indirilebilir. Sürekli bir panik halindeyim. Mahkumları dışarı çıkarıp bizi içeri alsalar daha güvende oluruz. Adam beni öldürmeye teşebbüs etti. Beş yıl oldu, yürüyemiyorum. 27 yaşındayım, altıma yapıyorum, hala bebek gibiyim. Bezsiz diğer odaya bile geçemiyorum. Nefes alıyorum ama ölüden farkım yok. Doktorların dediğine göre asla yürüyemeyeceğim. 11. Yargı Paketi geldi, 12’nci gelecek, sonra 13’üncü…”
„Savcılık bıraktı bir saat sonra beni vurgu”
Af düzenlemelerinin sadece kendisini değil tüm ailesini tehdit ettiğini belirten Aydemir, cezaevine girenlerin terbiye olmadan çıktıklarını, daha çok suç işlediklerini, bu yüzden korktuğunu söyledi:
“İnşallah bir sonraki yargı paketinden yararlanmaz. Ben markete bile inemezken, o beş yıl sonra özgür mü kalsın? Benim olayımda, fail gece nezarette kalıp öğlen savcılık onu salıverince bir saat sonra gelip beni vurdu. Savcılıkta bir işlem uygulansaydı ben şu an bu halde olmazdım.” 

Kadriye Aydemir’in korkuları yersiz değil. 11. Yargı Paketi daha uygulamaya geçmeden 12’nci paketin sinyalleri verildi.
Teklif Meclis’te kabul edilir edilmez, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız; “İstisna tutulanlar biraz daha sabretsin” diyerek yeni bir af paketinin işaret fişeğini yaktı. 12’nci Yargı Paketi’nde temel gündemin tutukluluk süresinin kısalması olacağı konuşuluyor. Buna göre; üç yıllık şartlı tahliye ile infazının dolmasına üç yıl kalan hükümlüler serbest kalabilecek. Cezasının yarısını çekenlere şartlı tahliye yolu açılacak.
11. Yargı Paketi’nde affedilmeyecek suçlar da vardı. Bunlar, “deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları”, “terör suçları”, “örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar“, “kasten öldürme suçunun failin üstsoyu, altsoyu, eşi, boşandığı eşi, kardeşi, çocuğu ve kendini savunamayacak durumda olan kişi veya kadına karşı işlenmesi ile “cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar” idi.
İlk cinayet
İlk günden itibaren kadın örgütleri tarafından eleştirilen, sosyal medyada ve sokaklarda protesto edilen teklif yasalaştığında, Eşitlik için Kadın Platformu (EŞİK), “Gizli ya da açık çıkartılan aflar, kadınlara, çocuklara ve tüm topluma yönelik suçların artışında çok önemli bir etken. Bu aflar, potansiyel failleri cesaretlendiriyor” açıklamasını yaptı.
Tepkiler artarak devam ederken, yasa yürürlüğe girdi ve tahliyeler de başladı. Aftan faydalanarak, “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçlamasıyla bulunduğu cezaevinden tahliye edilen Okay Gür, dini nikahla evli olduğu iddia edilen 28 yaşındaki Rojda Yakışıklı’yı öldürdü.
“Ölen kadınların faili siyasi irededir”
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, af paketinin daha birkaç gün önce kabul edildiği Meclis’in önünde; „Tek fail Okay Gür değil. Fail, bu Meclis’te hiç düşünmeden bu yargı paketini geçirenlerdir, bunun arkasındaki siyasi iradedir“ açıklamasını yaptı.
Endişeler, bu cinayetle haklı çıkarken; şiddete maruz bırakılan kadınlar, başka suçlardan içeride olan faillerin affedilmesi veya erken salıverilmesinden duydukları endişeleri anlattı:
“Af haberini görünce kötü oldum”

Kocaeli’de yaşayan E.S., kocasından uzun yıllar şiddet gördü. Fail bu nedenle hiç ceza almadı ama işlediği başka suçlar nedeniyle cezaevinde. E.S., yeni af düzenlemesiyle hapisten çıkmasından korkuyor. Yasa teklifini TBMM’den geçirenlere öfkeli.

Aydemir şöyle diyor: 
“Beni dövüyordu, bayılıyordum, soğuk suyla ayıltıp yine şiddet uyguluyordu. Bu suçlulara verilen bir ceza olsa, bu şekilde cesaret edemezlerdi. Bu zamana kadar yaptıklarının bir cezası olmadığı için zaten bu kadar cüret ediyor. Bu kişiler kadınlara şiddet uygulamaya devam ediyorlar. Af haberlerini görünce çok kötü oldum. Hiçbir suç cezasız kalmamalı. Ben de hayatıma özgür bir şekilde devam etmek istiyorum. Neden korku içinde yaşayayım ki?”
Ona göre af düzenlemeleri ile kadınlar giderek daha çaresiz bir konuma sürükleniyor. Çocuklarının da risk altında olduğunun altını çiziyor:
“Devlet affediyor da kadınlar affetmiyor ki. Neden affedeyim? Ben o kadar şey yaşamışım, yaşadıklarımın hepsi de onun yanına kar kalmış. Hepsi cezasız kalmış. Psikolojimin bozulmasıyla, çocuklarımın ruh sağlığının bozulmasıyla kalmışım. Böyle bir durumda bile sağlıklı çocuklar yetiştirmeye çalışıyoruz. Kadınların işi çok zor. Böyle insanların dışarı çıkmaması lazım. Bunlar dışarıda olduğu sürece kadınlara ve çocuklara rahat yok. Neden ben korku içindeyim? Sesimi duyurmaya çalışıyorum. Daha ne yapabilirim ki? Çaresiz kalıyoruz. Bu kararı veren insanları biz seçiyoruz, bizim oyumuzla bir yerlere geliyorlar. Affedenlerin de bizimle aynı şeyleri yaşamaları mı gerekiyor? Suç işleyenler ellerini kollarını sallayarak dolaşıyor. Ben dolaşamıyorum. Her an bu olasılığı düşünerek yaşıyorum.”
“Erken salıverme de tehlike”
Kadriye Aydemir’in avukatı Soner Fida Ergin, bir sonraki düzenlemenin onun için neden tehdit oluşturduğunu anlattı:
“Kadriye’nin dosyasında fail 18 yıl 6 ay ceza aldı. Halen cezaevinde. Kadriye’nin eşi olduğu için bu düzenlemeden faydalanmadı ama 12. Yargı Paketi geliyor. O biraz daha vahim. Çünkü onda böyle bir kapsam daraltması olmadan beş yıllık indirim ve tahliyelerin olacağı tahmin ediliyor. Bizi de korkutan durum bu. Sadece af değil, erken salıverme de büyük bir tehlike.”
Uyuşturucu suçlarının giderek artmasına ve diğer suçlarla olan kesişimine de değinen Ergin, af kapsamında salınan ve eski eşini öldüren suçluyu hatırlattı:
“‘Uyuşturucu suçları, ticaret boyutuyla dahi kapsam dışı bırakılmadı. ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçundan içeri giren birini afla salıverdiler, gitti Diyarbakır’da eşini öldürdü. Kadına yönelik şiddet eylemlerinin çoğu, uyuşturucu madde kullanan veya ticaretine bulaşmış  kişiler tarafından yapılıyor. Kadriye’nin örneğinde de durum böyle. Şimdi siz bu suçları kapsam dışı bırakmazsanız, şiddetle nasıl mücadele edeceksiniz?”
„Cezasızlık politikası“
Avukat Sevda Demirtaş, kapsam dışı kalan suçlarla ilgili bir başka noktaya dikkat çekti: “Kadına yönelik şiddet yalnızca ölümle sonuçlanan eylemleri kapsamıyor. Bu yüzden söz konusu düzenleme, kadınların yaşam hakkını tehdit ediyor. Bu cezasızlık politikası failleri cesaretlendiriyor. Kadına yönelik şiddet eylemlerinin artacağını en başından beri söylüyoruz.”
Ankara Barosu’ndan avukat Aslı Koçak Arıhan ise failinin afla tahliye edilmesi olasılığı olan kadınların neler yapması gerektiğini sıraladı:
“Böyle bir ihtimal varsa kendi dosyalarıyla ilgili bilgi almaları gerek. Karakollara ve belirli kuruluşlara bildirim yaparak bilgi verilmesini istemeliler. Ayrıca mutlaka KADES programını indirsinler. Failin çıkacağı kesinse, gerekli tedbir kararlarını aldırmaları lazım. Talep etmediğiniz hiçbir şey ile ilgili bir karar çıkmıyor. Kadınlar talep etmeli, barolardan, belediyelerden, ŞÖNİM’lerden kadına yönelik şiddetle ilgili hukuki ve sosyal destek istemeli. Örneğin Ankara Barosu’nun Gelincik Merkezi, 7 gün 24 saat boyunca açık. 444 43 06 numaralı hatta telefonun diğer ucunda avukat arkadaşlarımız var.”
Adana Barosu’ndan Avukat Dilara Özuğur da devletin, öngörülebilir tehlikelere karşı bireyleri, özellikle kadınları korumakla yükümlü olduğunu hatırlatarak, “Failin cezaevinden çıkması, suçun ağırlığını ortadan kaldırmaz, mağdurun korunma ihtiyacını sona erdirmez, devletin pozitif yükümlülüğünü askıya almaz” dedi.
Avukat Nural Kılıç, Aralık 2019’da Ordu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi 3. sınıf öğrencisi 20 yaşındaki Ceren Özdemir’in öldürülmesini anımsattı. Özdemir, 35 yaşındaki cezaevi firarisi Özgür Arduç tarafından öldürülmüştü. Kılıç, şunları söyledi:
“Ceren’in katili, çocukluğundan beri saldırganlık eğilimi olan ve 15 yaşında engelli bir çocuğu bıçakladığı için hüküm giymiş, yani tehlikeliliği bariz olan bir kişiydi. Bu fail, ceza infaz sürecinde ‘iyi hal’ gerekçesiyle açık cezaevine gönderilmiş, oradan iki kez firar etmesine rağmen gerekli risk yönetimi yapılmamış ve sonuçta gencecik bir kadını, Ceren’i, dört kilometre takip ettikten sonra canavarca bir hisle öldürmüştür. Bu, sistemin tehlikelilik analizinde tam anlamıyla çuvalladığı anlamına gelir.”
„Devlet bu tahliyelerin riskini görmek zorunda“

Avukat Kılıç, İstanbul Sözleşmesi’nin önemine ve koruma mekanizmalarının gerekliliğine dikkat çekerek konuşmasını sonlandırdı:
“Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmiş olsa bile, kadınları şiddete karşı koruma görevi, uluslararası hukuktan ve kendi Anayasamızdan doğan ‘gerekli özen (pozitif yükümlülük) prensibi’ gereği devam etmektedir. Devlet, bu tahliyelerden kaynaklanan riski önlemek için makul ve etkili önlemleri almak zorundadır. Üstelik bu riskin içine cezasızlık algısının ve İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin, potansiyel mağdurlar için yarattığı güven de dahildir.”
(Bu haber, Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın Avrupa Birliği finansmanıyla yürüttüğü ‘Medya Özgürlüğüne Destek – Güçlü Dayanışma, Özgür Medya Projesi’ kapsamındaki ‘Telif Destek Programı’ desteğiyle üretilmiştir.)

Erkek Şiddeti Veritabanı, Avrupa Birliği tarafından eş finanse edilen ve Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği (CEİD) tarafından yürütülen ‘Türkiye’de Katılımcı Demokrasinin Güçlendirilmesi: Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin İzlenmesi Projesi Faz III LOT I’ kapsamında hayata geçirildi.
Veritabanına https://erkeksiddeti.org/adresinden ulaşabilirsiniz.

(SND/EMK)

Вижте още

Предложение за закон за мотокуриерите: включването им в обхвата на „много опасните професии

Права и общество януари 13, 20263 Mins Read

Турция е втората страна след Индия с най-много уведомления за пестициди

Права и общество януари 13, 20262 Mins Read

Bakırhan: Има ли някакво обяснение за клането в Алепо, докато се търси мир в Анкара?

Права и общество януари 13, 20264 Mins Read

На Тръмп уж били представени варианти за „намеса“ в Иран

Права и общество януари 13, 20261 Min Read

Новата година съживява Laz „Стара сметка“

Права и общество януари 12, 20267 Mins Read

Топене

Права и общество януари 12, 20264 Mins Read

Илхам Ахмед: Извършват се военни престъпления срещу кюрдите в Şêx Meqsûd и Eşrefiyê

Права и общество януари 12, 20262 Mins Read

Образование Сенатор Край на 10-годишното беззаконие

Права и общество януари 12, 20261 Min Read

Открито изслушване по делото Boğaziçi е блокирано: Полицейски роднини вътре, журналисти навън

Права и общество януари 12, 20264 Mins Read

Първоинстанционният съд не е успял да вземе решение за „доверително управление“ в рамките на предоставеното му време

Права и общество януари 12, 20262 Mins Read
Още новини
Икономика

В Държавен вестник от днес (14.01.2026 г.)

януари 13, 2026
Икономика

Тръмп: Плащанията за градовете, които защитават мигрантите, ще бъдат намалени в края на месеца

януари 13, 2026
Политика

Автор Mehmet Mahsum Oral: Всичко се оказва „разказ

януари 13, 2026
Политика

Има ли желание да се наруши процесът?

януари 13, 2026
Политика

Израел засилва военните си действия в Южна Сирия

януари 13, 2026
Политика

И на кюрда му оставаше да се съпротивлява

януари 13, 2026
Политика

Турската република отвори вратата към разпокъсана Сирия

януари 13, 2026
Финанси

Те хвърлиха снежна топка по снежния плуг: Почти катастрофа

януари 13, 2026
Финанси

Добри новини от Okan Buruk за феновете на Galatasaray: „Ще направим трансфер, без да гледаме парите“

януари 13, 2026
Икономика

ООН е обезпокоена от реториката за военна намеса срещу Иран

януари 13, 2026
1 2 3 … 3 183 Next
Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
© 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.