Close Menu
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
Facebook X (Twitter) Instagram
Facebook X (Twitter) Instagram
Haber.bgHaber.bg
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
Haber.bgHaber.bg
Начало » Rojava direnişi Meclis gündeminde: Suruç ile Kobanê aynıdır, sınırlar yüreğimizde yok

Rojava direnişi Meclis gündeminde: Suruç ile Kobanê aynıdır, sınırlar yüreğimizde yok

януари 22, 2026 Политика
Share
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email
BG Прочети на български TR Прочети на турски
DEM Parti Şirnex Milletvekili Ayşegül Doğan, Meclis’te yaptığı konuşmada Kobanê ile Suruç’un tarihsel ve toplumsal bağlarına dikkat çekerek, ‘Yalnızca akraba değiliz,...

DEM Parti Şirnex Milletvekili Ayşegül Doğan, Meclis’te yaptığı konuşmada Kobanê ile Suruç’un tarihsel ve toplumsal bağlarına dikkat çekerek, ‘Yalnızca akraba değiliz, halkız; aynı sesin, aynı yüreğin parçalarıyız’ dedi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) grup önerisinin görüşülmesi ile devam eden Meclis Genel Kurulu’nda DEM Parti milletvekilleri ve Yeni Yol Grubu Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli silahlı grupların Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarına ilişkin konuştu.
DEM Parti Milletvekili Kamuran Tanhan, Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürtlerin varlık ve yokluk mücadelesi verdiğini ve sivillerin üzerine bombaların yağdırıldığını belirterek, “IŞİD barbarlarının yeniden hortlatılmak istendiği karanlık bir dönemden geçiyoruz. Ancak ne acıdır ki, Türkiye’de ana akım medya bu trajediyi tüm çıplaklığıyla halka anlatmak yerine evrensel gazetecilik ilkelerini ayaklar altına alan militarist bir savaş medyacılığı yapmaktadır. Ana akım medya Türkiye’de halkları birbirine düşüren, toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren bir savaş aygıtına dönüştürülmüştür. Önergemizde de belirttiğimiz üzere, çatışma süreçlerinde sadece bir zafer veya imha kurgusu üzerinden değil bölgede yaşanan halkların, kadınların, çocukların yaşadığı acıların kasten görünmez kılındığı görülüyor. Kuzeydoğu Suriye’de Kürtlere, Alevilere, Süryanilere, kadınlara yönelik insanlık dışı saldırılar yaşanırken kimi medya organları bu vahşeti bir temizlik hareketi olarak sundular bugün. HTŞ ve türevi karanlık yapılar medya aracılığıyla ‘muhalif güçler’ adı altında makyajlanarak topluma meşru birer yapı olarak sunulmaya çalışılmaktadır. Başka bir ifadeyle, barbar çeteler meşrulaştırılmak isteniyor. Sosyal medyada denetimsizce yayılan ve kimi zaman resmî ağızlarca desteklenen savaş çığırtkanlığı toplumun sinir uçlarıyla oynamakta ve ırkçı saldırılara zemin hazırlamaktadır; bu, tam olarak toplumda infial yaratma çabasıdır. Mevcut medya düzeninde hâkim olan tekçi ve şovenist dil Türkiye’deki farklı halkların birbirine olan güvenini sarsmakta ve cezasızlık kültürünü beslemektedir” dedi.
‘Barışa ve barış medyacılığına ihtiyacı var’
Savaş medyacılığının ölümü, yıkımı ve göçü kutsadığını, barış medyacılığı ise çatışmanın insani maliyetini, sivillerin yaşadığı acıları ve her şeye rağmen var olan çözüm olanaklarını görünür kılmaya çalıştığını belirten Tanhan, devamla şunları söyledi: “Ancak bakıyoruz, Bilgi ve Teknoloji Kurumu (BTK), 2026 yılının ilk bir ayında 1 milyondan fazla hesabı erişime kapatıyor. Anlaşılan, BTK 2026’yı Türkiye için ‘erişim engeli yılı’ olarak ilan etmiş. Ben bu sözleri yazarken X hesabım kullanılıyordu ama dün gece baktım ki benim X hesabım BTK tarafından, yasal bir talep doğrultusunda, Türkiye sınırları içerisinde erişime engellenmiş. Bir milletvekilinin hesabı engellenebiliyorsa bu ülkede mahkeme
kararıyla her şey yapılabilir demektir. Bugün kimi medya organlarının bir savaş aygıtı olarak kullanılmasının önüne geçilmesi, halkların kardeşliğini ve demokratik değerleri esas alan bir yayıncılık anlayışının teşvik edilmesi Türkiye’nin geleceği için hayati bir önemdedir.  Eğer siz Türkiye’de savaş çığırtkanlığı yaparsanız, her gün elinizde değnekler çıkarsanız canlı yayınlarda ‘Şöyle olacak, böyle olacak, savaş uzmanıyım veya generalim’ falan derseniz savaş çığırtkanlığı yaparsınız ama bu ülkenin savaş çığırtkanlığına, savaşa ihtiyacı yok; barışa, hiç denenmemiş bir şeye ihtiyacı var.”
Medyanın dili 
Suriye’nin zor ve kritik bir süreçten geçtiğini belirten Ekmen ise “Gerek komşu ülkemiz olması gerekse de Suriye’deki Kürt, Arap, Türkmen, Alevi, sayıları az da olsa Dürzi vatandaşların her biriyle Türkiye’nin kültürel, tarihsel bağlarının varlığı ve yine her grubun akrabalarının varlığı dikkate alındığında Türkiye için bu mesele âdeta bir iç meseledir ve medya için sorumlu yayıncılığın her zamankinden fazla gerekli olduğu açıktır. Birkaç temel ilkeyi öncelikle hatırlatmak gerekir: Gerçeğe aykırı manipülatif, hatta provokatif amaçlı bilgi ve görüntülerin çok kolay yayılabildiği, bu görüntülerin etkisinin öngörülemez derecede etkili olduğu bir düzlemdeyiz. Örneğin, bir kadın bedeninin 4’üncü kattan aşağıya atılması veya sağ ele geçirilenlerin öldürülmesine dair videoların geniş kitleleri provoke ve tahrik etme potansiyeli olduğu gibi bu ve benzeri videoların vatandaşlarımızın bir kısmının duygu dünyasında kırılma ve yarılma yarattığı da açıktır. Medyanın diline gelince unutulmamalıdır ki Suriye’deki gelişmeler merkezî hükûmetin egemenlik alanını genişletme çabası olarak görülse de operasyonun Kürt nüfusunun çoğunluk olduğu şehirlerin sınırına dayanmış olması nedeniyle her türlü gelişmenin Arap-Kürt ikilemine hapsedilmesi riski doğuruyor” şeklinde ifadeler kullandı.
‘Siyasi müzakere ve toplumsal mutabakat esas olmalı’
“YPG’ye ait meselelerin dahi Kürt vatandaşlarımızca oradaki sivil akrabalarının güvenliği ekseninde değerlendirildiği unutulmamalıdır” diyen Ekmen, bu durumun dil ve yorumların hassasiyetini artırdığını söyleyerek, “10 Mart anlaşmasına uyulmuş olsa, kurulu devlet düzeninin bir parçası olabilecek YPG’nin, 14 Aralık sonrası stratejik kırılmayı doğru okuyarak silahlı mücadele yerine siyasi müzakerelerin sabırla ve esneklikle yürütmesi zorunludur. 14 Aralık 2024 tarihinde Şam’ın el değiştirme sürecinin Türkiye, ABD, İngiltere, NATO ülkeleri ve Avrupa Birliği ülkelerinin doğrudan rolü veya onayıyla gerçekleştiği göz önüne alındığında, tüm talep ve pozisyonların bu gerçekliğe göre yenilenmesi gerekir. Devletlerin duyguları yoktur, devletlerden vefa beklenemez; onlardan talep edilecek şey yeni Suriye’nin inşasında adil ve dengeli bir tutum almaları olabilir. Suriye’de kalıcı barış ve istikrarın yol haritası bellidir. Yıkım dönemi bitmeli, inşa dönemi başlamalıdır. Taraflar güç ve meşruiyeti başka başkentlerde ve yabancı aktörlerin desteğinde değil içeride sağlanacak toplumsal mutabakatta aramalıdır. Uluslararası rüzgâr kimden yana eserse essin, asıl olan, Suriye halkının kendi arasındaki istişare ve uzlaşısıdır. Hiçbir gerekçe sivil yerleşim yerlerinin çatışma sahasına çevrilmesini meşru kılamaz” diye konuştu.
‘Suruç–Kobanê aynıdır, sınırlar var ama yüreğimizde değil’
Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşananların Türkiye’yi yakından ilgilendirdiğini söyleyen DEM Parti Şirnex Milletvekili Ayşegül Doğan ise “Birkaç gün önce Suruç’taydım ve biliyorsunuz Suruç Kobani demek. Tıpkı Nusaybin-Kamışlo, Ceylânpınar-Serekaniye gibi Suruç ve Kobani’de aynıdır. Suruç’tan ses verdiğinizde birkaç kilometre ötedeki Kobani’de yankılanıyor. Aramızda tarihsel bölünmüşlüğün bir tezahürü olarak elbette sınırlar var ancak bu sınırlar yüreğimizde yok. Yalnızca akraba değiliz halkız, aynı sesin, aynı yüreğin parçalarıyız. Aslında biliyorsunuz bu gerçekliği. Bu tarihsel bölünmüşlüğe dair her ne kadar farklı ideolojik yaklaşımlar olsa da aramızdaki birliğe dair bir gölge yaratmadığını biliyorsunuz. Buna rağmen soruluyor: ‘Size ne oluyor?’ diye. Peki, ben de şimdi öyle diyenlere ‘Size ne oluyor’un başka bir versiyonunu göstermek istiyorum. Kobani kuşatıldığında kazandıklarını sananlar, açıklamalar yapanlar, bir yandan da kardeş olduklarını söyleyenler, Kürtler öfkelendiğinde ise diyorlar ki: ‘Kürtler niye öfkeleniyor?’ Çünkü Kürtler Suriye’de 2014 yılından bu yana IŞİD’le mücadele ediyor, bunun çok ağır bedelini ödediler. Burada, bu Parlamentoda, bu sıralarda vaktiyle oturan Eş Genel Başkanlarımız, milletvekili arkadaşlarımız şu an hapiste. Neden bedel ödüyorlar? IŞİD’le mücadele edenlere destek çıktıkları için ve Türkiye’nin de sınır güvenliğini etkileyecek bir konuda oldukça gerçekçi bir politika yürüttükleri için” diye belirtti.
‘Bu isyanı görmelisiniz’
Türkiye’ye “Bu isyanı görmelisiniz” diye seslenen Ayşegül Doğan şöyle devam etti:
“Artık bir karar vermelisiniz. Bizim tarafımız da kararımız da belli: bir arada eşit ve özgür yaşamdan yana, haysiyeti korunmuş bir birliktelikten yanayız. ‘İçeride dışarıda, her yerde barış, eşitlik’ diyebiliyor musunuz? Bunun için adım atmaya var mısınız? Yalnızca iktidara sormuyorum, muhalefete de soruyorum: Sessiz kalmak tarihin affetmeyeceği bir insanlık suçudur. Hiç kimse bu meseleyi yalnızca DEM Parti’nin omuzlarına bırakamaz. Hiç kimse bu meselede yalnızca DEM Parti’nin söz söylemesini bekleyemez, beklememeli. Kimse binlerce, milyonlarca insanın ayakta, gece gündüz, 6 Ocaktan bu yana kalbinin attığı yeri, Rojava’yı görmezden gelemez. İnsanlık onuru ve evrensel değerler için verilmiş ve verilen bir mücadele kriminalize edilemez. Bırakınız Kürtler karar versin kimlerin kendilerini nasıl temsil edeceğine; buna da siz karar vermeye çalışmayın. Eğer ölüm siyaseti yaparsak, ölümün siyasetini yaparsak siyaset ölür. Siyasetin ölmemesi için ölümün siyasetinden, hamasetten, kandan, çatışmadan beslenen bir siyasetten vazgeçmek gerekir ve şimdi cesur olmak, karar vermek, saf tutmak, özgürlükten, barıştan, eşitlikten, demokrasiden yana durmak gerekir. Kadın felsefesi emin olun bu barbarları yenecek. Daha önce de yendi, yine yenecek. Kadınlardan korkun, onların cesaretinden ve direnişinden korkun; onların saç örgüleri ilmek ilmek örülen direniş hikâyeleridir.”
Kaynak: MA

Вижте още

Yazık oldu

Политика януари 23, 20261 Min Read

Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

Политика януари 23, 20261 Min Read

Ebubekir Şahin şaşırttı

Политика януари 23, 20261 Min Read

Küresel sarsıntı

Политика януари 23, 20261 Min Read

Atatürk gençliği

Политика януари 23, 20261 Min Read

TBMM Genel Kurulunda kabul edildi: En düşük emekli aylığı 20 bin lira oldu

Политика януари 22, 20266 Mins Read

Veli Ağbaba, emeklilere seslendi: Çıkın sokağa ve hakkınızı alın. Bunlar ancak bundan anlar

Политика януари 22, 20264 Mins Read

Fransa’da Kürtler Rojava için ayakta: En büyük gücümüz ulusal birlik

Политика януари 22, 20265 Mins Read

Mîdyad-Kerboran yolunda kaza: 3 kişi hayatını kaybetti

Политика януари 22, 20261 Min Read

Avrupa Parlamentosu, AB ile ABD arasındaki ticaret anlaşmasının onay sürecine yeniden başlıyor

Политика януари 22, 20261 Min Read
Още новини
Спорт

Cahit Yavuz: Zeynep rakibine değil duygularına yenildi

януари 23, 2026
Спорт

Oulai 5.5 milyon euro: Taylan Bulut 6!

януари 23, 2026
Технологии

Suzuki’de indirim günleri başladı, Clio parasına Vitara satıyorlar

януари 23, 2026
Спорт

Fenerbahçe’ye ‘Beto’n gibi golcü

януари 23, 2026
Технологии

POCO M8 Serisi: Orta Segmentte 5G Eğlencenin Yeni Standardı

януари 23, 2026
Спорт

Beşiktaş’a Güney Koreli golcü: Hyeon-gyu Oh

януари 23, 2026
Технологии

TRAI, 2026 Yapay Zeka Trend Raporu’nu yayımladı

януари 23, 2026
Спорт

Kartal’a Zakaria kapısı kapatıldı: Kimse ikna edilemedi

януари 23, 2026
Технологии

Karne heyecanı Teknosa’da devam ediyor!

януари 23, 2026
Технологии

HepsiJET PRO ile B2B Lojistiğinde Verimlilik Dönemi

януари 23, 2026
1 2 3 … 3 379 Next
Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
© 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.