Close Menu
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
Facebook X (Twitter) Instagram
Facebook X (Twitter) Instagram
Haber.bgHaber.bg
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
Haber.bgHaber.bg
Начало » Korku ve konfor çağında emperyalist saldırı

Korku ve konfor çağında emperyalist saldırı

януари 19, 2026 Политика
Share
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email
BG Прочети на български TR Прочети на турски
Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısı ve ABD’nin Venezuela’ya müdahalesi bir dönemin sonu ve yeni bir tarihsel momente geçişin sembolüdür. Somut olarak II. Paylaşım Savaşı...

Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısı ve ABD’nin Venezuela’ya müdahalesi bir dönemin sonu ve yeni bir tarihsel momente geçişin sembolüdür. Somut olarak II. Paylaşım Savaşı sonrası oluşmuş tüm burjuva hukuku ve düzenine ilişkin kurum, kuruluş ve parametreler ortadan kalmış durumda. Aslında bu sürecin kökleri Büyük Çöküşe, Yugoslavya’nın emperyalist parçalanışına, Irak ve 11 Eylül sonrası Afganistan işgaline dayanıyor. Fakat içine girdiğimiz süreç bütün bu adımlardan öte yeni bir zemini ve çıplak bir dünya düzensizliğini gösteriyor.
Emperyalist asalaklığın ve agresyonun en üst noktasına ulaştık. Çıplak bir uygarlık kriziyle karşı karşıyayız. Bir tarafta zenginler ve robotlar, diğer tarafta çöp nüfus olarak yoksullar, fakirler ve işçi sınıfı var. Burjuvazi alt sınıflardan açıkça nefret ediyor. Burjuvazi için onlar insan ve canlı kategorisinin dışında yer alan ve çalışmakla mükellef yaratıklar. Modern biyolojik ırkçılığın pratik yansımaları yerkürenin her alanında görülüyor. Dünyanın yoksulları, artık nüfus olarak algılanıyor ve ona göre muamele görüyor.
Filistin soykırımının büyük bir soğukkanlılıkla izlenmesi ve açık destek verilmesi, Sudan’da katliamların yok sayılması boşuna değil. Kapitalizmin tarihinin en yıkıcı dönemine giriyoruz. Son yarım yüzyılda neoliberal kapitalizmin yarattığı sosyo-ekonomik yapı, çürüme ve asalaklaşmanın kaçınılmaz sonuçlarını yaşıyoruz.
Sömürgeci kibir ve güç arzusu
Yeni gerçekliği yeni dünya düzensizliği ve sürekli savaş hali üzerinden okuyabiliriz. Emperyalist kapitalist sistemin en karakteristik özelliklerinden biri emperyal özneler arası güç dağılımındaki değişimdir. Kapitalizmin doğasında olan eşitsiz birleşik gelişim yasasının bir yansıması olan bu durum somut olarak Çin- ABD gerilimi olarak kendini dışavuruyor. Ve bir dünya savaşının aktüelleşmesinin önünü açıyor. Sürekli savaş hali bir anlamda III. Dünya savaşının başlangıcı işaret ediyor.
ABD emperyalizmi hegemonyasının aşınmasına bağlı olarak yeni bir dünya düzeni kurma kapasitesini yitirmiş durumda. Dünyanın en borçlu ülkesi olması, doların senyoraj hakkında yaşanan gerileme ve farklı fazlarla devam eden kapitalizmin organik krizinin yarattığı yıkıcı sorunlar agresyon politikalarını tetikliyor.
Kâr oranlarında düşüş eğiliminin restorasyon çabaları savaşları, yağma ve talanı koşulluyor. Finans kapital kâr açlığını klasik kolonizasyon politikalarını devreye sokarak ve yeni protektoralar yaratarak gidermeğe çalışıyor. ABD emperyalizmi yeni teknolojik gelişmelerle yetkinleşen bir savaş makinasına dönüşmüş durumda. Kendisinden sonra gelen 20 ülkenin toplam askeri gücüne sahip ve tam anlamıyla modern zamanların talancısı ve yağmacısı olarak hareket ediyor. Bir savaş ağası olduğunu dünyaya gösteriyor.
ABD Başkanı Trump, emperyalist arzularını büyük bir pervasızlıkla dile getiriyor. Burjuva kibrinin en açık ifadesi olan sözler aslında emperyalizm özü ve ruhunu çıplak bir şekilde dışa vuruyor. Karşımızda genelde düşünüldüğü gibi psikopatolojik bir vaka yok, aynen Hitler gibi finans kapitalin, mali sermayenin gerçek temsilcisi, onları en iyi anlayan ve en iyi temsil eden bir kimlik bulunuyor. Tıpkı Afrika kıtasında İngiliz sömürgeciliğini yayan, kıtanın kaynaklarını talan ve yağma eden C. Rhodes ya da beyaz ırkın üstünlüğünü savunan ve sömürgeciliği medeniyet götürme diye tanımlayan W. Churchill gibi…
Korku ve konfor dünyası ve apolitizasyonun tasasızlığı
Yeni kapitalizm ya da neoliberalizm çürümüş bir toplum ve yeni bir efendi köle diyalektiği yarattı. Yabancılaşma ve şeyleşmenin derinleşmesini gösteren bu süreçte herkesin bir konfor alanı var ve bir nevi güvenlik hissi, güvenlik illüzyonu içinde yaşıyor. Neo- liberal birey kölelik zincirinin sesini duymuyor, hatta zincirin varlığından hoşlanıyor. Bir nevi köleleşmeyi arzuluyor. Yeni kapitalist devlet de jel özelliğiyle bu duyguyu o bireye veriyor.  İktidar ve tahakküm ilişkisini bunun üzerinden inşa ediyor ve yeniden üretiyor. Şiddetin rafine kullanılması, finans kapital devlet ilişkisine dokunulmadığı noktada yaratılan güvenlik duygusu ve tüketme özgürlüğü ve sürekli haz inşası tahakkümün ve iktidarın içleştirilmesine, E. La Boetie’nin ifadesiyle bir nevi kölelik arzuna yol açıyor.
Apolitizasyon bütün bu sürecin işlemesinde tutkal işlevi görüyor. Özellikle ikinci beden haline gelmiş akıllı telefonlar ve sosyal medya apolitizasyonun her saniyede yeniden üretilmesini ve inşasını sağlıyor. Bireyin ruhunu ve ontolojisini tahrip ediyor. İşte bu birey Gazze’de yaşanan soykırımı normalleştirirken, Sudan’da yaşananlar haber konusu bile olmuyor.
Apolitik bireyin en büyük meziyeti dünyanın merkezinde kendini görmesidir. Bu bencilik narsisizmle besleniyor. Konfor alanını kaybetmemek için hiçbir şeyi görmüyor ve hissetmiyor. Aslında bütün bunlar bilinçli bir tercih ve çaresizliğin ifadesi…
Venezuela ablukası ve saldırısı bu manada son derece önemli bir gelişme. Bir ülkenin devlet başkanı ve eşi kaçırılıyor  (büyük olasılıkla Bolivarcı bürokrasiden destek ve istihbarat alınarak) ve ülkenin temel kaynaklarına başta petrole el konulacağı söyleniyor. Ardından Trump kendini kral ilan ediyor. Ama Venezuela’daki öğretmen aynı sabah hiçbir şey yokmuş gibi okuluna gidiyor, ders yapıyor, market çalışanı marketi açıyor. Çocuklar okula gönderiliyor. Günlük hayat bütün rutiniyle sürmeye devam ediyor. Gazze’de soykırım yaşanırken dünyanın başka coğrafyalarda bunların yeniden yeniden tekrarlanması gibi.
Gerçek manada korkulması gereken şey bu durum ve haldir. Kısaca yeni ruh, yeni düzen ve yeni bir insanla karşı karşıyayız. Korku ve konforun, çaresizlik ve bencillik dünyasının yarattığı yeni gerçeklikle…
Bütün tartışmalar ve değerlendirmelerde gözden kaçan şey bu yeni sosyoloji ve insanlık durumudur.
Ne yapmalı ve nasıl yapmalı?
En başta bu yeni gerçekliği görmek, bu konfor ve korku dünyasının da dışında bırakılmış; atık ya da çöp nüfus kabul edilen, hiçbir güvenlik ve güvence olanağı olmayan yığınlarla yani yoksullarla, fakirlerle ve işçi sınıfıyla ontolojik ve stratejik bir ilişki kurulmalı, burada biriken korkunç öfkenin parçası olunmalıdır. Bu süreç küresel düzeyde sınıfsal antagonizmayı şiddetlendirmektedir. Sınıfsal öfke tüm kıtaları saran bir dip akıntısı haline gelmiştir.
Neoliberal kapitalizmin yarattığı bu katastrofik dünyaya karşılık antagonist çelişkinin küresel düzeyde şiddetlendiği, çelişkilerin aynılaştığı ve paralelleştiği, düğümlendiği ve iç içe geçtiği bir yüksek konjonktürün içindeyiz.
Anti- emperyalist, anti- kapitalist, anti-faşist mücadelenin iç içe geçtiği bir konjonktürün içindeyiz.  Bu mücadelenin söylemden öte vücut bulması ancak başta işçi sınıfı olmak üzere alt sınıfların örgütlenmesi ve ayağa kalmasıyla mümkündür. Çünkü bu birleşik mücadelenin gerçek ve sahici öznesi, sahte güvenlik ve görece konfora da sahip olmayan alt sınıflardır. Özgürlük, eşitlik, adalet, kardeşlik, dayanışma ve onurun yeniden mayalanması alt sınıfların içinde olacaktır. Örümcek ağı gibi organik ve yaşamsal bir biçimde örgütlenmeliyiz.
Kapitalizmin küresel bir sistem olması, interkonnekte yapısı, entegrasyon düzeyi, küresel emek, değer ve meta zincirinin oluşumu zincirleme reaksiyonların nesnel zeminlerini de yarattı. Bu, devrimin senkronunu doğurduğu gibi dünya devriminin olanaklarını da ortaya çıkarmaktadır. Bir anlamda en zayıf halka, çoklu zayıf halka, dünya devriminin senkronu gibi…
Zemberek herhangi bir coğrafyada boşalabilir… Küçük bir dalga küresel bir kasırgaya yol açabilir. Hindistan’dan Çin’e; Arjantin’den Türkiye’ye; Venezüella’dan tüm kıtaya…
Kelebeğin kanat çırpışı içinde olmalıyız. Yoksulların, fakirlerin ve işçi sınıfın yüreklerinin acıdığı yerlere dokunmalıyız. Önce Engels, sonra Rosa’nın dediği gibi ya sosyalizm ya barbarlık!
Sınıf ve ezilenler omuzdaşlarına, yoldaşlarına kulak verecektir.  Örgütlü halkı hiçbir güç yenemez.

Вижте още

HTŞ’ye bağlı çetelerin Rojava’ya saldırıları sürüyor: DSG-YPJ ve halk direniyor

Политика януари 19, 20265 Mins Read

TCŞ’den çağrı: Kobanê ruhu ile Rojava’yı savunalım

Политика януари 19, 20262 Mins Read

DSG direniş çağrısı yaptı: Birleşin, işgalcilerin sınırlarını yıkın, direniş mücadelesine katılın

Политика януари 19, 20262 Mins Read

Rojava’da evrensel hukukun sınırı: Hukuk mu, çıkar mı?

Политика януари 19, 20264 Mins Read

CHP MYK’nin öncelikli gündemi emekliler

Политика януари 19, 20263 Mins Read

Erdoğan’dan Kabine sonrası açıklama: „Unutmayın Suriye, Suriyelilerindir“

Политика януари 19, 20262 Mins Read

İsias Otel: Kamu görevlilerinin yargılandığı davada karar çıktı

Политика януари 19, 20263 Mins Read

CHP’li isimlerden Şükrü Genç’e verilen hapis cezasına tepki

Политика януари 19, 20264 Mins Read

Citizens want an early election

Политика януари 19, 20263 Mins Read

AYM’den tutsakların görüşmelerinin dinlenmesine bir kez daha ihlal kararı 

Политика януари 19, 20262 Mins Read
Още новини
Общество

‘Şeriat’ çıkışı nedeniyle hedef gösterilen Esra Erol özür diledi

януари 19, 2026
Жени

Son dakika… Suriye ordusu, Haseke kent merkezinin dış mahallelerine ulaştı

януари 19, 2026
Новини

‘Zootropolis 2’ Hollywood’un en yüksek hasılat yapan animasyon filmi

януари 19, 2026
Жени

İletişim Başkanı Duran’dan Suriye’deki gelişmelere ilişkin paylaşım

януари 19, 2026
Общество

Akaryakıtta yeni zam kapıda

януари 19, 2026
Жени

Doğan Ali Doğan, DEİK Türkiye-Uganda İş Konseyi’ne yeniden başkan seçildi

януари 19, 2026
Финанси

Terör örgütü YPG/SDG, hapishaneyi devretmemek için Suriye ordusuyla çatışıyor

януари 19, 2026
Жени

Tamirciden çıkardığı otomobil alev aldı

януари 19, 2026
Жени

Danimarka Dışişleri Bakanı: ‘Trump, samimi ve içten bir şekilde Grönland’ı istiyor’

януари 19, 2026
Общество

Sergen Yalçın müjdeyi verdi! Transferler için o günü işaret etti

януари 19, 2026
1 2 3 … 3 307 Next
Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
© 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.