Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, erkek şiddeti sonucu katledilen Durdona Khakımova için Ankara’da eylem düzenleyerek “Öldürülen tüm kadınların ve Durdona’nın hesabını soracağız. Kadınların bedenlerinin konteynerlerde bulunduğu bu düzeni değiştireceğiz” dedi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, İstanbul Şişli’de bir çöp konteynerinde uzuvları kesilmiş halde bulunan 36 yaşındaki Durdona Khakımova’nın için Ankara’da bir araya geldi.
Yüksel Caddesi’nde toplanan kadınlar, “Asla yalnız yürümeyeceksin”, “Anayasayı, yasayı, sözleşmeyi uygula” ve “Kadın cinayetlerini durduracağız” sloganları attı, ellerinde, „Münevver’den Durdona’ya kadın cinayetlerini durduracağız“ yazılı dövizler taşıdı.
„ŞEHİRLER VE İSİMLER DEĞİŞSE DE KADINLARA YÖNELİK ŞİDDET DEĞİŞMİYOR“
Platform adına basın açıklamasını Ankara Temsilcisi Işıl Kurt yaptı. Yapılan açıklamada, Khakımova’nın cansız bedeninin, şehir merkezinde bir çöp konteynerinde bulunduğu belirtilerek, „Failler, başlarına bir şey gelmeyeceğinden o kadar emin ki, öldürdükleri kadının bedenini herkesin gözü önünde bir konteynere bırakabiliyor“ denildi.
Açıklamada şunlar kaydedildi:
„Bundan 17 sene önce, 3 Mart 2009’da Münevver Karabulut’un cesedi de bir çöp konteynırında başı gövdesinden ayrılmış halde bulunmuştu. 17 yıl önce onun davasıyla mücadelemizi başlattık. Bugün de Durdona Hakimova için buradayız. Yıllar geçse de şehirler, isimler değişse de kadınların yaşadığı şiddet aynı. Bu olay cezasızlık politikalarının bir sonucudur; kadın cinayetlerinin yıllardır görmezden gelinmesinin, verilerinin devlet tarafından tutulmamasının, kadın cinayetlerini durdurmak için bir politika izlenmemesinin sonucudur. Adalet sisteminin hiçbir şekilde işlememesinin sonucudur. Failler ceza almayacaklarına o kadar eminler, başlarına bir şey gelmeyeceğine o kadar inanıyorlar ki şehir merkezinde, herkesin gözü önünde olan bir çöp konteynırına öldürdükleri kadının bedenini atabiliyorlar.
„CEZALARIN VE ADALET SİSTEMİNİN CAYDIRICILIĞI KALMAMIŞ DURUMDA“
Münevver öldürüldüğünde de söylemiştik, yıllardır her kadın cinayetinde de söylüyoruz: Bu ülkede çok ciddi bir cezasızlık sorunu var. Cezaların ve adalet sisteminin caydırıcılığı kalmamış durumda.
Fail ifadesinde Durdona’yla o gün tanıştıklarını, ilişkileri olduğunu, tartıştıklarını ve bunun üzerine öldürdüğünü söylemiş. Böyle söylemesi ne kadar kolay, değil mi? Ama bir kadın öldürüldü, öldürüldü.
Bu ifade baştan sona indirim almaya çalışma üzerine kurulu. Çünkü failler indirim alabileceklerini, kısa süreli hapis cezalarıyla kurtulabileceklerini düşünüyorlar. Çünkü bu iktidar, yıllardır politikalarıyla kadınların faillerine bunu düşündürtüyor.
„İKTİDARIN DA PEŞİNDEYİZ“
Failler Durdona’yı Ümraniye’de öldürmüş, Şişli’ye getirmişler. Başlarına hiçbir şey gelmeyeceğini, izlerinin bulunamayacağını düşünüyorlar. Kimsenin onların peşine düşmeyeceğini düşünüyorlar. Çünkü bu ülkede soruşturmalar etkin yürütülmüyor, uzaklaştırma kararları uygulanmıyor, şüpheli kadın ölümleri aydınlatılmıyor.
Ama biz düşüyoruz bu kadın cinayetlerinin peşine; bütün faillerin peşindeyiz. Kadın düşmanlarının peşindeyiz. Onlara cesaret veren kim varsa peşindeyiz. İktidarın da peşindeyiz.
„İKTİDARIN POLİTİKALARININ SONUCU“
Nerede bir kadın öldürülse, şiddete uğrasa hep birlikte meydanları dolduruyoruz. Adliyelerde buluşuyoruz, adalet arıyoruz. Ve önemli bir yol katettik. Toplum artık bu eşitsizliğin farkında. Kadın cinayeti gerçeğinin farkında. Çözümünün de farkında. Kadınlar haklarını biliyor. Yaşamak için direniyor, mücadele ediyor. Buna ayak direyen bu ülkeyi yönetenlerdir. Kadınların yaşam hakkının ellerinden alınmasına göz yuman, bu konuda faillere cesaret veren iktidardır.
Bu göz yummaların, ayak diremelerin sonucunda geçtiğimiz günlerde İzmir’de bir arkadaşımız Gözde Akbaba, uzaklaştırma kararı olmasına rağmen, sokak ortasında vurularak öldürüldü.
Başka bir arkadaşımız Elif Kumral ise Balıkesir’de birkaç gün kaybolmasının ardından ölü bulundu.
Sibel Külah, Antep’te boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından başından aşağı kezzap dökülerek ağır yaralandı
Dün ise Durdona Hakimova’nın bedeni, şehir merkezinde bir çöp konteynırında bulundu.
İşte iktidarın politikalarının sonucu budur. 6284 sayılı kanunun tartışmaya açılmasının sonucu budur.
„BUNLARI YAPAN AKP İKTİDARIDIR“
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un sürekli tartışmaya açılması; kadınlar şiddet görebilir, öldürülebilir demektir.
İstanbul Sözleşmesi’nden imzanın çekilmesi, kadınların eşit yurttaşlık hakkı yoktur demektir. Bunları yapan AKP iktidarıdır.
Bakın, Durdona göçmen bir arkadaşımız. Bambaşka bir ülkeden gelmiş. Belki de çalışmak için geldi, bambaşka hayalleri vardı. Kendine yeni bir hayat kurmak istedi. O hayaller elinden alındı.
2025 yılında 294 kadın cinayeti gerçekleşti. Hepsi bugün aramızda olabilirdi. Kadın düşmanı politikalar, cezasızlık politikaları onları hayattan kopardı.
Öldürülen tüm kadınların ve Durdona’nın hesabını soracağız; failin hak ettiği cezayı almasını sağlayacağız, sürecin takipçisi olacağız. Kadınların bedenlerinin konteynırlarda bulunduğu bu düzeni değiştireceğiz, kadın cinayetlerini durduracağız.“

