Close Menu
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
Facebook X (Twitter) Instagram
Facebook X (Twitter) Instagram
Haber.bgHaber.bg
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
Haber.bgHaber.bg
Начало » Barışı savunanlar cezalandırılmaya devam ediyor

Barışı savunanlar cezalandırılmaya devam ediyor

януари 2, 2026 Политика
Share
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email
BG Прочети на български TR Прочети на турски
Bundan 10 yıl önce -içinde benim de yer aldığım- 2212 akademisyen “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bir bildiri yayımladı. Bildiriyle amaçlanan, 7 Haziran 2025...

Bundan 10 yıl önce -içinde benim de yer aldığım- 2212 akademisyen “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bir bildiri yayımladı. Bildiriyle amaçlanan, 7 Haziran 2025 seçimleri sonrasında hızla yükselen şiddet ortamına ve hukuk dışı uygulamalara karşı “siyasi iktidarı, hukuk devleti olmanın sınırları içinde kalmaya çağırmak”tı. Zira bu çağrının yapıldığı günlerde Kürt sorununun çözümü için kurulan müzakere masası dağıtılmış, onlarca canın yitirildiği Suruç ve 10 Ekim katliamlarının yanı sıra -Diyarbakır başta olmak üzere- birçok il ve ilçede sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş, sivillerin ölümü ulusal basında haber olmaya başlamıştı.
Ulusal ve uluslararası insan hakları örgütlerinin -bildiriden daha sonra yayımladıkları- bu döneme ilişkin raporlarında şu tespitler yapılıyordu: “Ağustos 2015’den itibaren ilan edilen süresiz sokağa çıkma yasakları nedeniyle 2 milyona yakın yurttaş gıda, su, geçim kaynakları, acil sağlık hizmetleri, eğitim, adalete erişim gibi en temel insani hak ve özgürlüklerinden mahrum bırakılmış; 355 bin’i aşkın yurttaş bu dönemde sürdürülen operasyonlar sırasında evlerini terk ederek, göç etmek zorunda kalmış; -resmi olarak belirlenebilen- 79’u çocuk, 71’i kadın, 30’u ise altmış yaşın üzerinde olmak üzere 323 sivil yaşamını kaybetmiştir.”
Anayasa başta olmak üzere, ulusal ve evrensel hukuk normlarının görmezden gelindiği bu dönemde yaşam hakkı, adil yargılanma hakkı, eşit yurttaşlık hakkı gibi insan haklarının en temel ilkeleri ihlal ediliyordu. Hak ihlallerinin Kürt illerinde olması nedeniyle ülkenin genelinde bir sessizlik, umursamazlık hâkimdi. Oysa siyasi otoritenin hukuk tanımazlığına karşı toplumsal tepkinin gösteril (e)memesi, bu durumun meşrulaşması ve tüm ülkede kalıcı biçimde yaygınlaşması tehlikesini de beraberinde getiriyordu. Bu da zaten sorunlu olan hukuk düzeninin tamamen ortadan kaldırılarak Türkiye’nin hızla otokratik bir rejime sürüklenmesi anlamına geliyordu.
“Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisi milletvekillerine hitaben yazılmıştı ve siyasi iktidarı hukuk sınırlarını aşmamaya davet ederken halkın vekillerini de otokratik rejime yol açan gelişmeler konusunda uyarıyor ve parlamenter sistem içinde bu sürece karşı bir tavır almalarını bekliyordu. Bildirinin yayımlanmasının hemen ardından, bildiride imzası olanlar, devletin en tepesindekilerden, çete elebaşlarına kadar birçok ismin hakaretine, hedef göstermesine, “kanlarında duş alma” fantezilerini de içeren tehditlerine maruz bırakıldı. İmzacı akademisyenlerin bazılarının evleri basıldı, gözaltına alınanlar, tutuklananlar oldu. Tüm baskılara rağmen imzacılar geri adım atmadı.
Ancak ne parlamentoda ne de toplumda otoriterleşme sürecinin önünü alacak bir tepki ortaya konulamadı ve maalesef bildirinin yayımlanmasından yaklaşık 7 ay sonra 15 Temmuz darbe girişimi bahanesiyle ilan edilen OHAL ile otokratik rejimin kurumsallaşmasına yönelik “ilk büyük adım” atıldı. Bildiriyi imzalayan akademisyenler OHAL rejiminin öncelikli hedefi oldu. Akabinde KHK’larla 406 akademisyen üniversiteden ihraç edildi. İhraç edilenlerin yanı sıra, iş sözleşmeleri yenilenmeyerek ve istifaya ya da emekliliğe zorlananlarla birlikte toplam 594 imzacı akademisyen üniversitelerden tasfiye edilmiş oldu.
OHAL’in ardından yapılan Anayasa değişiklikleriyle getirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yasama-yürütme-yargı tek elde toplanırken, basın özgürlüğü, akademik özgürlükler ve örgütlenme özgürlüğü büyük ölçüde ortadan kaldırıldı. Bildiride dikkat çekilen tehlike ne yazık ki gerçekleşmiş ve otokratik rejim tam anlamıyla kurumsallaşmış oldu. Böylece daha çok Kürtlere yönelen hak ve hukuk ihlalleri, Türkiye’nin her yanında tüm halklardan muhalifleri baskı altına almanın aracı haline getirildi. Özellikle 2025’te İBB ve CHP üzerinde yoğunlaşan baskılar, gazetecilerin tutuklanması, belediyelere ve şirketlere kayyum atanması bunun en son örnekleri olarak sayılabilir.
Son olarak şunu ifade etmek gerekir ki, az sayıdaki akademisyenin işe iade edilmiş olması kamuoyunda “barış imzacısı akademisyenlerin tümünün akademiye döndüğü” algısı yaratmaktadır. Oysa bu doğru değildir! İşine dönemeyen yüzlerce ihraç akademisyen vardır ve bunların hukuk mücadelesi sürmektedir. 10 yıl önce “Bu Suça Ortak Olmayacağız!” diyerek gelmekte olduğuna dikkat çekmeye çalıştığımız “otokratik rejim”in mahkemeleri, barışı, hukuku ve insan haklarını savunmayı suç sayan (ya da gerçek dışı, kes-yapıştır isnatları gerekçe gösteren) kararlarıyla iade davalarını reddederek barışı savunanları cezalandırmaya devam etmektedir! Bütün bunların Kürt sorununun barışçı yollarla çözümü için yeniden müzakere masasının kurulduğu bir dönemde olması ise sürece ilişkin kaygıları daha da artırmaktadır.

Вижте още

Adana’da dağda mahsur kalan 18 keçi kurtarılmayı bekliyor

Политика януари 2, 20261 Min Read

İmamoğlu’nun diploma davasında duruşma günü belli oldu

Политика януари 2, 20261 Min Read

Zelenski, Dijital Dönüşüm Bakanı’nı Savunma Bakanı olarak atadı

Политика януари 2, 20261 Min Read

BUDO’nun 8 seferi iptal edildi

Политика януари 2, 20261 Min Read

Diyarbakır’da silahlı saldırı: 1 kişi öldü

Политика януари 2, 20261 Min Read

Adaletsiz İnfaz!

Политика януари 2, 20264 Mins Read

Dosya açık, adalet kapalı: Gülistan Doku nerede?

Политика януари 2, 20267 Mins Read

Yanlışta ısrar sadece zararı büyütür…

Политика януари 2, 20264 Mins Read

Devrim emekçisi Hüseyin Aykol yoldaşımızı mücadelemizde yaşatacağız!

Политика януари 2, 20268 Mins Read

Wan’da 223 işçinin eylemi 157’nci gününde de devam etti

Политика януари 2, 20261 Min Read
Още новини
Общество

Venezeula’da patlama sesleri: Birçok yerden duman yükseliyor

януари 3, 2026
Общество

Ünlü oyuncunun basit ameliyatı kâbusa döndü

януари 3, 2026
Общество

Beşiktaş, PSG’nin yıldızını istiyor

януари 3, 2026
Общество

Galatasaray Napoli’nin kapısını çaldı! Lang operasyonu

януари 3, 2026
Общество

Ev alacaklar ve satacaklar dikkat: 1 Şubat’ta tüm kurallar değişiyor

януари 3, 2026
Икономика

Akredite olmadan ‘helal uygunluk’ hizmeti verenlere 2,8 milyona varan ceza

януари 3, 2026
Икономика

OpenAI’de her çalışana 1,5 milyon dolar: Gelirinin yarısını personele verdi

януари 3, 2026
Икономика

Mamdani’nin hamlesi İsrail’i kızdırdı

януари 3, 2026
Икономика

Hızlı kargoda yeni dönem: Ağırlık ve parasal limitler iki katına çıktı

януари 3, 2026
Икономика

Meteoroloji uyardı: Kuvvetli yağış, fırtına ve çığ alarmı

януари 3, 2026
1 2 3 … 2 964 Next
Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
© 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.