Dört aydır yakıt, un ve ilaç girişinin engellendiği Şêxmeqsud, Eşrefiyê ve Benî Zeyd mahallelerinde yaşam tamamen jeneratörlere bağlı. ‘Bu açık bir kolektif cezalandırmadır’ diyen Dr. Osman Şêx Îsa, uluslararası topluma çağrıda bulundu
Halep’in Kürt nüfusun yoğun olduğu Şêxmeqsud, Eşrefiyê ve Benî Zeyd mahalleleri, Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı Türk devleti destekli silahlı çete gruplarının uyguladığı sıkı abluka altında ağır bir insani kriz yaşıyor. Bölge sakinleri, dört ayı aşkın süredir temel ihtiyaç malzemelerinin girişine izin verilmemesi nedeniyle açlık, ilaç eksikliği ve enerji kriziyle karşı karşıya.
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê Mahalleleri Sağlık Konseyi, dün gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla Suriye Geçici Hükümeti’nin kuşatma politikaları nedeniyle yakıt, ilaç ve elektrik eksikliğinin sağlık hizmetlerini durma noktasına getirdiğini duyurdu.
Bölgedeki son durumu ANF’ye aktaran Halep’in Şêxmeqsud, Eşrefiyê ve Benî Zeyd mahalleleri Sağlık Meclisi Eş Başkanı Dr. Osman Şêx Îsa, durumu “daha önce görülmemiş vahşi bir saldırı” olarak nitelendirerek, eski Baas rejimi dönemindeki kuşatmalara benzer uygulamaların yeniden devreye sokulduğunu belirtti.
Dr. Şêx Îsa, “Baas rejiminin çöküşüyle kısa bir rahatlama yaşanmıştı; ancak şu anda halkın iradesini kırmak için gözaltılar, tutuklamalar, sorgulamalar ve temel ihtiyaçların engellenmesi gibi yöntemler sistematik olarak uygulanıyor” dedi.
4 aylık kuşatma, iki büyük saldırı: Halkı açlıkla terbiye etmek istiyorlar
Türk devleti destekli olan ve Şam Hükümeti’ne bağlı El Hemzat ve El Emşat çete gruplarının, her iki mahallede bulunan ve 14 yıldır örgütlenmesiyle, savunmasıyla ve meşru talepleriyle direnen halklara karşı düşmanlığını sürdürdüğünü belirten Dr. Osman Şêx Îsa, Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı grupların özellikle 6 Ekim ve 22 Aralık tarihlerinde gerçekleştirdiği yoğun saldırıları hatırlatarak, bu saldırıların halkın direnişiyle püskürtüldüğünü vurguladı. Ancak yenilgi üzerine abluka ve ambargonun daha da sıkılaştırıldığını ifade eden Osman, “İlaç girişini engelleyerek hastalıkları teşvik ediyorlar, temel ihtiyaçları keserek halkı açlıkla terbiye etmek istiyorlar” diye konuştu.
Dört aydır yakıt, un, gaz ve mazot girişine tamamen izin verilmediğini belirten Dr. Osman, 22 Aralık saldırısında söz konusu mahallelere birkaç saat de olsa genel elektrik sağlayan şebekelerin bilinçli olarak hedef alındığını ve onarımına müsaade edilmediğini aktardı.
Üç haftadır genel elektrik kesintisi yaşanan bölgede, Halep Elektrik Müdürlüğü yetkililerinden Mehmud Ehmed’in, “Cumhurbaşkanı Ahmet Şara talimat verse bile bu mahallelere elektrik vermeyeceğim” yönünde söylemlerde bulunduğunu belirtti.
Okullar soğuk, çocuklar eğitimsiz bırakılıyor
Halep merkezi tarafından okullar için ayrılan 1 milyon litre mazotun, Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zeyd’deki üç okula bilinçli olarak verilmediğini belirten Şêx Îsa, “Çocuklar eğitim görürken soğukla karşı karşıya bırakılıyor. Bu, açık bir kolektif cezalandırmadır” dedi.
Kontrol noktalarında hakaret ve tehdit
Mahallelere giriş çıkışların büyük ölçüde kapatıldığını aktaran Dr. Şêx Îsa, yedi ana yoldan yalnızca ikisinin (biri araç, biri yaya) sınırlı olarak açık olduğunu belirtti. Ancak bu yolların da ağır denetim altında olduğunu vurgulayan Şêx Îsa, “İnsanlar yaya olarak çıkabiliyor ama yanlarında hiçbir şey götürmelerine izin verilmiyor. Özellikle gençlere yönelik tehditler, hakaretler ve ‘ihanet’ suçlamaları var. Kontrol noktalarında halka ‘QSD’li halk, terör halkı’ gibi ifadelerle psikolojik savaş yürütülüyor” diye kaydetti.
Hastanede jeneratör yakıtı bitmek üzere
Mahalledeki yaşamın tamamen mazota bağlı olduğunu belirten Şêx Îsa, fırınların, hastanelerin ve elektrik sistemlerinin jeneratörlerle çalıştığını; dört aydır yakıt geçişinin olmaması nedeniyle birçok hizmetin durma noktasına geldiğini söyledi.
Bölgede aylık 30-35 bin litre mazotla çalışan üç jeneratör sayesinde hizmet veren Şehit Xalid Fecir Hastanesi’nin yalnızca mahalle halkına değil, Halep’in diğer bölgelerine de hizmet verdiğini ifade eden Dr. Şêx Îsa, mevcut yedek yakıtın tükenmesi halinde hastanenin yanı sıra tüm hizmetlerin tamamen duracağı uyarısında bulundu.
Bu durumun özellikle prematüre bebekler için kullanılan kuvözlerin ve hayati öneme sahip birçok birimin devre dışı kalmasına yol açacağının altını çizen Şêx Îsa, onlarca hastanın yaşamının doğrudan tehlikede olduğunu belirtti.
Kanser hastaları tedaviye ulaşamıyor
İlaç ve tıbbi malzeme eksikliğinin kritik boyutlara ulaştığını belirten doktor, kış koşullarının özellikle yaşlılar ve çocuklar üzerinde yıkıcı etkiler yarattığını ifade etti. Dr. Şêx Îsa, “Göğüs, böbrek ve kalp hastalıkları ağırlaşıyor. Kent dışında tedavi görmesi gereken çok sayıda kanser hastası var. Kemoterapi için mahallelerden çıkamıyorlar. Mahalle içinde de bu tedaviler için hiçbir ilaç yok. Bazı temel hastalıklar için bile ilaç bulunamıyor” dedi.
Halep yönetimi ve geçici hükümet sorumludur
1 Nisan Anlaşması’na göre mahallelerin güvenliğinden İç Güvenlik Güçleri ve Halep yönetiminin sorumlu olduğunu hatırlatan Dr. Osman Şêx Îsa, “Gerçekte ise kuşatma uygulayan silahlı gruplara karşı Halep güçleri son derece pasif ve çaresiz. Müdahale etmiyorlar” diye konuştu.
Son olarak uluslararası topluma çağrıda bulunan Şêx Îsa, “Halep yönetimi ve geçici hükümet, bu açlık ve kuşatma politikasından doğrudan sorumludur. İnsan hakları örgütleri ve uluslararası kurumlar, Halep halkının karşı karşıya olduğu bu insani felakete sessiz kalmamalıdır” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Daxistan Roza / ANF
Dört aydır yakıt, un ve ilaç girişinin engellendiği Şêxmeqsud, Eşrefiyê ve Benî Zeyd mahallelerinde yaşam tamamen jeneratörlere bağlı. ‘Bu açık bir kolektif...

