HABER MERKEZİ
Ülkede gazeteciler, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü işsizlik, düşük ücret, baskı ve tutuklamalarla geçirdi. Birçok ilde düzenlenen eylemlerde gazeteciler, „Kutlanacak bir gün değil“ derken DİSK Basın-İş’in yayımladığı Aralık 2025 Basın Çalışanları Taban Ücret Araştırması ise basın emekçilerinin karşı karşıya kaldığı sorunları ortaya koydu.
Basın emekçilerinin ücretlerinin enflasyon karşısında hızla eridiğini ve sektörde yoksullaşmanın derinleştiğine dikkat çekilen rapora göre, basın sektöründe ortalama maaş 42 bin TL olarak ölçüldü, basın emekçilerinin ise yüzde 61’inin bu ortalamanın altında ücret aldığı görüldü.
Raporda, her 10 basın emekçisinden birinin asgari ücret ve altında çalıştığı, her 10 emekçiden 6’sının ise asgari ücretin iki katının altında gelir elde ettiği belirtildi.
Yoksulluk sınırı ve üzerinde ücret alan basın emekçilerinin oranının yalnızca yüzde 5 olduğu kaydedildi.
Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, cumhurbaşkanlığı uçağına en çok davet edilen kişi be kurumlarla ilgili yazdığı raporu paylaştı. Rapora göre 2025’in „gözdeleri“ Taha Dağlı ve Nermin Yurteri olurken televizyon kanalları arasında en çok davet alan 24 TV, gazeteler arasında ise Sabah gazetesi oldu. Sözkonusu gazetecilerin tek faaliyetlerinin, dönüş yolculuğu sırasında Erdoğan’ın basın toplantısına katılmak olduğunu vurgulayan Bildirici, eleştirel nitelikte, Erdoğan’ı rahatsız edecek tek bir soru bile sorulmadığının altını çizdi.
Ayrıca 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında yapılan açıklamaların bazıları şu şekilde:
Türkiye Gazeteciler Sendikası: „Son bir yılda yaklaşık 300 gazetecinin mahkeme salonlarında kendini savunmak zorunda bırakıldığı bir ortamda, 10 Ocak ancak bir mücadele günüdür.’’
CHP Lideri Özgür Özel: „Gazetecilik bir siyasi partinin iktidar olduğunda ele geçirebileceği bir güç değildir!“
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik: „Özgür basının gücünü büyütmek için basın çalışanları ile dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz.’’
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğlulları: „Bir ülkenin ne kadar demokratik olduğunun ölçüsü basın özgürlüğünden geçer.“

