Close Menu
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
Facebook X (Twitter) Instagram
Facebook X (Twitter) Instagram
Haber.bgHaber.bg
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
Haber.bgHaber.bg
Начало » Призив към дълг, а не към солидарност: Двама, трима, още Рожава

Призив към дълг, а не към солидарност: Двама, трима, още Рожава

януари 15, 2026 Политика
Share
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email
BG Прочети на български TR Прочети на турски
Нека повторим днешния лозунг още веднъж и по-ясно: Днес живото сърце на световната революция е тук....

Günümüzün sloganını yeniden ve daha açık söyleyelim: ‘1-2-3 daha fazla Rojava’,  ‘Her yer Rojava her yer direniş’ Bugün dünya devriminin yaşayan kalbi buradadır. Enternasyonalizm iddiası da tam olarak burada sınanacaktır
 Mihri Yılmaz
“Vietnam halkı yalnız değildir; ama yalnız gibi görünmektedir. Onların mücadelesi, üç kıtanın ezilen halklarına ders olmalıdır. Bugün parola, 2-3 daha fazla Vietnam yaratmaktır”
1966’da gerçekleşen Üç Kıta Konferansı’na Che Guevara’nın mektup yazarak gönderdiği bu çağrı, bir dönemin devrimci perspektifinin temel omurgasını oluşturmuştu. 68 hareketinin dünya ölçeğindeki yükselişi, Türkiye’de bunun yansımaları, Altıncı Filo’nun denize dökülmesiyle başlayan eylemler, 71 devrimci çıkışı ve hatta Kürt Özgürlük Hareketinin kuruluş aşamasında bile Vietnam mücadelesinin etkisi son derece belirleyiciydi.
Bilenler bilir; Özgür Halk dergisi, Kürdistan’da yükselen mücadeleyi tarif ederken “Vietnamlaşan Ülke” manşetiyle çıkmıştı. Çünkü bu slogan yalnızca Vietnam’la dayanışmayı değil, her yeri Vietnamlaştırma iradesini ifade ediyordu. Vietnam, o dönem dünya devriminin atan kalbiydi. Soğuk Savaş koşullarında egemenliğini ilan eden ABD’nin burada yaşayacağı yenilginin, özgürlük ve ulusal  kurtuluş mücadelelerinin önünü açacağına dair güçlü bir inanç vardı. Nitekim öyle oldu.
Vietnam’ın inatçı ve uzun soluklu direnişi, Afrika’dan Asya’ya kadar birçok halkın mücadelesine ilham verdi, yol açtı. Vietnam dayanışmasının en temel esprisi ise şuydu: Dünya devriminin en ileri mevzisinde, devrimin atan kalbini savunmak.
Dünya devriminin atan kalbi: Rojava
Bugün ise ne yazık ki dünya devrimlerinin büyük ölçüde geri çekildiği bir tarihsel evreden geçiyoruz. Halkın devrimci yönetimine dayanan, yeni ve sosyalist bir yaşam ufku açan halk devrimlerinin sayısı son derece sınırlı. Tam da bu nedenle, dünya ölçeğinde sosyalist güçlerinin en ileri mevzilerinden biri olan Rojava meselesi hayati bir önem taşıyor. Halkın kendi mücadelesiyle yarattığı bu devrim, 21. yüzyıl toplumsal mücadeleleri içindeki en büyük ve en anlamlı kazanımlardan biridir.
Ne yazık ki içinde bulunduğumuz tarihsel süreçte, ne bölgede ne de dünya ölçeğinde bu devrime nefes aldıracak, onu besleyecek büyük devrimci atılımlara tanık olamadık. Ancak Rojava’nın yanına yeni devrimler eklenmediyse de başta Türkiye olmak üzere dünyanın dört bir yanında devrimciler, antifaşistler, anarşistler, feministler ve özgürlükçü güçler Rojava Devrimi’yle güçlü bir dayanışma sergiledi ve sergilemeye devam ediyor.
Rojava’nın savaşı karşı devrimledir
Ancak bugün bu devrim bir kez daha ağır bir kuşatma altındadır. Bu kuşatmanın bir cephesinde Rojava Devrimi yer alırken, karşı cephede bölgesel gericiliğin temsilcisi HTŞ ve bölgenin en büyük karşı-devrimci gücü olan Türkiye bulunmaktadır. Bu konuda hiçbir tereddüt olmamalıdır. Bugün verilen mücadele, Ortadoğu’nun en örgütlü ve en süreklilik arz eden karşı-devrimci gücüne karşı yürütülmektedir. Bu bir abartı ya da hamaset değildir.
Bir devletin karşı-devrimci karakterini belirleyen şey, yalnızca hukuk düzeni ya da yasaları uygulama biçimi değildir. Esas belirleyici olan, somut bir devrim karşısında aldığı tutumdur. Bu açıdan bakıldığında Türkiye devleti, bölgedeki diğer devletlerin tamamından daha gerici ve daha açık bir karşı-devrimci konumda durmaktadır. Çünkü bölgede hiçbir devlet, devrimci güçlere karşı elli yılı aşan kesintisiz bir savaş yürütmemiştir. Ne bugün ayaklanmaların yaşandığı İran, ne de Suriye devleti bu ölçekte bir karşı-devrimci süreklilik sergilemiştir.
Ayrıca uluslararası dengeler açısından da tablo nettir. Başta ABD olmak üzere uluslararası güçler, Türkiye’nin HTŞ ittifakı ile  Rojava’yı kuşatma politikasına belirli ölçülerde onay vermektedir.
Devrimin kaderi, Rojava ve Enternasyonalizm
Devrimler tarihinde bazı anlar vardır ki bir devrimin kaderi, kendi iç dinamikleri kadar dışarıdaki devrimci gelişmelere de bağlıdır. Ekim Devrimi bunun en açık örneklerinden biridir. Lenin ve diğer devrimciler, devrimin ilk yıllarında dünya devrimini siyasetlerinin merkezine koymuşlardı. Batı Avrupa’da, özellikle Almanya’da devrim gelişmezse Ekim Devrimi’nin büyük zorluklar yaşayacağı defalarca vurgulanmıştı.
Elbette ki bu yaklaşım, Ekim Devrimi’nin kendi iç örgütlenmesini geri plana ittiği anlamına gelmiyordu. Tam tersine, kendi hazırlıklarını ve inşasını sürdürürken, dünya devrimlerinin varlığının bu devrimin yaşaması açısından belirleyici olduğu fikri hâkimdi
Benzer biçimde, faşist Nazi Almanya’sının yükseldiği dönemde dünyanın ilerici güçleri için temel görev faşizmin yenilgisiydi. Dünyanın dört bir yanındaki komünist partiler, sosyalistler,  devrimci örgütler hatta sosyal demokratlar ve liberaller için merkezi görev faşizmin yenilmesi olarak belirlendi.
Bu dönemde neredeyse bütün komünist-sosyalist partilerin kongre kararlarında, faşist orduların yenilmesi ve direnişin zafer kazanması temel politik hedef olarak yer aldı. Çünkü Nazi Almanyası kazanırsa, dünya devrimi büyük bir geri çekilme yaşayacaktı.
Bugün de benzer bir tarihsel eşikteyiz. Rojava’nın durumu bundan bağımsız değildir. Kobané süreci bunun yakın tarihteki en somut göstergelerinden birisidir. Bu tarihi askeri direniş karşısında gösterilen uluslararası dayanışma olmasaydı; sokaklardan meydanlara, üniversitelerden akademilere, sanattan aydın çevrelerine kadar uzanan bu sahiplenme ortaya çıkmasaydı, Kobané’de yazılan tarih bugünkü anlamına kavuşamazdı.
Bugün Rojava, belki de son büyük sınavından geçmektedir. İçinde bulunduğumuz dönemde Rojava’ya yönelik saldırganlık çok daha kapsamlı, çok daha bütünlüklüdür. Bu nedenle başta Türkiye olmak üzere tüm dünya devrimcilerinin, sosyalistlerin bu döneme kilitlenmesi zorunludur. Rojava Devrimi’nin zaferi için güçlü ve sürekli bir seferberlik gerekmektedir.
Bu noktada enternasyonalizmin ölçüsü yalnızca Rojava’ya gitmek değildir. Asıl ölçü, dünyanın her yerindeki devrimcilerin kendi ülkelerinin hükümetlerini bu savaşa karşı tavır almaya zorlamasıdır. Eğer bir devlet bu savaşın parçası ise, o ülkedeki devrimcilerin görevi, yine o devletin yenilgisi için mücadele etmektir. Sosyalist hareketin tarihsel ve vazgeçilmez bir ilkesi, devletleri haksız savaşları sürdüremez ya da destekleyemez pozisyonda bırakmaktır.
Bu bağlamda en büyük sorumluluk Türkiyeli devrimcilere, ilericilere ve sosyalistlere düşmektedir. Görev, Türk devletinin temsil ettiği karşı-devrimci çizginin yenilmesi için mücadele etmektir. Aynı durum, bu savaşın sürdürülmesine onay veren bütün ülkeler ve bunların örgütlü kurumları için de geçerlidir. Rojava dayanışmasının esas halkası dünya sokaklarını Rojava ile buluşturmaktır. Bugün bundan daha büyük bir enternasyonalist sorumluluk yoktur.
Bu yüzden günümüzün sloganını yeniden ve daha açık söyleyelim:
” 1-2-3 daha fazla Rojava”,  “Her yer Rojava her yer direniş”
Bugün dünya devriminin yaşayan kalbi buradadır. Enternasyonalizm iddiası da tam olarak burada sınanacaktır.

Вижте още

Конституционният съд отхвърля иска на CHP за отмяна на регламента за турските въоръжени сили

Политика януари 15, 20262 Mins Read

Срещата между Тръмп и Мачадо беше закрита за пресата

Политика януари 15, 20262 Mins Read

ООН: „Отбелязваме със загриженост инсинуациите за военна намеса срещу Иран“

Политика януари 15, 20262 Mins Read

Явузилмаз от CHP споделя документите на Akkuyu, наричайки го „най-голямото заграбване на пари в историята на републиката“

Политика януари 15, 20262 Mins Read

Озгюр Озел връчи наградата на „Студентско движение Сарачхане

Политика януари 15, 20264 Mins Read

Когато думите не са достатъчни, настъпва разрив

Политика януари 15, 20265 Mins Read

Алепо, Иран и неразрешимостта

Политика януари 15, 20264 Mins Read

Кръстопътища и море

Политика януари 15, 20264 Mins Read

Две деца са убити в Адана

Политика януари 15, 20261 Min Read

Хиляди излязоха на шествие за Рожава: Защитете народите, а не ИДИЛ

Политика януари 15, 20265 Mins Read
Още новини
Икономика

Нова ера в домашните грижи: Промяна на критериите

януари 15, 2026
Икономика

Служебният автомобил на кмета на партията DEM е конфискуван

януари 15, 2026
Спорт

Барселона на четвъртфиналите на Купата на краля на Испания!

януари 15, 2026
Жени

Барселона на четвъртфиналите на Купата на краля на Испания

януари 15, 2026
Жени

Anadolu Efes продължава с лошата си серия! Поредна загуба, този път срещу Баскония

януари 15, 2026
Жени

Той каза, че я е посветил на себе си… Мачадо даде Нобеловата награда на Тръмп

януари 15, 2026
Икономика

Нюйоркската фондова борса приключи деня с увеличение

януари 15, 2026
Икономика

В САЩ Boston Scientific ще придобие здравната компания Penumbra за 14,5 млрд. долара

януари 15, 2026
Спорт

Орландо Меджик победи Мемфис Гризлис в Берлин!

януари 15, 2026
Политика

Конституционният съд отхвърля иска на CHP за отмяна на регламента за турските въоръжени сили

януари 15, 2026
1 2 3 … 3 226 Next
Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
  • Начало
  • Анализи
  • Икономика
  • Новини
  • Политика
  • Спорт
  • Финанси
  • Още
    • Жени
    • Права и общество
    • Технологии
    • Лайфстайл
    • Общество
© 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.