Umut Can FIRTINA
İran’da ekonomik krize karşı başlayarak rejim karşıtı bir kimlik kazanan protestolar büyürken Tahran ve Washington arasındaki gerilim de artıyor. Tahran protestoculara baskıyı artırırken Trump bir kez daha tehdit etti, devrik Şah’ın oğlu Pehlevi ise sokağa çağrı yaptı.
İran’da yerel para birinin değer kaybı ve hayat pahalılığına karşı 28 Aralık’ta başlayan protestolarda tansiyon yükseliyor. Yaklaşık iki haftadır süren protestolar, başkent Tahran ve diğer büyük şehirlere yayılırken yüz binlerce kişi sokakları doldurdu.
31 eyaletin 27’sinde protestolar kitlesel hale gelirken ülkede uçuşlar durduruldu. Rejim, ülkenin birçok noktasında telefon ve internet hatlarını kesti. Dünyada internet kısıtlamalarını takip eden Netblocks, Tahran ve İran’ın birçok bölgesinde ülke çapında internetin tamamen kesildiğini duyurdu.
CAN KAYBI ARTIYOR
Tahran dâhil birçok kentte düzenlenen gösteriler sırasında şiddet olayları yaşanırken bazı silahlı ve yüzleri maskeli kişilerin özel araçlara, motosikletlere bankalara ve kamu binalarına saldırdığı aktarıldı.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, İran’da 31 Aralık 2025 ile 3 Ocak 2026 tarihleri arasındaki eylemlerde en az 28 kişinin güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğünü açıkladı. ABD merkezli HRANA ise protestolarda 8’i güvenlik güçlerinden olmak üzere en az 42 kişinin öldüğünü, 2 bin 277 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
PEHLEVİ’DEN ÇAĞRI
Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde İran’ın devrik Şahı’nın oğlu Reza Pehlevi yanlısı sloganlar atılırken bir grup yüzü maskeli kişinin İslam Cumhuriyeti bayrağını indirerek Şah döneminin bayrağını astığı görüldü.
Devrik Şah’ın oğlu Reza Pehlevi ise sosyal medyada İranlılara “Dünyanın gözü üzerinizde. Sokağa çıkın” çağrısı yaptı. İran’a tehditler savuran ABD Başkanı Donald Trump’a övgüler dizen Pehlevi, Avrupa liderleri dahil tüm liderlere de “sessizliklerini bozma” çağrısı yaptı.
TRUMP TEHDİT ETTİ
ABD Başkanı Trump, İran’da devam eden gösteriler sırasında insanların öldürülmesi halinde Washington’ın „İran’ı çok sert vuracağını“ söyledi. İran’daki protestolarda çok kalabalık kitlelerin toplandığını ve yer yer izdiham yaşandığını söyleyen Trump, gösterilerde can kaybının sürmesi halinde İran’ın ağır bedeller ödeyeceğini söyledi.
HAMANEY ATEŞ PÜSKÜRDÜ
İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney ise protestocuların Trump adına hareket ettiklerini iddia ederek Tahran’ın “yabancıların paralı askerleri” olarak hareket eden kişileri hoş görmeyeceğini söyledi. “İran’ı vururuz” diyen Trump’ı sert sözlerle hedef alan Hamaney, “Trump’ın eline İranlıların kanı bulaştı, o da devrilecek. İran asla geri adım atmayacak” dedi.
∗∗∗
İRAN’DA DEĞİŞİM KAÇINILMAZ
Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ezgi Uzun Teker, İran’da yaşanan protestoları BirGün’e değerlendirdi. Uzun Teker’e göre güvenlik aygıtında bir kopuş olmayan Tahran, protestoları bastırmaya devam edecek olsa da İslam rejiminde içeriden bir dönüşüm kaçınılmaz. İran’da protestoların, tarihsel olarak halkın kısıtlı meşru platformlar nedeniyle sokağa çıkarak siyaset yapma biçimi olduğunu belirten Teker, son yıllarda protestoların sıklaşmasına dikkat çekti. Teker, şunları söyledi: “Bu durum 2017’de bütçe tasarısıyla başlarken Trump’ın yaptırımları ile el ele ilerledi. Bugünkü süreçte de o dönemin yansımalarını görüyoruz. Günümüzde devalüasyon büyük etken olsa da, 12 günlük savaş sonrası ülkenin güvenlik aygıtının, Devrim Muhafızları’nın yaralanmış olduğu algısı, İsrail ve Trump’tan gelen dış destek mesajları ve rejime yönelik tehditleri halkı cesaretlendiriyor. İran rejiminin direncinin düştüğü bir dönemde yakın zamanda yaşanan İsrail çatışması ve olası bir yeni savaş algısı, halkı daha çok sokağa itiyor.”
GÜVENLİK AYGITI KİLİT
Protestoların nereye evrileceğine dair kilit aktörün İran’daki güvenlik aygıtı olduğuna dikkat çeken Teker, şöyle devam etti: “Güvenlik aygıtının nerede durduğu çok önemli. 2022’deki Mahsa Amini protestolarında güvenlik aygıtının gücü nedeniyle bastırma olacağını söylerdim; şu an rejim direnci daha düşük ama güvenlik güçlerinde rejime karşı ayrılma görmüyorum. Rejim değişikliği için elitlerde gerçek kırılma lazım. Hamaney hala birleştirici güç; reformcular, ultra muhafazakârlar, Devrim Muhafızları’nın farklı kolları arasında görüş ayrılıkları var ama ayrılma ihtimali düşük.”
MALİYETİ BÜYÜK OLUR
ABD Başkanı Trump’ın müdahale tehditlerinin uzak bir ihtimal olarak görmese de Teker’e göre İran, Washington için oldukça maliyetli bir saha. Teker, şunları söyledi: “İran demografisi, karmaşık etnik yapısı, son zamanlarda yükselen federalizm talepleri, devletin çöküşü riski var. Şu an halihazırda işleyen stabil bir sistem var; onun yerine Trump yeni bir stabil sistemin kurulabileceğini öngörüyor mu? Böyle bir sistem kurulursa bu sistemin başında kim olabilir? Demokratik geçiş sancılı bir süreç. alternatif olarak Devrim Muhafızları’ndan Batı’yla ilişkileri geliştirmek isteyen pragmatist kanadın darbeyle askeri rejim kurması gibi senaryolar masada.
Dolayısıyla hem İran içindeki aktörler, hem de dış aktörler bunlar içerisinden istikrarı en kolay olanı isteyecekler. Ancak Trump, uyumsuz devletleri hizaya getirmeyi kafasına koymuş durumda ve İran, bunlar arasında en maliyetlisi, en problemli olanı.”
Dr. Ezgi Uzun
PEHLEVİ’NİN KARŞILIĞI
Rejime alternatif olarak görülen aktörlerden Rıza Pehlevi’nin İran muhalefetinde karşılığı olduğuna dikkat çeken Teker, şöyle devam etti: “İran muhalefeti çok parçalı yapıda, birleşemiyor. Halkın net talebi hak ve özgürlük ama yönetim şekli konusunda fikir birliği yok. Muhalefetin birleşebileceği tek yer diaspora ve burada da Pehlevi rakipsiz bir isim.”
Uzun vadede İran’da değişimin kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Teker’e göre İslam Rejimi devrilmese bile içeriden dönüşüm geçirmek zorunda kalacak. Teker, şöyle dedi: “Mahsa Amini protestoları sonrası 2023-2024 zorunlu başörtüsü yasası meclisten geçti ama Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ‘Uygularsak yeni protesto çıkar’ diyerek fiilen durdurdu. Bu de facto bir liberalleşme demek. Askeri rejim veya totaliter demokratik cumhuriyet gibi ekstrem senaryolar olmasa bile Rejim, adapte olma zorunluluğu hissediyor.”

