TBMM’deki stajyer öğrencilere yönelik taciz davasının ilk duruşması Ankara 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşma öncesinde mahkeme salonunun önünde geniş güvenlik önlemleri alındı.
Duruşmayı izlemek isteyen kadınlar salona alınmadı. Polis, mahkeme salonunun bulunduğu koridorun iki tarafını da kapattı.
Davayı takip etmeye gelen CHP Milletvekili ve CHP Kadın Kolları Başkanı Asu Kaya ile CHP milletvekilleri Sibel Suiçmez ve Aysu Bankoğlu, kadınların engellenmesine tepki gösterdi. DEM Parti Milletvekili Özgür Sali de duruşmaya katıldı. Tepkilerin ardından, az sayıda yurttaş, duruşma salonunun bulunduğu koridora alındı.
KÜÇÜK SALON
Sanıklar, saat 10.10’da duruşma salonuna getirildi. Sanıkların salona alınması sırasında yurttaşlar, duruşma salonunun bulunduğu koridordan uzaklaştırıldı. Duruşma salonunun küçük olması nedeniyle sanık ve mağdur avukatları ile sanık yakınları dışında salona kimse giremedi. Duruşmaya saat 10.20’de geçildi.
Sanıklardan İbrahim Beşlioğlu, „Çok pişmanım“ dedi. Stajyer öğrenciye gönderdiği mesajları kabul eden Beşlioğlu, „Mesajı stajı bittikten sonra attım, boşluğuma geldi“ ifadesini kullandı.
„BOŞLUĞUMA GELDİ“
Stajyere, „Karımla mutlu değilim“ mesajı attığını da kabul eden Beşlioğlu, savunmasında özetle şunları söyledi:
„Meclis’te 14 senedir çalışıyorum. Whatsapp’tan mesaj attım. Çok pişmanım. Boşluğuma denk geldi. İlk defa böyle bir şey yaptım. Bir akşam canım sıkkındı, moralim bozuktu. Sadece S’ye bu şekilde mesaj attım. Ne yazdığımı şu an tam hatırlamıyorum.
Kesinlikle fiziksel temasta bulunmadım. Sadece onun telefonu vardı bende o yüzden canım sıkıldım, mesaj attım. Başka stajyerin numarası yok. S’ye takıntılı olduğum gibi bir durum söz konusu değil. Kendimi kötü hissediyordum. Çok özür dilerim. Pişmanım. Kendisinden özür diliyorum.“
Hakimin, „Aşçıların kendi aralarında stajyerleri paylaştığı doğru mu?“ sorusu üzerine ise Beşlioğlu, „Sistemde her bölüme stajyer atanıyor. Ustalar da görevlendirme manasında, ‘Sen benim stajyerimsin’ şeklinde… Cinsellik maksadıyla bir konuşma, paylaşım olmuyor“ yanıtını verdi.
„EŞİMİN BİLGİSİ VARDI“
Sanık Ramazan Çetin ise bir stajyerin stajı bittikten sonra kendisini aradığını ve „Babamla tartıştık“ diyerek para istediğini öne sürdü. Çetin, stajyere para gönderdiğinden eşinin de bilgisi olduğunu savundu.
„UYARMAK AMACIYLA DOKUNDUM“
Sanıklardan Durmuş Uğurlu da „İş yapmadığı için uyarmak amacıyla“ stajyere dokunduğunu iddia etti.
Uğurlu savunmasında özetle şunlar kaydedildi:
„Telefonla uğraşıyordu, verdiğim işleri yapmıyordu. Ortada gezerken gördüm ve yanıma çağırdım. Kolundan tutarak kendime doğru çektim. Sadece kolundan tuttum.
İş yapmadığı için uyarmak istedim kesinlikle cinsel saik yoktu.“
BİR GARİP SAVUNMA
Sanık Avukatı Halil Kaplan, savunmasında şunları kayda geçirdi:
„Cinsel taciz olmasının uygun koşulları yoktur sabahın saatinde. Trafikten gelmiş sanık, cinsel haz almaya dönük bir durumla yaklaşmamıstır. ‘Babamı istiyorum’ diyor çocuğu. Eşi arkasında. Magdur durumdalar. Buyuk acılar çekmişlerdir. Cezaevinde kaldıgı süre yetmiştir. Tahliyesini istiyoruz.“
SANIK SEVEN: İFTİRA ATIYORLAR
Hakkında kamu davası açılan sanık Recep Seven de iddiaları yalanladı. Meclis’te 38 yıl görev yaptığını belirten Seven, kendisini şu sözlerle savundu:
„A. ile hiçbir samimiyetim yok. Öğrenciler toplanmışlar aralarında ved için ben de gittim. ‘Allah’a ısmarladık’ dedim ve ayrıldım.
Mağdurlar hepsi aynı sınıftan stajyerler. Bir hedef peşindeydiler ben de anlamadım. İftira atıyorlar.“
„BENİM DE İKİ KIZIM VAR“
Stajyerleri paylaşma iddiası hakkında konuşan sanık Seven, şunları anlattı:
„Meclis’te hummalı bir şekilde çalışıyoruz. Paylaşma gibi bir durum yok, görevlendirme var. Ben stajyerlere evladım gözüyle baktım. Benim de iki kızım var. İddianamede okumuş olduğunuz hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Bu eylemlerin hiçbirisini ben gerçekleştirmedim.“
„MESAJLARA KARŞILIK VERDİ“
Duruşma hakimi sanık Halil İlker Güner’e, stajyer öğrenciye attığı mesajları sordu.
Güner, „Fıstığım sen çok mu istiyorsun benimle buluşmayı? Bugün çok güzeldin. Sen benim küçük sevgilimsin’ şeklinde mesaj attınız mı?“ sorusunu şöyle yanıtladı:
„Mesajları attım ama amacım taciz etmek değildi. Attığım mesajlara kendisi de karşılık verdi. Ben bu cümleleri etrafımdaki insanlarla konuşurken de kullanıyorum. Kendisine arkadaş manasında, ‘Hayatında benden başka kimse olmayacak’ dedim. Herhangi bir fiziksel temasım olmadı.
„PİŞMANLIK DUYUYORUM“
Kendisiyle dışarıda buluştum. Arabada herhangi bir fiziksel temasım olmadı.
Araçta kendisine, ‘Evli olmasam, çocuğum olmasa benimle olur muydun?’ diye sormadım. Arabada başka kimse yoktu. Ben işimden olmuş durumdayım. Devlet memuruyum, üç yaşında oğlum var. Büyük bir pişmanlık duyuyorum, burada olmaktan utanç duyuyorum.“
BARODAN KATILIM TALEBİ
Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi, TBMM Hukuk İşleri Başkanı Avukat İsmail Aydos, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği duruşmaya katılım talebinde bulundu.
„MECLİS DE SUÇTAN ZARAR GÖRDÜ“
TBMM Hukuk İşleri Başkanı İsmail Aydos, Meclis’in üç sanık hakkında ihraç kararı verdiğini bildirdi. Disiplin soruşturması kapsamındaki diğer sanıklarla ilgili soruşturmanın devam eteğini belirten Aydos, „Meclis Başkanımız da bu konuyu dikkatle sonuna kadar takip etmemizi istedi. Gazi Meclisimizin bu şekilde konu edilmesi çok üzücüdür. Bu yüzden suçtan zarar görmüştür Meclis de. Katılma talebinin kabul edilmesini istiyoruz“ ifadelerini kullandı.
„SİZİN BAŞINIZ YANAR“
Mağdur stajyer öğrenci, SEGBİS üzerinden psikolog eşliğinde alınan ifadesinde, Durmuş Uğurlu’nun kendisine laubali davrandığı belirtti. Uğurlu’nun kendisine, „Seni su gibi içerim“ dediğini anlatan stajyer öğrenci, „En başında acaba ben mi yanlış anlıyorum diye düşündüm ama olaylar ilerleyince haklı olduğumu anladım“ dedi.
Stajyer öğrenci, yaşadıklarını anlattığı annesinin Meclis Staj Bürosu ile görüştüğünü söyledi. Stajyer öğrenci, staj bürosundaki yöneticinin, „Sizin başınız yanar“ dediğini öne sürdü. Öğrenci öte yandan TBMM Destek Hizmetleri Başkanlığı yöneticisi Umut Can Bulut’un, sanık Durmuş Uğurlu’yu savunduğunu da iddia etti.
Mağdur öğrencilerin ifadesinin alınmasının ardından duruşmaya ara verildi. Aranın ardından tanık ifadelerine geçildi.
Tanık M.K. duruşmadaki ifadesinde, Meclis’te mutfak ustası olarak çalıştığını ve stajyerin kendisine yaşadığı rahatsızlığı anlattığını söyledi. Stajyere aşçıbaşı ile konuşması gerektiğini anlattığını belirten M. K. „Konuşma esnasında yanlarında değildim“ diye konuştu. M.K, stajyere, „Ben farkındayım seni uzak tutarım“ dediği iddiasını ise reddetti.
Tanık M.K, stajyerlerle iletişime geçmediğini belirtti. Meclis Lokantası’nda, „Mengenliler grubu“ diye bir WhatsApp grubunun varlığından haberi olmadığını söyledi.
Hakimin, „Öğrenci yaşadıklarını neden size anlattı?“ sorusu üzerine M.K, „O Kalecikli, ben Kırıkkaleliyim. Hemşehrilikten söylemiş olabilir“ dedi.
ANNEDEN TEPKİ
Mağdur annesi, tahliye isteyen sanık avukatlarına tepki gösterdi. Avukatların, „Tutuklu bulunan sürenin dikkate alınması“ talebine karşı çıkan anne, „Madem cezalarını çektiler, neden savunuyorsunuz bu adamları“ diye sordu.
ARA KARAR
TBMM’de cinsel istismar davasında, Ankara 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi, tutuklu dört sanığın tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanığın adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına hükmetti.
Duruşma 9 Şubat Pazartesi gününe ertelendi.

