İnsan Hakları Derneği (İHD), Marmara Bölgesi cezaevlerine ilişkin 3 aylık hak ihlalleri raporunu açıkladı.
Cezaevlerinde çok sayıda hak ihlalinin yaşanmaya devam ettiğini vurgulayan İHD, „İçeridekilerin küçük de olsa sesi olabilmek ve duyarlılık yaratmak için sorunları görünür kılmak amacıyla hazırladığımız bu rapor, aynı zamanda hapishanelerde yaşanan ve devasa boyutlara ulaşan sorunlar karşısında mahpuslarla ve mahpus aileleriyle dayanışma çağrımızdır“ mesajını verdi.
Fotoğraf: İHD
İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Ekim, Kasım ve Aralık aylarını kapsayan „Marmara Bölgesi Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporu“nu İstanbul Beyoğlu’nda bulunan dernek binasında düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı. Çok sayıda kişinin katıldığı toplantıda raporu, İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Gülseren Yoleri ile İHD Hapishane Komisyonu üyesi Meral Nergis Şahin okudu.
Adalet erişim hakkı engellendi
2025 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarında 16 cezaevinden başvuru aldıklarını belirten Gülseren Yoleri, toplam 47 başvurunun kendilerine ulaştığını ifade etti. Yoleri, “Bu başvuruların 10’u kadın, 35’i erkek, 2’si LGBTİ; 12’si adli, 35’i politik ve 3’ü yabancı uyruklu mahpuslar tarafından yapılmıştır” dedi.
Derneklerine yapılan başvurular ve basın taraması yoluyla 3 aylık sürede toplam bin 326 hak ihlalinin tespit edildiğini vurgulayan Yoleri, ihlallerin alanlara göre dağılımını da paylaştı. Buna göre; adalete erişim hakkı ihlali 6, iletişim hakkı ve tecrit ihlali 314, yaşam hakkı ihlali 6, işkence ve kötü muamele ihlali 283, haksız tutukluluk ve infazda eşitlik ilkesine aykırılıklar 62, sağlık hakkı ihlali 168, açlık grevlerine ilişkin ihlaller 2, beslenme ve temel ihtiyaçlara erişim ihlali ise 153 olarak kayda geçti.
İletişim hakkı ihlalleri arttı
İletişim hakkı ihlalleri ve tecridin arttığını söyleyen Gülseren Yoleri, yüksek güvenlikli cezaevlerinin bu anlayışla inşa edildiğini ifade etti. Cezaevlerinde tüm tutukluların haklarının ihlal edildiğini belirten Yoleri, Cezaevi İdare ve Gözlem Kurullarının da çok sayıda tutuklunun infazını ertelediğini vurguladı. Yoleri, “Özellikle ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ adıyla yürüyen süreçte, hapishane idareleri tarafından mahpuslara yönelik ayrımcı, yok sayan, tehditkâr ve rencide edici tutum ve davranışlarda artış olduğunu ve bunu anlamakta zorluk çektiklerini ifade etmektedirler” dedi.
„Çok daha fazla ihlal olduğunu biliyoruz“
Raporlarla hak ihlallerinin önlenmesini amaçladıklarını belirten Yoleri, şu ifadeleri kullandı: “Sonuç olarak; her raporumuzda belirttiğimiz üzere, bu rapor sadece derneğimize yapılan sınırlı başvuruları ve basın taraması yoluyla elde edilen verileri kapsamaktadır. Hapishanelerdeki sorunların, ihlallerin ve keyfi uygulamaların çok daha fazla olduğunu biliyoruz. İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu olarak, hapishanelerde yaşanan hak ihlallerini yalnızca bilgi sunmak için raporlaştırmıyoruz. Esas olarak yetkililerin ve kamuoyunun dikkatini çekerek hak ihlallerinin önlenmesini amaçlıyoruz.”
Üç mahpus yaşamını yitirdi
Gülseren Yoleri sözlerini şöyle tamamladı:
„Bu üç aylık hak ihlalleri raporu, Marmara Bölgesi hapishanelerinden bize ulaşan ihlalleri kapsamakla birlikte genel durumu anlamamıza yarayacak veriler içermektedir. Hapishanelerde yaşanan hak ihlalleri yalnızca mahpusların mücadelesiyle değil, dışarıdan yürütülecek mücadelenin desteğiyle önlenebilir. İçeridekilerin küçük de olsa sesi olabilmek ve duyarlılık yaratmak için hazırladığımız bu rapor, aynı zamanda hapishanelerde yaşanan ve devasa boyutlara ulaşan sorunlar karşısında mahpuslarla ve mahpus aileleriyle dayanışma çağrımızdır.“
İHD Hapishane Komisyonu üyesi Meral Nergis Şahin ise cezaevlerinde yaşanan çok sayıda hak ihlaline örnekler vererek, tutuklular Abdulkadir Tatlı, Jiyan Talat ve Sezai Aksu’nun cezaevlerinde yaşamını yitirdiğini söyledi.
TIKLAYINIZ: Marmara Bölgesi Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporu ( EKİM, KASIM, ARALIK 2025)
(AB)

