PKK yöneticisi Murat Karayılan, süreç ve Suriye Demokratik Güçler (SDG) ile HTŞ öncülüğündeki Suriye hükümet güçleri arasında yaşanan çatışmalara dair açıklamalarda bulundu.
Rudaw’ın aktardığına göre; Sterk TV’ye konuşan Murat Karayılan Suriye’nin Halep kentinde Kürt mahallelerine yönelik Suriye hükümet güçlerinin başlattığı saldırının “sıradan” olmadığını belirtti.
Karayılan, “I. Dünya Savaşı’ndan sonra, Sykes-Picot Anlaşması’na dayanarak bölgeyi dizayn etmek istediler. O zaman bu dizayn Suriye’den başladı. Bu anlamda Suriye’nin bölgede bir önemi vardır. Şimdi de bölgenin yeniden dizaynına yine Suriye’den başladılar” dedi.
Karayılan, “DSG (SDG) ve Şam hükümeti arasında 4 Ocak’taki görüşme, basına yansıdığı kadarıyla müdahale sonucu sabote ediliyor. Bir gün sonra (5 Ocak) Paris’te, ABD’nin öncülüğünde Suriye ve İsrail arasındaydı ama Türkiye de endirekt bir biçimde Suriye yoluyla toplantıya dahil oldu. Bu toplantının ardından, yani 6 Ocak’ta ise Halep’e saldırılar başladı. Sonrasında birçok kez savaşın durmasına dönük müdahaleler olmasına ve ateşkesler ilan edilmesine rağmen hiçbirine uymayıp devam ettiler” diye konuştu.
Murat Karayılan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’ın ortaklığı, ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi devletlerin de onayladığı plan çerçevesinde “Kürtlere yeni dizaynda yer verilmek istenmediğini” savundu.
“GERÇEKTEN KARDEŞLİK İSTENİLİYORSA BU SİYASET TERK EDİLMELİ”
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı çağrının temelinde “halklar arası barış ve kardeşlik” olduğunu ifade eden Karayılan, “Belki şu an konumuz bu değil ama şunu belirtebilirim: Türk devlet yetkilileri, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yine Devlet Bahçeli bilmeliler ki; Rojava’nın cenazesi üzerinde Kürtlerle barış olmaz. Rojava’da soykırım yürüteceksin, yok etmeyi esas alacaksın ama Kuzey’de veya genel olarak Kürtler, Türk devleti ile barış yapacak ve kardeşliği geliştirecek. Bu mümkün değildir. Gerçekten kardeşlik ve barış isteniliyorsa bu siyaset terk edilmeli ve kökten bir değişim yapılmalıdır” dedi.
KOALİSYON VE ABD’NİN SDG’YE DESTEĞİNİ GERİ ÇEKMESİ
“Birçok çevre Koalisyon güçleri ve Amerika’nın DSG’yle işbirliği yaptığını, onu kullandığını ve sonra da sattığını öne sürüyor. Bu doğru mu?” sorusuna Karayılan, şu yanıtı verdi:
“Şayet DSG’yi satın almışlarsa sattıklarından söz edilebilir. Açık ki; DSG’yi satın alamadıkları için bir satma da söz konusu değildir. Bu çerçevedeki yorumlar doğru değildir. Orada ne alma ne de satma var. IŞİD’e karşı bir savaş vardı ve bu savaş temelinde bir kesim Arap, Asuri-Süryani de DSG’ye katıldılar. Uluslararası Koalisyon da onlarla taktik bir ittifak oluşturdu. Zaten ABD’li yetkililer, onlarca kez bu ilişkinin taktik bir ilişki olduğunu söyledi. Taktiki ne demek? Yani günü gelince birbirinden kopmak demek. Bunun için aldı-sattı vb. denilemez ve öyle bir şey de yok.”
SDG’nin özellikle Tabka, Rakka ve Deyrezor’dan çekilmesini değerlendiren Karayılan, “DSG, bu şehirlerde savaş kararı vermemişti. Şimdi DSG, Kürdistan sınırlarına çekildi ve orada mevzilendi. Orada bir direniş var. Henüz mağlubiyet veya kazanma yok” dedi.
“PKK’NİN SURİYE VE ROJAVA’YLA ALAKASI YOK”
HTŞ öncülüğünde kurulan Suriye hükümetine bağlı yetkililerin açıklamalarını eleştiren Karayılan, “Açıkça belirtiyorum: PKK’nin, Suriye ve Rojava’yla hiçbir alakası yok. Yok işte Kandil’den birileri müdahale etmek için oraya gitmiş de, bilmem ne olmuş da; bunların hepsi yalan. PKK yeni bir dönem içerisine girmiştir; kendini feshetmiş, bir dönüşüm aşamasındadır. Bunlar hâlâ PKK’den bahsediyor. Bu, Türk devletinin dilidir; biliyoruz. Onlar için ayıptır. İnsan biraz ölçülü davranır” şeklinde konuştu.
“ATEŞKESE FAZLA GÜVENMESİNLER”
Suriye hükümetini ateşkese bağlı kalmamakla suçlayan Karayılan, “Şimdiye kadar hiçbir ateşkese bağlı kalmadılar. Halkımız ve kamuoyu, 15 gün uzatılan ateşkese fazla güvenmesinler. Olursa tabii ki iyidir. Kürt siyaseti olarak bizler, Kürtlerin Suriye’de kimlikleriyle, dilleriyle, zenginlikleriyle yer almasını istiyoruz. Biz bunu destekliyor, barış olsun istiyoruz. Şimdiye kadar psikolojik bir savaş gibi, sürekli bir biçimde ateşkes ilanlarını kullandılar. Bu yüzden de halkımız ve özellikle oradaki savunma güçleri, sırtlarını buna yaslamamalı” dedi.

