Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılar ve bu saldırılara karşı yapılan protestolarda polisin yurttaşlara dönük müdahalelerine ilişkin partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Doğan, 26 Ocak 2015’te Kobani’nin IŞİD’in işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü kutlayarak, „Kobanî düşmedi, düşmeyecek“ dedi.
Suriye’de iki insani yardım koridoru açıldı; BM’nin konvoyu Kobanî’ye ulaştı
Bugün 14:26
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Suriye ve Rojava gündemiyle 7/24 çalışan bir kriz koordinasyon masası kurduklarını açıkladı. Yaşananları „Bu bir Kürtlük meselesi değildir, bir insanlık meselesidir“ ifadeleriyle değerlendiren Doğan, sınır kapılarının açılması çağrısında bulundu.
„Kriz koordinasyon masası kurduk“
„Suriye’deki gelişmeler ve Rojava gündemiyle ilgili bir kriz koordinasyon masası kurduğumuzu paylaşmıştım MYK’mızın bünyesinde 7/24 çalışan. Bu kriz koordinasyon masasının hazırladığı bilgileri, son gelişmeleri, yapılanları ve yapılması gerekenleri sizlerle paylaşmak üzere yeniden karşınızdayım“ diyerek sözlerine başlayan Doğan, şöyle devam etti:
„Daha sık buluşacağımızı da ifade etmiştim. Bugün çok anlamlı bir gün bir anlamda da. 26 Ocak Kobani’nin IŞİD karanlığından kurtuluşunun yıl dönümü bugün. Bu cesur direnişi 11. yılında, bir kadın olarak, bir Kürt olarak, bir Türkiyeli olarak şükran ve minnetle selamlıyorum. Bu kararlılıkla da çalışmalarımız devam edecek. Bugünkü kuşatma Suriye ordusuna bağlı güçler tarafından yapılıyor. Bu önemli noktanın altını defaatle çiziyoruz, çizmeye devam edeceğiz.
„Şimdi kriz koordinasyon masasıyla neredeyse tüm komisyonlarımız eşzamanlı olarak kesintisiz bir biçimde çalışıyor. Bir yandan diplomatik faaliyetler sürüyor, bir yandan görüşmeler yapılıyor. Bu hafta içerisinde Eş Genel Başkanlarımız başkanlığında bir heyet siyasi partilerle, muhalefet partileriyle görüşecek. Yarın Cumhuriyet Halk Partisi ile görüşecekler. Ondan sonraki günlerde de diğer siyasi partilerle; DEVA, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi ile de planlanan bir ziyaret olacak. Gündem Suriye olacak.“
„Zulme karşı bir araya gelişlerin sesi“
Kobanî’nin yine kuşatma altında olduğunu belirten Ayşegül Doğan, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara dair yapılan eylemlere dikkat çekerek, „Dayanışmayı büyütmek için yapılan yürüyüşlerdir. Haksızlığa, hukuksuzluğa, zulme karşı bir araya gelişlerin sesidir. Oysa ne görüyoruz; Suruç’tan İstanbul’a kadar bu demokratik tepkiye müdahaleler görüyoruz. Müdahale demek az kalır. Doğrudan saldırı görüyoruz“ dedi.
İçişleri Bakanlığı’na çağrıda bulunan Ayşegül Doğan, demokratik tepkilere yönelik orantısız güç kullanımının toplumsal öfkeyi daha da artırdığına dikkat çekti.
„Nasıl isyan etmesinler?“
Ayşegül Doğan, konuşmasının devamla şunları aktardı:
„Bu saldırılara karşı durması gereken yalnızca DEM Parti değildir. Meclis üyelerini doğrudan hedef alan saldırılar ile darp ve işkence iddiaları konusunda Meclis de sorumluluk hissetmelidir. Meclis Başkanı buna dur demeli, inisiyatif kullanmalı ve Meclis’inin üzerine bu şekilde bir gölge düşmesine izin vermemelidir. Rojava’da sivil insanların yaşamı tehdit altındayken hiçbir duyarlı insan susamaz. Nasıl sussunlar? Nasıl isyan etmesinler? Yaşanmış onca katliamdan, onca zulümden ve onca zorla yerinden edilmeden sonra insanlar nasıl sussun? Bu haklı itiraza zorbalıkla yanıt vermeyin. Bu yöntem yıllarca denendi; buradan bir yol açılmıyor, açılmayacak. Provokasyon ve kışkırtmalara karşı tüm kesimleri sorumlu davranmaya davet ediyoruz.
Baran Abdi’nin öldürülmesi
„Dün akşam Tarsus’ta olanlar 24 yaşında gencecik bir insanın hayatına mal oldu. Baran Abdi katledildi. Valilik açıklama yapıyor ve diyor ki; savcılık soruşturması henüz tamamlanmamış. Olay yerindeki kamera kayıtları incelenmemiş. Tanık beyanları ve diğer maddi deliller toplanıp değerlendirilmemiş. Bunların hiçbiri yokken Mersin Valiliği; soruşturulma yükümlülüğüne aykırı bir şekilde davranıyor. Bu doğru değil.“
„Siyaset sorunları çözmek için var“
„Sokaklarda olması gereken gaz, cop, polis şiddeti değil; hukuktur“ diyen Ayşegül Doğan, şu ifadeleri kullandı:
„Hukuk da insanlara demokratik tepkilerini ifade etme hakkı tanıyor. Protesto hakkı anayasal bir haktır ve insanlar protesto haklarını kullanıyorlar. İnsanlar dayanışma haklarını kullanıyorlar. İnsanlar barış içinde yaşam hakkı için itirazlarını yükseltiyorlar. Buna zorbalıkla yanıt vermek suçtur. Bu suçu işlemekten lütfen artık vazgeçiniz. Yine Diyar Koç, hapishane koşullarında tutulamayacak bir halde tutuklandı. Bunları yapmaya devam etmeyin. Bunları yapmaya devam ettiğiniz zaman o derin kırılmaları daha da derinleştirirsiniz. Bu da DEM Parti olarak uyarımız; Siyaset sorunları derinleştirmek için değil çözmek için var. Sorun çözümünde de sorumluluk üstlenmek, inisiyatif almak, cesur olmak için var. Şimdi tam da böyle bir zamandan geçiyoruz.
„Saçını ördüğü için insanlar gözaltına alındı“
„Bu demokratik tepkileri yasaklamak, onlardan korkmak yerine; saçını ördüğü için insanları gözaltına almak ve açığa almak yerine, kesilen saç örgüsüne karşı gösterilen tepkinin ve direnişin hangi karanlık zihniyete karşı ortaya konulduğunu anlamaya çalışmak gerekir. Hepimizin güvenliği, hepimizin özgürlüğü ve hepimizin yaşama hakkı, bu stratejik yan yana gelişten geçiyor. Saç örgüsünden neden korkuluyor, biliyor musunuz? Çünkü o, karanlığa karşı aydınlığa doğru direnişin gücüdür.“
(AB)

