Suriye Geçiş Yönetimi’nin Savunma Bakanlığı resmi açıklamayla, tüm operasyon bölgelerinde Suriye Ordusu ve Suriye Demokratik Güçleri arasındaki çatışmaların 4 gün süreyle durdurulduğunu duyurdu.
Açıklamaya göre ateşkes, 20 Ocak 2026 Salı günü (bugün) saat 20:00 itibarıyla yürürlüğe girdi.
Bakanlık, kararın Şam yönetimi ve SDG arasında sağlanan yeni anlaşma çerçevesinde alındığını belirtti.
Açıklamada, “Bu karar, ilan edildiği tarihten itibaren dört gün boyunca geçerli olacaktır. Amacımız, devletimizin SDG ile vardığı mutabakatlara sadık kalarak, yürütülen ulusal çabaları başarıya ulaştırmaktır” denildi.
„SDG’den Suriye Savunma Bakan Yardımcılığına bir aday göstermesi istendi“
Şam yönetimi ayrıca SDG Komutanı Mazlum Abdi’nin Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı için bir aday göstereceğini, Kürt silahlı güçlerinin Suriye yönetimine entegrasyonu konusunda uygulanacak mekanizmasının da istişare edilmeye devam edileceğini duyurdu.
Suriye ordusu ile SDG arasında pazar günü ateşkes konusunda mutabakat sağlanmıştı. Ancak Suriye geçici Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile SDG Komutanı Mazlum Abdi’nin dün Şam’da yaptıkları görüşmede uzlaşma sağlanamaması üzerine taraflar arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlenmişti.
Barrack: „Ahmed eş-Şara rejimi Kürtler için en büyük fırsat“
ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack, Şam’ın açıklaması sonrasında sosyal medya hesabından Suriye’deki Kürtler için, Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni hükümetin yönetiminde ilerleyen Esad sonrası geçiş sürecinin „en büyük fırsat“ olduğunu vurguladı.
Barrack’a göre, süreç Kürtlere „vatandaşlık hakları, kültürel koruma ve siyasi katılım ile birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon fırsatı sun[uyor]“. ABD Büyükelçisi, Esad rejiminin bu hakları tanımayı uzun süre reddettiğini, Kürtlerin büyük bir bölümünün vatansızlık, dil kısıtlamaları ve sistematik ayrımcılığa maruz kaldığını anımsattı.
„Artık IŞİD’e karşı SDG ile değil, Suriye devletiyle çalışıyoruz“
„ABD’nin kuzeydoğu Suriye’deki askeri varlığının, tarihsel olarak öncelikle IŞİD’e karşı bir ortaklık“ olduğunu söyleyen Barrack, SDG’nin bölgede IŞİD’i yenilgiye uğratmada en etkili ortak olduğunu ancak „Bugün durum[un] temelden değiş[tiğini]“, „artık Suriye’nin, IŞİD ile Mücadele Koalisyonu’na katıldığını, IŞİD hapisanelerini devralmaya hazır olduğunu“, „ABD’nin SDG’nin ayrı rolünü uzatmak yerine aktif olarak IŞİD konusunu Suriye devretmek istediğini“ söyledi.
„Artık SDG’yi istemiyoruz“
Barrack, artık SDG’nin IŞİD ile mücadelede ayrı bir rol üstlenmesini istemediklerini ifade ettikten sonra, Suriye yönetimi ile SDG arasında 18 Ocak’ta imzalanan entegrasyon anlaşmasını güvence altına almak ve barışçıl bir şekilde uygulanması için her iki tarafla kapsamlı görüşmeler yürüttüklerini aktardı.
„Kürtlere tanınacak haklar SDG’nin yarı özerkliğinin çok ötesine geçiyor“
Barrack, yeni Suriye devletine entegrasyon, tam vatandaşlık hakları, Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olarak tanınma, Kürt dili ve kültürünün Anayasal olarak korunması ve yönetişime katılım gibi hakların „SDG’nin iç savaş kaosunda sahip olduğu yarı özerkliğin çok ötesinde geçen haklar“ olduğunu ileri sürdü. „Bu entegrasyon, Kürtlerin tanınmış bir Suriye ulus devleti içinde kalıcı haklar ve güvenlik elde etmeleri için şimdiye kadarki en güçlü şansı temsil ediyor.“ dedi.
(AEK)
Suriye Geçiş Yönetimi'nin Savunma Bakanlığı resmi açıklamayla, tüm operasyon bölgelerinde Suriye Ordusu ve Suriye Demokratik Güçleri arasındaki çatışmaların 4 gün...

